Cumhurbaşkanı Erdoğan İlim Yayma Ödülleri Programı'nda konuştu: Niçin bizim bir Nobel'imiz olmasın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul AKM'de düzenlenen İlim Yayma Ödülleri Programı'nda açıklamalarda bulundu. Toplam 1324 başvuruyla yeni bir rekor daha kırıldığını ve İlim Yayma Ödülleri'nin önümüzdeki dönem uluslararası bir hüviyet kazanacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Niçin bizim bir Nobel'imiz olmasın. Bu adımı biz de atarız." dedi. Önceliği daima vatanı ve milleti olan on binlerce gencin İlim Yayma Cemiyeti'nin ocağında yetiştiğini vurgulayan Erdoğan, "Bu çeşmenin suyundan içmiş, bu sofranın bir lokma ekmeğini yemiş, bu meclise iştirak etmiş tüm arkadaşlarımızdan Allah razı olsun." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

Bu sene 3 ayrı dalda 174'ü üniversiteler olmak üzere 188 kurumdan toplam 1324 başvuruyla yeni bir rekor daha kırıldı.

İlim Yayma Ödülleri'nin önümüzdeki dönem uluslararası bir hüviyet kazanacağını, dünyanın dört bir yanına ulaşacağını büyük bir memnuniyetle öğrendim. Niçin bizim bir Nobel'imiz olmasın. Bu adımı biz de atarız.

Hayata uyarlanmayan, insana, sahaya, reele dokunmayan; doğrulu ve etkili kullanılmayan bilgilinin netice vermediği de hakikattir.

Bazı isimler vardır ki hem tarihte iz bırakırlar hem yaşadıkları hayatla gençliğe örnek olup istikbale yön verirler.

2007'de dualarla ebediyete uğurladığımız merhum Sabahattin Zaim hocamız işte bu şahsiyetlerden biridir.

Kendisi pek çok gencin yetişmesinde rol oynamıştır.

Yegane emeli güzel insan olabilmek, Peygamber Efendimiz'in ahlakıyla ahlaklanmış gençler yetiştirmekti.

Köklerinden koparılmış bir kuşağın ihyasını her şeyin üstünde ve ötesinde görmüştü.

Millet iradesinin gasp edildiği darbe dönemlerindeki yasaklara rağmen ilmin ışığını yayma yolculuğunda tam üç çeyrek asır geride kaldı.

Önceliği daima vatanı ve milleti olan on binlerce genç işte bu ocakta yetişti.

Birileri bugün bile sayılarını ve başarılarını hazmetmekte zorlansa da İlim Yayma Cemiyeti kuruluşundan bu yana 100'ün üzerinde okulu maarif davamıza kazandırmanın kıvancını yaşadı.

Bu müstesna kurumun davasına omuz veren herkesten Allah razı olsun.

Bu çeşmenin suyundan içmiş, bu sofranın bir lokma ekmeğini yemiş, bu meclise iştirak etmiş tüm arkadaşlarımızdan Allah razı olsun.

Bu akşam aramızda sosyologlarımız, tarihçilerimiz, mühendislerimiz, doktorlarımız ve kendi alanlarında uzmanlaşmış pek çok hocamız var.

Anlamlar aşınıyor, değerler tahrif ediliyor, kutsal sayılan ne kadar kıymet varsa planlı kuşatma altına alınıyor.

Tüm dünyaya dayatılan sözde yeni gerçeklikler en başta insanı hırpalıyor, en fazla insana zarar veriyor.

Gazze'de iki yıl boyunca işlenen cinayetleri, vahşi soykırımı medeni denilen dünya seyretmekle yetindi.

Gezi olaylarında İstanbul'a kamp kuran uluslararası medya kuruluşları Gazze'de 270'i aşkın gazeteci öldürülürken meslektaşlarının haberini bile yapmadılar.

Bunun adı toplu kıyıma ortak olmaktır.

İnsani yardımları yine de ulaştırmanın gayreti içindeyiz.

Elimizdeki konteynerlerden göndermek istiyoruz İsrail karşı çıkıyor.

Başlarında insanlıktan nasibini almamış bir katil var.

İki devletli çözüm politikamızı, 1967 sınırlarına dayalı başkenti Doğu Kudüs olan özgür, egemen ve bağımsız bir Filistin kurulana kadar sürdüreceğiz.

İsrail uyduruk sebeplerle ateşkesi ihlal ediyor.

İsrail'in provokasyonlarına rağmen Hamas'ın sabırlı yaklaşım içinde olmasını memnuniyetle karşılıyoruz.

Ülkemiz ve milletimizle birlikte coğrafyamıza güven, istikrar getirecek bu hamlemizin kimleri rahatsız ettiğini tabi ki farkındayız.

Yarım asırlık tezgahı bozma çabalarımızın kan, gözyaşı ve çatışmadan beslenen hangi güçleri telaşlandırdığını çok ama çok iyi biliyoruz.

Onlara sadece şunu söylüyorum: Bu sefer muvaffak olamayacaksınız.

Allah'ın yardımı, aziz milletimizin duası ile inşallah bu sefer başaracağız, hep birlikte başaracağız.

Büyük, güçlü, muteber ve muzaffer Türkiye ülkümüzü inşallah kuvveden fiile çıkaracağız.

86 milyonla birlikte kendini bu topraklara ait hisseden 10 milyonları da yanımıza alarak hep beraber yepyeni bir destan yazmaya başlayacağız.

Sabotajların artacağını şimdiden görebiliyoruz.

Milletimizin mazlum Filistin halkıyla dayanışmasını engellemek için sosyal medyada ve siyonist basın yayın organlarında dezenformasyon kampanyası yürütüldü.

Sanal alemde kendini muhalif lanse edenlerin önemli bir kısmının Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapan FETÖ'cü hainler olduğu anlaşıldı.

Ayrıntılar Geliyor...

Kıymetli okurlarımız, bu bir son dakika gelişmesi haberidir. Sıcak bilgiler geldikçe kısa sürede güncellenecektir. Gelişmelerden anında haberdar olmak için Yeni Şafak uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android marketlerden indirerek) kurabilirsiniz.