
Türkiye'nin lisans ve izin süreçlerini tamamlamış ancak henüz devreye alınmamış 64 gigavatlık rüzgâr ve güneş enerjisi projesi, enerji sektöründe dev bir yatırım havuzu oluşturuyor. İzin süreçlerini hızlandıran yeni düzenlemelerle bu kapasitenin ekonomiye kazandırılması ve 2035 yenilenebilir enerji hedeflerine katkı sağlaması hedefleniyor.
Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki yatırım iştahı büyümeye devam ederken, lisans ve ön lisans süreçlerini tamamlamış ancak henüz işletmeye alınmamış rüzgâr ve güneş enerjisi projelerinin toplam kapasitesi 64 gigavata ulaştı. Söz konusu kapasitenin yaklaşık 24 gigavatını rüzgâr enerjisi projeleri oluştururken, 30 gigavatlık kısmı güneş enerjisi yatırımlarından meydana geliyor. Buna ek olarak öz tüketim ve hibrit projeler kapsamında tahsis edilmiş kapasite de bulunuyor. Bu kapasite, hazır yatırım havuzu olarak değerlendiriliyor. Enerji yönetimi, izin süreçlerini hızlandıran düzenlemelerle bu yatırımları ekonomiye kazandırmayı ve 2035 hedeflerine ulaşmayı amaçlıyor.
SÜPER İZİNLE YATIRIMLAR HIZLANACAK
Geçtiğimiz dönemde yürürlüğe giren ve kamuoyunda "süper izin" olarak anılan düzenlemeler, yenilenebilir enerji projelerinde izin ve onay süreçlerini kısaltmayı hedefliyor. ÇED, imar, orman izinleri ve diğer kamu süreçlerinde eşgüdüm sağlanmasıyla yatırım takviminin hızlandırılması amaçlanıyor. Sektör temsilcileri, izin süreçlerinde yaşanan gecikmelerin azaltılması halinde bekleyen projelerin önemli bölümünün önümüzdeki yıllarda devreye alınabileceğini belirtiyor. Böylece hem elektrik arz güvenliği güçlenecek hem de milyarlarca dolarlık yatırım ekonomiye kazandırılmış olacak.
DEPOLAMA TEKNOLOJİLERİNE İVME KAZANDIRIR
Enerji yönetiminin üzerinde durduğu başlıklardan biri de depolama teknolojileri. Özellikle güneş ve rüzgâr üretiminin şebekeye daha etkin entegrasyonu için depolama yatırımlarının teşvik edilmesi planlanıyor. Bu kapsamda enerji depolama tesislerinin sisteme enerji veriş ve çekiş süreçlerine ilişkin bazı maliyet kalemlerinde düzenleme yapılması gündemde. Böylece, depolama yatırımlarının önünün açılması planlanıyor.
HEDEF 2035 YILINA HAZIRLANMAK
Enerjideki mevcut yatırım stoku ve işletmedeki santraller birlikte değerlendirildiğinde dahi, uzun vadeli hedeflere ulaşabilmek için ilave kapasite oluşturulması gerekiyor. Türkiye'nin 2031 yılına kadar en az 30 ila 35 gigavat ilave yenilenebilir enerji kapasitesine daha ihtiyaç duyacağı öngörülüyor. Bu da yıllık ortalama 6 bin 500 megavat seviyesinde yeni kapasite tahsisi anlamına geliyor.
64 gigavatlık portföy stratejik bir fırsat
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kaynakları, bekleyen 64 gigavatlık yatırım portföyünün yalnızca enerji üretimi açısından değil, ekonomik etkileri bakımından da önemli olduğuna dikkat çekiyor. Bu projelerin hayata geçirilmesi halinde ekipman üretiminden inşaata, mühendislik hizmetlerinden istihdama kadar birçok alanda yeni ekonomik hareketlilik oluşması bekleniyor. Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanında sahip olduğu proje stoku, enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve cari açığın düşürülmesi açısından da stratejik bir fırsat olarak değerlendiriliyor.









