
Türkiye’nin önde gelen köklü araştırma kuruluşlarından GENAR’ın Mayıs 2026 araştırma verileri, Türk siyasetinde büyük bir kırılmadan ziyade temkinli bir 'bekle-gör' döneminin hakim olduğunu ortaya koydu. Vatandaşın ekonomik taleplerine rağmen AK Parti arayı açarken, muhalefetin parçalı yapısı iktidarın en büyük avantajı olarak öne çıktı. CHP'nin kongre sonrası iç dengeleri sağlayamaması ve Cumhur İttifakı'nın Türkiye'nin geleceğini hedefleyen adımlar atması seçmen kararlarını etkiliyor. Araştırmaya göre; ekonomide hissedilir bir iyileşme olursa, yeni dönemin anahtarı olarak nitelendirilen 'kararsız seçmenler' yeniden AK Parti’ye yönelebilir.
GENAR’ın Mayıs 2026 araştırması, Türkiye siyasetinde köklü bir güç değişiminden çok, seçmenin kararını ertelediği bir geçiş dönemine işaret ediyor.
Anket sonuçları AK Parti’nin birinci parti konumunu koruduğunu ortaya koyarken, muhalefetin henüz güçlü bir alternatif oluşturamaması da dikkat çekiyor.
Denge dönemi: AK Parti tabanını koruyor
CHP'deki mutlak butlan krizi öncesi yapılan araştırmaya göre; AK Parti yüzde 34,9’luk destekle ilk sıradaki yerini muhafaza ederken, CHP yüzde 30,4 ile takipte bulunuyor.

"CHP güçlü bir iktidar alternatifi algısı oluşturamıyor"
Araştırmaya göre; vatandaşların ekonomik talepleri ve hayat pahalılığına dair eleştirilerine rağmen CHP’nin oy oranını artıramaması da dikkat çekiyor.
Normal şartlarda ekonomik memnuniyetsizlik muhalefete yararken, veriler bu durumun otomatik olarak CHP'ye oy kazandırmadığını gösteriyor.
CHP tarihsel ortalamasının üzerinde olsa da seçmende güçlü bir "iktidar alternatifi" algısı yaratabilmiş değil.

Yeni dönemin anahtarı: Kararsız seçmenler
Araştırma, önümüzdeki dönemde siyasi tabloyu belirleyecek asıl kitlenin kararsız seçmenler olduğunu ortaya koyuyor.

Muhalefette en büyük sorun: Dağınık görünüm
Cumhur İttifakı'nın toplam desteği yüzde 45 bandında seyrederken, muhalefet cephesinde ortak bir siyasi merkez oluşturulamamış olması dikkat çekiyor.
İYİ Parti’nin son yıllardaki gerilemesi, Zafer Partisi, Anahtar Parti ve diğer muhalif oluşumların sınırlı etki alanında kalması, muhalefetin bütünlüklü bir alternatif olarak ortaya çıkmasını zorlaştırıyor.

CHP iç dengeleri kuramıyor
Araştırmada, CHP’nin kongre sonrası iç dengelerini tam olarak kuramadığı, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in parti içinde etkili aktörler olarak öne çıktığı vurgulanıyor.
Parti yönetimi, gündemini büyük ölçüde İmamoğlu etrafındaki gelişmelere yoğunlaştırdığı ve bu nedenle diğer siyasi alanlarda yeterince etkili olamadığı için vatandaş tarafından eleştiriliyor.
"Cumhur İttifakı, Türkiye'nin geleceğini hedefleyen bir yapı"
Dikkat çeken bir başka detay ise; Cumhur İttifakı’nın yalnızca seçim kazanmayı değil, Türkiye’nin geleceğini şekillendirmeyi hedefleyen bir yapı olduğunun vurgulandığı kısım oldu.
İttifak, siyasi istikrar sağladığı, dış müdahale ve vesayet girişimlerine karşı direnç oluşturuyor. Ayrıca DEM Parti’nin gelecekteki seçimlerde belirleyici bir rol oynayabileceği, özellikle seçim süreçlerinde alacağı tutumun siyasi dengeleri etkileyebileceği değerlendiriliyor.
İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti seçmenlerinin benzer bir havuzdan beslendiği, bu nedenle söz konusu partilerin seçim sonuçları açısından en belirsiz siyasi aktörler arasında vurgulanıyor.









