Bilgi Üniversitesi’nin kapatılması

04:0024/05/2026, Pazar
G: 24/05/2026, Pazar
Yusuf Kaplan

Bilgi Üniversitesi kapatıldı. Türkiye’nin en iddialı üniversitelerinden biri olarak kurulmuştu Bilgi. Türkiye’nin dünya çağındaki en parlak sosyal teorisyenlerinden, Modern Mahrem kitabıyla hak ettiği ilgiyi bütün teşekküle çevrelerden gören Nilüfer Göle’nin eşi Asaf Savaş Akat hoca kurucu rektörüydü. Asaf Savaş Hoca ülkenin en parlak ekonomistlerinden biriydi aynı zamanda. Zihni açıktı. Saplantıları yoktu. Başörtüsü sorunu yaşanmayan üniversitelerden biriydi başlangıçta. 10 yıl görev yapmış bir

Bilgi Üniversitesi kapatıldı.

Türkiye’nin en iddialı üniversitelerinden biri olarak kurulmuştu Bilgi.

Türkiye’nin dünya çağındaki en parlak sosyal teorisyenlerinden, Modern Mahrem kitabıyla hak ettiği ilgiyi bütün teşekküle çevrelerden gören Nilüfer Göle’nin eşi Asaf Savaş Akat hoca kurucu rektörüydü. Asaf Savaş Hoca ülkenin en parlak ekonomistlerinden biriydi aynı zamanda. Zihni açıktı. Saplantıları yoktu. Başörtüsü sorunu yaşanmayan üniversitelerden biriydi başlangıçta.

10 yıl görev yapmış bir akademisyen, bir hoca olarak üzüldüm üniversitenin kapatılmasına.

Kapatılma biçimi ve gerekçesi tartışılır ama üniversiteyi kapatmak yerine nefes alması için el değiştirmesi sağlanabilirdi.


ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ’NİN KAPATILMASINA DA KARŞI ÇIKMIŞTIM

Bendeniz Şehir Üniversitesi’nin kapatılmasına da karşı çıkmıştım.

Üniversite kurmak öyle kolay iş değil çünkü.

İyi üniversite kurmak hiç kolay değil.

Hele de İslâmî medeniyet birikimimizi hayata ve harekete geçirerek yeniden inşa edecek, üretecek bir üniversite kurmak çok zor bu çorak ülkede ve zor zamanlarda.

Şehir Üniversitesi eleştirilebilecek yanlarına rağmen güzel, kaliteli ve öncü bir üniversite olacaktı. Müslümanların bu ülkede kurdukları ve dünya klasmanında bir üniversite olacaktı. Bilim Sanat Vakfı’nın üniversiteleşmesiydi çünkü. BİSAV, Cumhuriyet tarihinde bizim yaptığımız en güçlü entelektüel atılımdı zira.

Kimlerle ne tür bağlantıları vardı bilmiyorum ama kapatmak yerine el değiştirmesi sağlanmalıydı. Ülker’le bağlantısını biliyordum ama nasıl bir ilişkileri olduğunu bilmiyordum. Sonradan Ülker’le ilişkilerinin koptuğunu duymuştum. Vs.


“STARLARIN ÜNİVERSİTESİ”

Bilgi Üniversitesi, Türkiye’nin entelektüel birikiminin en saygın çevrelerinden Murat Belge - Mete Tunçay ikilisinin başını çektiği Alhusseryen “Yeni Sol”un üniversiteleşmesiydi.

Başlangıçta çok ümit vermişti Bilgi Üniversitesi. Bendeniz de orada görev yaparken nihayet ülkede adam gibi, Batı’daki kültürel ve sosyal bilimler odaklı üniversiteler ayarında bir üniversitenin kurulmakta oluşuna tanıklık etmiş hatta katkı vermiştim hasbelkader bizzat.

Üniversitenin en parlak ve verimli yıllarıydı.

İsmet Özel de, Nabi Avcı da Bilgi’deydi. Üniversite’ye zaman zaman İsmet Ağabey’le giderdik. Hiç unutmam, bir gün Üsküdar vapurunda üniversiteye giderken, Bilgi için “starların üniversitesi Bilgi, değil mi Yusufçuğum!” demişti.

Modern Türk şiiri dersleri veriyordu İsmet Ağabey üniversitede. Bu, benzersiz bir şeydi. Benzeri olmayacak bir imkân ve ufuk.

Murat Belge üniversitenin gerisindeki beyindi aslında. Bülent Somay oradaydı. Deniz Derman oradaydı. Kürşat Bumin, Zeynep Sayın oradaydı... Ülkenin entelektüel hayatının kalbürüstü isimleri Bilgi’deydi.

Ülkenin tereddütsüz en parlak beyinlerinden ve en “derviş” entelektüellerinden Aydın Uğur hocayla çalıştık yaklaşık 10 yıl. Aydın Hoca daha sonra rektörü de oldu üniversitenin. Bizim medeniyet birikimimizden yola çıkarak ülkemizdeki düşünce, sanat ve kültür hayatının çıtasını bir hayli yükseltecek, herkese hayat hakkı tanıyacak, önümüzü açacak özgün ama bize ait, bizim kültürümüzden beslenen, bu toprakların çocuğu bir üniversite fikrini nasıl geliştirebiliriz sorusu üzerinde çokça kafa patlattık Aydın Hocayla.

Üniversite yaklaşık 15 yıl önce şaibeli bir şekilde satılınca hiç tereddüt etmeden üniversiteyi bıraktık birkaç arkadaşla birlikte anında.

Üniversitenin bu şaibeli satışından sonra üniversite büyük darbe yedi, her bakımdan geriledi. Hatta öyle ki, üniversitenin başına Türkiye Mason Locası’nın başındaki adam getirildi. Bu Bilgi’nin intiharı ve tabii bitişi demekti aslında. Üniversite işte o zaman bitmişti tam olarak.


ALTHUSSERYEN SOL’UN ÜNİVERSİTESİ

Yine de Yeni Sol’un üniversitesi olarak Bilgi’nin önceki döneminin akademik ve entelektüel hayatımıza katkıları az olmadı.

Yeni Sol; İletişim Yayınları başta olmak üzere Metis Yayınları gibi yayınevleri, ülkenin en parlak akademik yayın organı Toplum ve Bilim, yarım asırdır “sosyalist kültür dergisi” serlevhasıyla yayımlanan ülkenin en verimli aylık düşünce dergilerinden Birikim dergisi ile varlığını sürdürüyor.

Yeni Sol’un -hâlâ halledemediği- temel sorunu, yerli olamamasıydı, bir türlü bu toprakların çocuğu olmayı başaramamasıydı. Bir Hikmet Kıvılcımlı, bir Kemal Tahir, bir Attila İlhan kıvamında bir yerlilik ruhundan mahrum olmasıydı.

Yine de Bilgi Üniversitesi’nin kapatılmasına üzüldüm elbette.

Bu işler böyle halledilmemeli.

Kapatmak yerine el değiştirmesi en makul çözümdü.

Onca emek, onca birikim, onca tecrübe el değiştirerek korunabilirdi.

Ayrıca üniversitelerin tatile gireceği son ayda kapatılması da şık olmadı. Mimar Sinan Üniversitesi’ne kayıtları aktarılacak ve oradan mezun olmuş sayılacak son yıl öğrencileri ve aileleri mağduriyet yaşayabilirler.

Ama şundan eminim: Devlet, kimseyi perişan etmeyecektir. Akademik yıl tamamlandıktan sonra kapatılma kararı (veya daha iyisi, devredilme şeklinde bir karar) verilse daha şık olacaktı.

Hayırlısı Vesselâm.

#Bilgi Üniversitesi
#aktüel
#Yusuf Kaplan