Gazze'de hayat çekilmez halde

Gazze'de Filistinliler haşereler, sıcak hava ve su kıtlığıyla mücadele ediyor. Hastaneler, sağlık kuruluşları, su arıtma tesisleri, kuyular, kanalizasyon ve su şebekelerinin de zarar gördüğü bölgede insanlar her şeye rağmen hayatta kalmaya çalışıyor.

Gazze.

Yaklaşık üç yıldır işgalci İsrail ordusunun soykırım ve kuşatmasına karşı mücadele eden Gazze’de, sivil altyapının İsrail bombardımanlarında tahrip olması kışın soğuk hava ve yağışların, yazın sıcak hava ve haşerelerin etkisini artırıyor. Her iki durum da hiçbir korunağı olmayan Gazze’deki 2,3 milyon sivili salgın hastalıkların ve çaresizliğin pençesine düşürüyor. Yaz mevsimiyle artan sıcaklar, haşereler ve su eksikliği yıkımın ve yokluğun içinde yaşamak zorunda kalan Filistinlilerin hayatını daha fazla zorlaştırıyor. Hastaneler, sağlık kuruluşları, su arıtma tesisleri, kuyular, kanalizasyon ve su şebekelerinin yüzde 90 oranında tahrip olduğu bölgede temiz suya erişim özellikle çadırlarda yaşayan Filistinliler için zor ulaşılabilir hale geldi. Yaz mevsiminin başlamasıyla derme çatma çadırlarda kalan Filistinliler, hem sıcak hem su kıtlığı hem de haşere ve kemirgenlere rağmen hayatta kalmaya çalışıyor.

“BU HAYAT BENİ YORDU”

Gazze’deki zorlu yaşam şartları, en fazla kadınları ve çocukları etkiliyor. Gazetecilere yaşam şartlarına ilişkin bilgi veren Hafsa Saide Maruf, gözyaşlarını içinde “Bu hayat beni yordu, gerçekten de yordu. Biz kendi yerimizde, kendi yurdumuzda kaldık. Evlatlarımızı öldürdüler” dedi. Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya’da ailesiyle birlikte yaşama tutunmaya çalışan Maruf, bir yandan sıcak diğer yandan da haşerelerden sıkıntı çektiklerine vurgu yaparak, dünyanın Gazze'ye yardım ulaştırmadaki başarısızlığından şikayet etti. Maruf, mevcut durumlarını “Hiçbir şeyimiz kalmadı” şeklinde niteledi. Nusayrat Mülteci Kampı'ndaki El-Avde Hastanesi Acil Durum Bölümü Başkanı Dr. Rami Velid Abdullah eş-Şeyyah da Gazze’deki sağlık durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, "Gazze halkı şu anda zorlu sağlık koşullarından sıkıntı çekiyor. Maalesef, çevre kirli, su ve gıda sağlıksız, altyapı tahrip olmuş durumda" dedi. Hem kendilerinin hem de çocuklarının serinlemek için hiçbir imkana sahip olmadığını vurgulayan Muna Ebu Ataya ise “En küçüğü 2 yaşında olan 4 çocuğum var. Geceleri sıcaktan uyuyamıyorlar. En önemli şey çocuklar için su temin edebilmek ama duş alabilmek için her zaman su olmuyor” ifadelerini kullandı.