Sağlık turizmi adı altında LGBT üyelerine özel çocuk üretiliyor: Kendi yeğenini doğuran bile var
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, son yıllarda sadece sağlık turizminin değil, yasal boşluklardan faydalananların ve LGBT’lilerin taşıyıcı annelik ile çocuk sahibi olmasının önünü açarak büyük bir etik krizin sebebi haline geldi. Milyarlarca doların döndüğü sağlık turizmi hizmeti altında yürütülen denetimsiz tüp bebek faaliyetleri ve taşıyıcı annelik ile, "sipariş usulü" çocuk yapılıyor. Bu durum biyolojik ve toplumsal felaketlerle yok edilen aile kurumunu gözler önüne seriyor. Yasak olmasına rağmen cinsiyet seçimi ve hatta göz rengine kadar müdahale edilen bu süreçte, ticari kaygılarla hiçe sayılan soy bağları, telafisi mümkün olmayan mağduriyetlere ve kimlik karmaşalarına yol açıyor. İngiltere’den gelen iki lezbiyenin, seçtikleri donörle hiçbir bağı olmayan ve birbirleriyle dahi kardeş çıkmayan çocuklarla karşılaştığı vaka, "babasız" aile modellerinin ve denetimsiz tüp bebek merkezlerinin meydana getirdiği kaosun sadece buzdağının görünen yüzü olduğunu kanıtlıyor.