Kadın ve çocuklar için acil seferberlik çağrısı

Demokrasi ve Özgürlükler Adası’ndaki Gazze çalıştayında alimler ve siyasetçiler Gazze’deki kadınlar ile çocuklar için acil seferberlik çağrısı yaptı. Dr. Hala Samir, ortaya konulan fikirlerin sözde kalmaması, uygulamaya dönük adımlara dönüşmesi gerektiğini söyledi. Dünya Müslüman Alimler Birliği Aile Komisyonu sorumlusu Dr. Kamilia Tulun da “Gazze’ye yardımlar sadece zenginlerden beklenmemeli” dedi.

Rabia Şenol
Beyan Fakhri, Hala Samir, Kamilia Tulun. / “İnsanlığın Ortak Sorumluluğu: Gazze” toplantısı

Dünya Müslüman Alimler Birliği öncülüğünde ve İslam Alimleri Vakfı’nın desteğiyle İstanbul’da düzenlenen “İnsanlığın Ortak Sorumluluğu: Gazze” başlıklı toplantı devam ediyor. Alimler ve siyasetçilerin katıldığı iki oturumda, Gazze için seferberlik çağrısı yapıldı. Özellikle kadın alimler, vahşice öldürülen kadın ve çocuklara yönelik acil müdahalelerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

AİLELER DE DESTEK VERMELİ

Yeni Şafak’a konuşan Dünya Müslüman Alimler Birliği Aile Komisyonu sorumlusu Dr. Kamilia Tulun, Gazze’ye yardımın sadece milyarderlerden beklenmemesi gerektiğini belirterek, ailelerin de sürece katılması çağrısında bulundu: “Çocuk gereksiz bir şey istediğinde anne, ‘Kardeşlerin Gazze’de bunu yiyemiyor’ diyerek parayı küçük bir kutuya koyabilir. Her evde böyle bir kutu olduğunda küçük miktarlar birleşir, büyük bir destek olur. Ayrıca bu yöntem çocukların bilinçlenmesini sağlar; kendi hayatlarının ötesinde Gazze’deki yaşıtlarının acılarını da hissederler.”

Your browser doesn't support HTML5 video.

Cezayir örneğini hatırlatan Tulun, işgalden kurtuluşun gençlerin bilinçli yetişmesiyle mümkün olduğunu söyledi ve şöyle devam etti “Tarih bize örnek veriyor: Fransa, Cezayir’i 132 yıl işgal etti. Oysa o yıllarda doğan çocukların hepsi işgal altında büyümüştü. Peki nasıl kurtuldular? Gençlerin öncülüğünde. Peki onları kim yetiştirdi? Anneler ve Kur’an mektepleri. Çocuklar küçük yaşta Kur’an’ı öğrendiler, şehadet kavramını kavradılar. Bu bilinçle büyüdüler ve sonunda ülkeyi özgürleştirdiler. İşte bizim de bugün buna ihtiyacımız var. Ailelerin, özellikle annelerin bu rolü yeniden üstlenmesine. Eğer anneler çocuklarını bu bilinçle yetiştirmezse, yarın 'Büyük İsrail' projesi hepimizi kapsayacak. Bu nedenle Aile Komisyonu olarak görevimiz, anneleri bu bilinçle hazırlamak ve eğitmek olmalı”

Beyan Fakhri

İSRAİL AİLE YAPISINI HEDEF ALIYOR

Ürdün Parlamentosu milletvekili ve sosyolog Dr. Beyan Fakhri, İsrail’in 1948’den bu yana kadın ve çocukları sistematik olarak hedef aldığını söyledi. Dr. Fakhri, “Filistinli kadınlar anne, eş ve insan olarak en temel haklarını kaybetmiş durumda. İsrail kadınları toplumsal direnişteki rolü ve demografik yapıyı tehdit olarak gördüğü için hedef alıyor. Bu saldırılar artık soykırım boyutlarına ulaştı” diye konuştu. Fakhri, Gazze’de hamile kadınların anestezisiz doğum yapmak zorunda kaldığını, çocukların açlık ve susuzlukla karşı karşıya olduğunu hatırlatarak Batı’nın Ukrayna’ya tanıdığı “direniş hakkını” Filistin’e tanımamasını uluslararası ikiyüzlülük olarak niteledi.

ALLAH’IN DA BİR PLANI VAR

Mısırlı aile danışmanı Dr. Hala Samir ise, Gazze’de yaşananların İsrail’in “Büyük İsrail” hayalinin parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Oradaki kadınların açlıktan öldüğünü görüyoruz. Ancak meseleye sadece insani değil, İslami açıdan da bakmalıyız. Çünkü Gazze’de ölen kadın ve çocuklar bizim kardeşlerimiz. Zalimler plan yapsa da Allah’ın da bir planı var. Bizim görevimiz bu zulme sessiz kalmamak ve en güçlü şekilde tepki göstermektir.”

Hala Samir

Fikirler sözde kalmamalı