Yerli ve milli haberleşme teknolojileri, yalnızca teknoloji üretimi açısından değil, ülke güvenliği ve stratejik bağımsızlık bakımından da kritik önem taşıyor. Kritik iletişim altyapılarında kullanılan ekipmanların yerli imkanlarla geliştirilmesi, dışa bağımlılığı azaltırken olası tedarik zinciri sorunları ve siber güvenlik risklerine karşı da Türkiye'nin elini güçlendiriyor. Bu kapsamda Türkiye, 4,5G altyapısında yıllar içinde önemli bir yerlilik başarısı elde ederek yeni nesil 5G dönemine daha yüksek hedeflerle girdi.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verilerine göre, 1 Nisan 2016'da kullanıma alınan 4,5G'de ilk yıllarda yüzde 1 seviyelerinde olan yerli ürün kullanım oranı, 2025 yılı sonu itibarıyla yaklaşık yüzde 51'e yükseldi. Böylece 2028 için belirlenen yüzde 45 yerlilik hedefi dört yıl önceden aşılmış oldu. Telekom operatörlerine getirilen yerli malı belgeli ürün kullanım yükümlülüğüyle elde edilen bu tecrübenin, 5G yatırımlarına da yön vermesi hedefleniyor.
Bu yıl kullanıma sunulan 5G'de ise çıta daha da yukarı taşındı. Buna göre ilk yıl en az yüzde 50, ikinci yıl yüzde 55, üçüncü yıl ve sonrasında ise en az yüzde 60 oranında yerli malı belgeli ürün kullanılması planlanıyor. Ayrıca 5G altyapı yatırımlarının en az yüzde 15'inin Türkiye'de üretim yapan KOBİ'lerden karşılanması şartıyla, yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve haberleşme altyapısında dışa bağımlılığın daha da azaltılması amaçlanıyor. 5G'de ise hizmet ve altyapılara ilişkin yatırımların en az yüzde 15'ini bu işletmelerden karşılama kuralı getirildi. Böylece haberleşme teknolojilerinde yerli üretimin kamu ve özel sektörle geliştirilmesi hedeflendi.