Türkiye'de son aylarda etkili olan yağışlar baraj doluluk oranlarından tarımsal üretime kadar birçok alanda olumlu sonuçlar doğurdu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 Ekim ile 2026 Nisan arasındaki yedi aylık dönemde yağışlar mevsim normallerinin yüzde 29, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 72 üzerinde gerçekleşti. Ancak uzmanlara göre, yağışlı geçen dönem, yangın riskinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. İlkbaharda gelişen otlar, çalılar ve ince bitki örtüsü yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesi, nem oranının düşmesi ve kurutucu rüzgârların etkisiyle hızla kuruyabiliyor. Bu durum yangınların başlamasını ve kısa sürede geniş alanlara yayılmasını kolaylaştıran yanıcı madde miktarını artırıyor.
EGE VE AKDENİZ'E YAKIN TAKİP
Özellikle Ege ve Akdeniz bölgeleri başta olmak üzere Marmara'nın güney kesimleri, Batı Karadeniz geçiş kuşağı ve ormanlarla iç içe geçmiş yerleşim alanları riskin yüksek olduğu bölgeler arasında gösteriliyor. Tarım arazileri, yol kenarları, enerji nakil hatlarının bulunduğu alanlar ve boş araziler de yangınların çıkış noktaları arasında yer alıyor. Önce yoğun yağışlarla büyüyen bitki örtüsü, ardından gelen sıcak ve kurak hava koşullarında kuruyarak büyük yangınlara zemin hazırlayabiliyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası'nın bu değişimlerden en fazla etkilenmesi beklenen bölgeler arasında yer aldığı belirtiliyor. Yangın riskine karşı hazırlıklar da sürüyor.
ORMAN YANGINLARINA KARŞI TEDBİRLER ARTIRILDI
- Bakanlık verilerine göre Türkiye'nin orman yangınlarıyla mücadele kapasitesi son yıllarda önemli ölçüde artırıldı. Bakanlık envanterinde 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter ve 14 insansız hava aracı bulunuyor. Havadan su atma kapasitesi 462 tona ulaşırken, orman yangınlarıyla mücadelede görev yapan işçi sayısı 28 bine yükseldi. Bu kapsamda, orman içlerinde ve çevresinde biriken kuru ot ve çalıların temizlenmesi, enerji nakil hatları ile yol kenarlarındaki yanıcı bitki örtüsünün düzenli olarak kontrol edilmesi, orman ve yerleşim alanları arasında koruyucu tampon bölgeler oluşturulması önem taşıyor.