Darren Woods (CEO of Exxon Mobil), Mike Wirth (CEO of Chevron) ve Ryan Lance’ın (CEO of ConocoPhillips) ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden yetkililerle yaptığı görüşmelerde, boğazdaki kesintinin kısa vadede düzelmekten ziyade daha da kötüleşebileceği ifade edildi. Petrol yöneticilerine göre, piyasalar üzerindeki baskı henüz tam olarak fiyatlara yansımış değil. Riskin yalnızca ham petrol arzıyla sınırlı olmadığı; rafine ürünlerde tedarik sıkıntıları yaşanabileceği uyarısı yapıldı.
120 DOLAR YIKIMA YOL AÇAR
Yaklaşık 400 milyon varillik küresel acil rezervin devreye alınmasının “büyük bir yaraya küçük bir bandaj” niteliğinde olacağı ifade edildi. Bu miktarın dünya tüketimini yalnızca dört gün karşılayabildiğine dikkat çekildi. Yöneticiler, petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalmasının küresel ekonomiye zarar vereceğini söyledi. İçlerinden biri, “120 dolarlık petrol ekonomik yıkıma yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.
MİLYAR DOLARLAR TEHDİT ALTINDA
- Hürmüz gerilimi, enerji piyasalarındaki sorunları gündeme getirdi. Enerji araştırma şirketi Rystad Energy'nin verilerine göre uluslararası petrol şirketleri arasında Orta Doğu gelirlerine en bağımlı şirket yaklaşık yüzde 22 ile BP. Onu yüzde 20 ile ExxonMobil izlerken, TotalEnergies'in Orta Doğu kaynaklı nakit akışı yaklaşık yüzde 14 seviyesinde bulunuyor. Shell'in bölgeden elde ettiği nakit akışı ise yaklaşık yüzde 13 düzeyinde. Chevron ise yaklaşık yüzde 5 ile Orta Doğu'ya en az bağımlı büyük petrol şirketi olarak öne çıkıyor. Analistler, büyük petrol şirketlerinin milyar dolarlık gelir kaybına dikkat çekiyor.