Petrol stoku olmayan yandı

ABD-İsrail’in İran’a saldırısının ardından petrol tesislerinin zarar görmesi ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması, dünya enerji piyasasını allak bullak etti. Petrol fiyatları dün bir anda %25 artarak 116 dolar seviyelerini gördü. G7’nin acil toplanacağı haberi ve ABD Başkanı Trump’ın “Savaş büyük ölçüde tamamlandı” açıklamasıyla fiyat 85 dolara kadar gerilese de tedarik sorunları, petrol stoku yetersiz tüm ülkeleri krize sürükleyebilir.

Orhan Orhun Ünal
Arşiv.

ABD ve İsrail’in, İran’a saldırıları 10. gününü geride bırakırken; petrol fiyatları dün bir anda yüzde 25 artarak 116 dolar seviyelerini gördü. 2022'deki Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan bu yana ilk kez varil başına 116 doların üzerine çıkıldı. Brent ham petrolü ve ABD ham petrolü, pazar günü ABD gece işlemlerinde yüzde 25’ten fazla yükselerek varili 110 dolar seviyesini gördü. Brent ve WTI ham petrolü, çatışmanın başlamasından bu yana sırasıyla yüzde 50’den ve yüzde 60’tan fazla değer kazandı. G7 ülkelerinin acil toplantı kararı alması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın akşam saatlerinde yaptığı "Hedeflerimize ulaştık. Savaşın büyük ölçüde tamamlandığını düşünüyorum” açıklaması üzerine fiyatlar 85 dolara kadar gerilese de bu endişeyi gidermeye yetmedi. Orta Doğu ve Körfez ülkelerinin üretimi kısıtlama kararı da krizin derinleşebileceği kaygılarını artırdı. Çünkü günlük üretimin eski kapasitesine çıkması bile global ölçekteki talebin hemen karşılayacağı anlamına gelmiyor. Mevcut petrol arzının eski düzenine gelmesinin haftalar alabileceği söyleniyor.

Liman ve altyapı yatırımı olmayana kötü haber

Savaşın uzaması durumunda yeterli stoku veya alternatif kanallardan petrol edinecek altyapısı olmayan ülkelerin olumsuz etkileneceği belirtiliyor. Sevkiyatın aksaması, ülkeler arasındaki stok eşitsizliğinden kaynaklanan krizi derinleştirecek. Uluslararası veri şirketi Kpler'in Petrol Uzmanı Homayoun Falakshahi, özellikle Asya ülkeleri arasındaki stok dengesizliğine işaret etti.

S&P Global Energy Küresel Yakıtlar ve Rafinaj Başkanı Yardımcısı Dan Evans ise, krizden hiçbir ülkenin tamamen muaf olmayacayacağını vurguladı. Evans, ithalata bağımlı ve stratejik stokları bulunmayan ülkeleri önemli sorunların beklediğine dikkat çekti.

Küresel enflasyon artacak

Çin gibi 400 milyon varillik rezerve sahip ülkeler dışındakiler risk altında bulunuyor. Küresel piyasalardaki enflasyon artışı tedirginliği de bundan kaynaklanıyor. Çünkü petrole ulaşamayan ekonomilerde üretim düşecek ve maliyetler artacak. Bu da global ekonomide kartopu etkisiyle enflasyonist bir ortama neden olacak. Artan petrol fiyatlarının tetiklediği maliyet kaynaklı enflasyon endişeleri, merkez bankalarının para politikalarında daha temkinli ve sıkı bir duruş sergileyeceği beklentisini güçlendirdi. Saldırıların üzerinden kısa bir süre geçmiş olsa da, hasar gören tesisler ve aksayan lojistik süreçler enerji arzında ciddi darboğazla sonuçlandı.

Asya'da acil önlem

Vortexa şirketine göre, tahminen 16 milyon varil petrol küresel piyasaya ulaşamıyor ve emtia piyasalarında sert fiyat artışları görülüyor. Avustralyalı finans firması Macquarie’nin stratejisti Vikas Dwivedi, müşterilerine “Hürmüz Boğazı’nın birkaç hafta kapalı kalması, petrol fiyatlarını 150 doların üzerine taşıyabilecek” notunu yolladı. Sırbistan hükümeti, petrol ihracatını geçici olarak yasakladığını bildirdi. Güney Kore, Hürmüz'e alternatif rotaların araştırılması ve benzin ile mazota tavan fiyat sistemi getirilmesi gibi tedbir alınmasını talep etti. Avrupa Birliği'nden ise fiyat artışlarından kaygı duyulduğu açıklaması geldi.

İran’dan ‘Petrol 200 doları aşar’ tehdidi

  • Dünyadaki petrol talebinin yüzde 70'i stratejik boğazlardan taşınıyor. Deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yüzde 90'ından fazlası, farklı bölgelerindeki 7 stratejik dar geçitlerden sağlanıyor. Hürmüz’den ise normal şartlarda günde 20 milyon varil petrol geçiyor. Bu da global deniz yoluyla arzının beşte birine denk geliyor. İran ise stratejisini petrol üzerine kurmuş durumda. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, enerji piyasalarına ilişkin uyarıda bulunarak "Eğer petrolün varil fiyatının 200 doların üzerine çıkmasına dayanabilecekseniz, bu oyunu sürdürün" dedi.

Türkiye enerji yatırımları sayesinde krize hazır

  • Uzun yıllardır yapılan boru hattı ve depolama tesisi gibi enerji altyapısı yatırımları sayesinde Türkiye’nin bu krize birçok ülkeye göre daha hazırlıklı olduğu ifade ediliyor. Petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri de ülkemizin bu konumunu güçlendiriyor. Türkiye; Gabar, Batman, Adıyaman ve Dicle gibi sahalarla yerli petrol ve doğal gaz üretimini artırıyor. Karadeniz’deki doğal gaz üretimi ve Sakarya Gaz Sahası gibi yeni kaynaklar da, dışa bağımlılığı azaltma politikasının merkezinde yer alıyor. Öte yandan, Trans-Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP), TürkAkım ve diğer boru hattı projeleri, Türkiye’yi sadece enerji tüketicisi değil aynı zamanda enerji koridoru hâline getiriyor; bu da arz kesintilerinde hızla alternatif tedarik yolları sağlıyor. Boru hatları ve gelişmiş LNG terminalleri, farklı kaynaklardan doğal gaz ve petrol sağlanmasını mümkün kılıyor. Türkiye’nin güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji yatırımları da fiyat dalgalanmalarına karşı iç enerji talebini destekliyor. Bu kapsamlı yatırımlar, küresel petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara rağmen ülkenin enerji arz güvenliğini artırarak hem ekonomik istikrarı hem de enflasyon baskısını sınırlamaya yardımcı oluyor.