Yük taşımacılığının hedefi 40 milyar dolar

Türkiye, güçlü ulaşım altyapısı ve stratejik konumuyla lojistik ve yük taşımacılığında bölgesel merkez olma yolunda ilerliyor. 2025 Kasım itibarıyla 19,6 milyar dolara ulaşan yük taşımacılığı ihracatında hedef 40 milyar dolar. Sektör temsilcileri; vize ve kota engellerinin kaldırılması halinde Türkiye’nin Avrupa’ya ihracat kapasitesinde yüzde 12'lik artış sağlanabileceğini belirtiyor.

Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi

Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi Başkanı Murat Baykara, Avrupa Birliği'nin (AB) küresel rekabette güç kaybettiğini belirterek, Orta Asya’ya yönelik ticari açılımda Türkiye ile lojistikte stratejik ortaklık kurulması gerektiğini söyledi. Baykara, Türk taşımacılarının önündeki yapay engellerin kaldırılması ve vize süreçlerinin kolaylaştırılmasının AB-Türkiye ticaretine doğrudan katkı sağlayacağını vurguladı. HİB Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi, sektörün 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerini ve 2026 sonrası hedeflerini dün düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Toplantıda konuşan Baykara, lojistik ve yük taşımacılığı sektörünün yalnızca hizmet ihracatı açısından değil, Türkiye’nin mal ticaretinin sürdürülebilirliği bakımından da kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.

AVRUPA BİRLİĞİ GÜÇ KAYBETTİ

Baykara, 2024 yılında Türkiye’nin 40 milyar doların üzerinde lojistik ve taşımacılık ihracatı gerçekleştirdiğini, bu tutarın yaklaşık yarısının yük taşımacılığından oluştuğunu söyledi. Baykara, "2025 yılı kasım ayı itibarıyla yıllıklandırılmış olarak lojistik ve taşımacılık ihracatı 42 milyar 250 milyon dolara ulaştı. Bunun 19,6 milyar dolarlık kısmı yük taşımacılığı ihracatından geldi” dedi. Baykara, AB'nin global rekabette güç kaybettiğini, bundan dolayı Orta Asya ile güçlü ve modern bir ortaklık kurduğundan bahsetti. AB ekonomilerinin Orta Asya açılımının anahtarının Türk taşımacılarından geçtiğini ifade eden Baykara, "AB'nin Türk taşımacılarının önündeki yapay engelleri kaldırıp, vizeleri kolaylaştırması ve Orta Asya’ya yönelik ticari açılımında, Türkiye ile lojistikte stratejik ortaklık kurması gerekiyor" dedi.

TÜRKİYE LOJİSTİKTE BENZERSİZ KONUMA SAHİP

Türkiye’nin güçlü ulaşım altyapısının sektöre önemli bir rekabet gücü sağladığını belirten Baykara, liman, havalimanı, kara yolu, demir yolu ve stratejik lojistik tesislerin entegre şekilde çalışabildiği yapının Türkiye’yi bölgesel bir lojistik merkez haline getirdiğini söyledi. Baykara, Türkiye'nin kara yoluyla 1.000-1.200 kilometrelik, hava yoluyla 3 saatlik uçuş mesafesinde erişilebilen geniş bir talep havzasına sahip olduğunu belirterek, "Coğrafi konum avantajımıza düşük riskli ekonomik ortam, güçlü küresel bağlantılar, hizmette verimlilik ve kalifiye iş gücü eklendiğinde Türkiye lojistikte benzersiz bir konuma sahip" diye konuştu. Baykara, vize ve kota kısıtlamalarının Türkiye-AB ticaretinde ek maliyetleri artırdığına işaret ederek, kritik AB koridorlarında ticaret lojistiğinde verimsizlik yaratan bu engellerin kaldırılması halinde Türkiye’nin AB’ye ihracat kapasitesinde yüzde 12 düzeyinde artış sağlanabileceğini kaydetti.

İlk 25 ülke hedefi

  • Sektör olarak mal ihracatıyla birlikte büyüyerek, yük taşımacılığında orta vadede 40 milyar doların üzerine çıkarmayı hedeflediklerini belirten Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi Başkanı Murat Baykara, şunları söyledi: "2030 yılında Asya-Avrupa taşımalarında Türkiye’nin transit gelir payını yüzde 30’a yükseltmeyi amaçlıyoruz. Orta Koridor’u en cazip güzergah haline getirmek, e-ticaret taşımacılığında bölgesel merkez olmak, lojistik maliyetlerini azaltmak ve Dünya Bankası Küresel Lojistik Performans Endeksi’nde ilk 25 ülke arasına girmek istiyoruz. Sınır geçişlerini hızlandırarak ihracatta beklemeleri azaltmak da öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor."