Mahkeme tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında; 27 Aralık 1976 tarihinde açılan, 394 tarafı ve 36 parseli ilgilendiren dava dosyasında 20 Mayıs 2026 tarihinde ilk kez hüküm kuruldu. Yaklaşık 50 yıllık dosyada verilen karar, bölgede uzun süredir devam eden mülkiyet belirsizliğinin sona erdirilmesi bakımından önemli bir adım olarak değerlendirildi.
58 yıl sonra tapu kaydı oluşturuldu
Öte yandan, 18 Ekim 1967 tarihinde açılan başka bir kadastro dosyasında ise süreç yalnızca karar verilmesiyle sınırlı kalmadı.
17 Temmuz 2025 tarihinde verilen hükmün ardından gerekçeli karar kolluk desteğiyle taraflara elden tebliğ edildi. Tarafların karara itiraz etmemesi üzerine dosya 8 Mayıs 2026 tarihinde kesinleşti ve 58 yıl sonra tapu kaydı oluşturuldu.
Mahkemede halen derdest bulunan son iki eski tarihli dosya bakımından da karar süreçlerinin planlandığı, duruşmaların 29 Haziran ve 2 Temmuz tarihlerine bırakıldığı öğrenildi.
"Süreç takibi ve kararlı yönetim anlayışının bir sonucu"
Yargı çevrelerinde, bu tablo yalnızca eski dosyaların sonuçlandırılması olarak değil; aynı zamanda planlama, süreç takibi ve kararlı yönetim anlayışının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Özellikle duruşma takvimlerinin önceden belirlenmesi, taraf işlemlerinin yakından izlenmesi ve karar sonrası kesinleşme süreçlerinin aktif şekilde takip edilmesiyle birlikte, uzun yıllardır çözülemeyen uyuşmazlıkların aşamalı olarak sonuçlandırıldığı ifade ediliyor.
Adalet Bakanı ve HSK Başkanı Akın Gürlek tarafından ortaya konulan yargıda gecikmelerin azaltılması vizyonu ile HSK’nın “Sıfır Gecikmeli Yargı” yaklaşımının, özellikle eski tarihli kadastro dosyalarında daha görünür sonuçlar vermeye başladığı belirtiliyor.
Yargı teşkilatında giderek güçlenen yaklaşımın; yalnızca karar vermeyi değil, süreci planlamayı, dosyayı son ana kadar takip etmeyi ve kesinleşmeye kadar tüm aşamaları yönetmeyi esas aldığı ifade ediliyor. Bu anlayışın, vatandaş bakımından yıllardır beklenen hukuki belirliliği sağlarken; yargıya duyulan güveni de güçlendirdiği değerlendiriliyor.