Haydut devlet İsrail siyasetinde hem iktidar hem de muhalefet kanadından gelen açıklamalar, işgalci gücün bölgesel niyetlerine ilişkin soruları artırıyor. ABD'nin İsrail Büyükelçilisi, Evanjelik rahip Mike Huckabee'nin, İncil'e (Kitabı Mukaddes) göre, "Ortadoğu'ya sahip olmanın İsrail 'in doğal hakkı olduğunu" savunmasının ardından işgalci güç, bölgeye yönelik niyetlerini saklamıyor. Gazze Kasabı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “yeni eksen” söylemi ve muhalefet lideri Gelecek Var Partisi lideri Yair Lapid’in Siyonizm ve İncil temelli sınır vurgusu, Ortadoğu’nun geleceğine ilişkin işgal amaçlı teolojik bir çerçeve ortaya koyuyor. Hindusiyonizmi'nin savunucusu Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin tam da bu söylemler üzerine İsrail'e destek ziyaretinde bulunması ve savunma anlaşmaları imzalayacağının belirtilmesi, bölgeye yönelik provokatif ittifakın çerçevesini ortaya koyuyor. İşgalci güç, Arzı Mevud emellerini gerçekleştirmek için tüm Ortadoğu'yu ateşe atacak savaş hazırlıklarını artırmış durumda.
SINIRLARI KUTSAL KİTAP BELİRLER
İsrail'de iktidara en güçlü alternatif olarak görülen Gelecek Var lideri Yair Lapid, düzenlediği basın toplantısında dikkat çekici ifadeler kullandı. Amerikalı gazeteci Tucker Carlson'ın sorusu üzerine ABD’li diplomat Huckabee’nin “Fırat’tan Nil’e” uzanan İsrail kontrolüne destek verdiği yönündeki sözlerini hatırlatması üzerine Lapid, “İsrail’in özgün sınırları konusunda İncil düzeyinde bir anlaşmazlığımız yok” ifadeleriyle Evanjelik elçinin sözlerini savundu. Lapid cevabında, “Siyonizm İncil’e dayanır. Toprak üzerindeki tapumuz İncil’dir. İncil’deki İsrail sınırları nettir. Temelde büyük, geniş ve mümkün olan en büyük İsrail” ifadeleriyle, Arzı Mevud hedefini açıkça ortaya koydu. Lapid, bu yaklaşımın “güvenlik ve pratik değerlendirmelerle” sınırlanabileceğini belirtse de, ilkesel olarak “maksimum toprak, maksimum güvenlik” anlayışını savundu. Daha önce dile getirdiği “maksimum sayıda Yahudi, maksimum toprak ve minimum Filistinli” yaklaşımının da bu çerçevede değerlendirilebileceği kaydedildi.
KAHANİZM SİYASETİN MERKEZİNDE
İşgalci güç İsrail’in kurucusu olarak değerlendiren David Ben-Gurion da geçmişte İncil’i Yahudi halkının toprak üzerindeki tarihsel dayanağı olarak tanımlamıştı. Lapid’in sözleri, İsrail siyasetinde yalnızca sağ partilerin değil, kendisini “liberal” ve “seküler” olarak tanımlayan merkez muhalefetin de Siyonizm’i dini metin temelli bir tarihsel hak iddiası üzerinden tanımladığını gösteriyor. Bu durum, işgalci güçte iktidarın iktidarının sırtını dayadığı, Filistin topraklarının Yahudileştirilmesi ve Yahudi olmayanlarla savaşılması gerektiğini vazeden, Kahanizm ideolojisinin, yalnızca Netanyahu, aşırı sağ figürler ya da koalisyon ortaklarıyla sınırlı olmadığı ve daha geniş bir ideolojik zemin üzerinden İsrail siyasetinin merkezine yerleştiğini gösteriyor.
HİNDİSTAN'DAN HABEŞİSTAN'A KADAR CEPHE
Netanyahu son açıklamalarında, İsrail’in bir tarafta “yaralı Şii ekseni”, diğer tarafta ise “Sünni Müslüman Kardeşler ekseni” ile karşı karşıya olduğunu söyleyerek işgalci güç için cepheyi tüm Ortadoğu olarak belirten skandal bir çıkış yapmıştı. İsrail’in bu iki “aşırılıkçı İslam” eksenine karşı kendi eksenini oluşturması gerektiğini savunan Netanyahu, bu yapının Ortadoğu’yu çevreleyen geniş bir coğrafyayı kapsayacağını ifade etti. Purim bayramına atıfla Tevrat’taki “Hodu’dan Kuş’a” (Hindistan’dan Habeşistan’a) uzanan ifadeyi kullanan Netanyahu, Akdeniz’e kadar uzanan “tam bir çember” tasavvurundan söz etti. Bu söylem, İsrail’in yalnızca savunma değil, bölgesel güç mimarisini yeniden şekillendirme hedefi taşıdığı şeklinde yorumlandı.
HİNDUSİYONİZM'LE İTTİFAK KURUYOR
İsrail iktidarı ve muhalefetinden Ortadoğu'da topyekun savaş açıklamaları gelirken, Hindutva (Hindusiyonizmi) ideolojisinin savunucusu Hindistan Başbakanı Narendra Modi dün İsrail'e geldi. Hindistan'daki Müslüman nüfusa yönelik İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki uygulamalarını örnek alan Modi yönetiminin, bu ziyaret sırasında işgalci güçle savunma sanayii olmak üzere birçok anlaşmaya imza atması bekleniyor. Netanyahu, Ortadoğu'da İsrail karşıtı oluştuğunu iddia ettiği "Sünni eksene" karşı Hindistan ile bir ittifak kuracaklarını ifade etmişti. İki ülke arasında ideolojik ve siyasi yakınlaşmayla birlikte İsrail, Hindistan’ın en büyük savunma tedarikçilerinden biri haline geldi. Özellikle insansız hava araçları (İHA), istihbarat yazılımları ve şehir içi izleme sistemleri gibi güvenlik alanlarında büyük ölçekli iş birlikleri kuruldu. Güvenlik alanındaki ittifak Müslümanları hedef alıyor.
Osmanlı’ya karşı birlikte savaştık
- İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yine Osmanlı korkusu depreşti. Netanyahu, Modi ile görüşmesinde yaptığı konuşmasında Siyonistlerin 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’ya karşı Hintlilerle birlikte savaştığını iddia etti. Osmanlı için 'işgalci' ifadesini kullanan küstah Netanyahu, “Birinci Dünya Savaşı'nda, henüz Osmanlı işgali altındayken, bu ülkeyi özgürleştirmemize yardım edenler arasında, içinde Yahudi savaşçıların da bulunduğu İngiliz Ordusu da vardı. Kuvvetler geri püskürtüldüğünde, kimler ileriye atılıp canlarını feda etti? Hint komutanları. Bunu asla unutmayacağız” dedi.