MEB'in suç duyurusu üzerine, "Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiriyi imzalayan 168 kişi hakkında başlatılan soruşturma kapsamında şüpheliler ifadeye çağrıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bazı isimlerin 28 Şubat günü ifade verdiği öğrenildi.
4 İSİM ANKARA'DA İFADE VERDİ
Yapılan tespitlere göre imzacılardan 76'sının Ankara'da ikamet ettiği, diğer şüphelilerin ise farklı illerde bulunduğu belirlendi. Ankara'da yaşayan bazı isimler savcılık talimatıyla ifadeye çağrıldı. 28 Şubat'ta ifadeleri alınan ve ardından serbest bırakılan isimler arasında Sol Parti Sözcüsü İlknur Başer, TMMOB yöneticisi Bülent Tatlı, BirGün gazetesi yazarı İsmail Arı ve Sosyal Demokrasi Derneği Genel Sekreteri Ali Onat Çetin’in de bulunduğu öğrenildi. Soruşturma kapsamında imzacılara, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret" suçlamalarının yöneltildiği bildirildi.
Dört ismin ifadelerinde dikkat çeken bir diğer unsur ise bildirinin hazırlanma ve organizasyon sürecine ilişkin sorulara verdikleri belirsiz yanıtlar oldu. Dört isim de metnin kendilerine ulaştığını, içeriğini uygun bulduklarını ve imza verdiklerini belirtti. Ancak bildirinin kim tarafından organize edildiği, koordinasyonun hangi yapı üzerinden yürütüldüğü konusunda net ve ayrıntılı bir açıklama yapılmadı. Savcılığın, bildirinin hazırlanış sürecine ve imza organizasyonuna ilişkin teknik olarak da bir inceleme yürüttüğü öğrenildi.
28 ŞUBAT ZİHNİYETİ HALEN AYAKTA
"Laikliği Birlikte Savunuyoruz" başlıklı bildiri içeriğinde, bu faaliyetler ABD ve İsrail güdümlü gerici saldırı şeklinde tanımlandı. Bildiride, şu ifadelere yer verildi: "Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır. Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa'yı hiçe sayarak- 'suçlu' gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir. Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!."