Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) sular durulmuyor. Mutlak butlan kararı neticesinde genel başkanlık koltuğuna yeniden oturan Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasındaki kurultay krizi, mahkeme koridorlarına taşınıyor. Özgür Özel cephesinin delegelerden topladığı imzalar üzerinden şekillenen süreçte artık son sözü hukuk söyleyecek.
Genel merkezde kurultay sessizliği
Özgür Özel’i destekleyen delegeler tarafından olağanüstü kurultay talebiyle toplanan 833 imza, geçtiğimiz günlerde Genel Merkez’e teslim edilmişti. Parti yönetimine, bu kritik talebi değerlendirip karara bağlaması için tanınan 10 günlük yasal süre geçtiğimiz cuma günü itibarıyla sona erdi. Kılıçdaroğlu yönetimi bu süreçte resmi bir karar açıklamazken, geri çekilen imzalar ve tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk edilen isimler nedeniyle geçerli imza sayısının 820'ye düştüğünü duyurmakla yetindi. Genel Merkez bir yandan imza incelemelerinin sürdüğünü belirtirken, diğer yandan olağan kurultay sürecinin eylül ayı başında başlatılacağını ilan ederek sürece yeni bir boyut kazandırdı.
Çağrı heyeti için gözler mahkemede
Genel Merkezin olağan kurultay takvimini işaret etmesi ve imzalara doğrudan yanıt vermemesi üzerine Özgür Özel cephesi rotasını yargıya çevirdi. Olağanüstü kurultay talebinin askıda kalmasını engellemek isteyen muhalifler, bu hafta içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurmaya hazırlanıyor. Başvurunun temel eksenini, kurultayın bir an önce toplanabilmesi amacıyla mahkemeden yasal bir "çağrı heyeti" atanmasının talep edilmesi oluşturacak.
Parti meclisi istifaları da yargı kıskacında
Kurultay krizinin yargıya taşınacak tek boyutu imzalarla sınırlı kalmayacak. Özgür Özel’e yakınlığıyla bilinen 27 ismin Parti Meclisinden (PM) eş zamanlı olarak istifa etmesi, partinin en üst karar organının meşruiyetini ve toplanma yeterliliğini tartışmaya açmıştı. Bu stratejik hamle de mahkeme salonlarında gündeme gelecek. Özel cephesi, mahkemeye yapacağı ek başvuru ile Parti Meclisinin karar alma ve toplantı yeter sayısını yitirdiğinin hukuken tespit edilmesini talep edecek. Böylece, Kılıçdaroğlu yönetiminin mevcut PM ile alacağı olası kararların yasal geçerliliği de doğrudan hedef alınmış olacak.