Cumhurbaşkanı Erdoğan: İstanbul'u iş bilmez kifayetsizlere bırakmayacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu. İstanbul'un Bizans işgalinden kurtulmasıyla asıl kalplerin fetholunduğunu söyleyen Erdoğan, "Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk'tür, Müslümandır, Allah'ın izniyle de Türk ve Müslüman olarak kalacaktır." dedi. İstanbul'un fetih ve Fatih ruhundan koparılmasına asla göz yummayacaklarının da vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu aziz şehri iş bilmez, tarih bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak; İstanbul'a hizmet etmeyi, dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı. Öte yandan Erdoğan, CHP içindeki krize de değinerek söz konusu tartışmaların içinde olmadıklarını da söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı, saat 15.53'te başladı.

Yaklaşık iki buçuk saat süren toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarda bulundu.

Your browser doesn't support HTML5 video.

"Bayramlar, bizi bölmeye çalışanlara verdiğimiz en anlamlı cevaplardan biri"

Toplantıda, bölgesel gelişmeleri, trafik güvenliğini, güncel ekonomik durumu ve "Terörsüz Türkiye" sürecini mütalaa ettiklerini belirten Erdoğan, ülkenin kalkınma, adalet ve demokrasi yolculuğuna ivme kazandıracak kararlar aldıklarını söyledi.

Milletin geçmiş Kurban Bayramı'nı tebrik eden Erdoğan, bayramın, ülkeye, millete ve İslam alemine hayırlar getirmesini diledi.

Your browser doesn't support HTML5 video.

"Bizi bölmeye çalışanlara verdiğimiz en anlamlı cevaplardan biri, kuşkusuz hakkıyla idrak ettiğimiz bayramlarımızdır. Bayramlar mahzun gönüllerin aydınlandığı, dargınlıkların ve kırgınlıkların unutulduğu, bizi biz yapan değerlerin yeniden hatırlandığı, 86 milyonun ve tüm Müslümanların aynı duada buluştuğu müstesna zaman dilimleridir. Her bayram olduğu gibi bu bayramda da milletimizin farklılıklarını bir tarafa bırakıp kenetlendiğini, kucaklaştığını hem kendi içinde hem de dünyanın farklı yerlerindeki ihtiyaç sahipleriyle dayanışma sergilediğini görmekten büyük bir memnuniyet duydum."

Bayram tatilini idari izinle toplam 9 güne çıkardıklarını anımsatan Erdoğan, bu süreçte vatandaşların memleketlerini ziyaret ettiğini, sıla-i rahimde bulunduklarını, aileleriyle birlikte dolu dolu zaman geçirdiklerini ifade etti.

Erdoğan, hac farizası için mukaddes topraklarda bulunanların bir nevi kıyamet provası olan ibadetlerini yerine getirdiklerini belirterek, Allah'tan, herkesin haclarını makbul ve mebrur eylemesini diledi.

"Ölümlü kaza sayısı geçmiş yıllara göre azaldı"

"Tabii bir taraftan bayramın neşesi gönüllerimizi sarıp sarmalarken, diğer taraftan trafik kazalarında kaybettiğimiz 70 vatandaşımızın acısı milletçe hepimizin yüreğini dağlamıştır. Trafik kazalarında yitirdiğimiz tüm kardeşlerimize Cenabıallah'tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Tedavileri devam eden vatandaşlarımıza aynı şekilde yüce Mevladan acil şifalar niyaz ediyorum. Tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına tahammülümüz olmasa da gerek ölümlü kaza sayısı gerekse vefat ve yaralı sayısı geçmiş yıllara göre bu sene azalmıştır. Yeni yollar, yoğun trafik tedbirleri, hava destekli denetimlerle ağır vasıta kısıtlamaları gibi önlemler neticesinde trafik güvenliğinde kayda değer iyileşmeler sağlanmıştır. Araç ve insan hareketliliğinin zirveye çıktığı 9 günlük bayram tatili boyunca vatandaşlarımızın güvenli seyahat edebilmeleri için fedakarca çalışan kolluk kuvvetlerimize ve karayolları personelimize teşekkür ediyorum."

Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye'nin dört bir yanını birbirine bağlayan güçlü bir ulaşım ağının olmadığını hatırlatarak, "Bugün ise ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan dev bir ulaşım altyapısına sahibiz. 'Yol medeniyettir' şiarıyla son 23 yılda ülkemizin ulaşım altyapısına devasa nitelikte yatırımlar yaptık. Kara yollarında 206 milyar dolar, demir yollarında 80 milyar dolar, hava yollarında 35,5 milyar dolar tutarında yatırıma imza attık." diye konuştu.

"Trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu artırdık"

"Ülkemizde sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıyken bugün 77 ilimiz duble yollarla birbirine bağlanmış durumda. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı, 8,5 milyonken şehirler arası ortalama hızımız saatte yalnızca 40 kilometreydi. Bugün ülkemizdeki araç sayısı 33,6 milyonu geçmesine rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye yükseldi. Bölünmüş yol yatırımlarıyla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu önemli ölçüde artırdık. Bilhassa kafa kafaya çarpışmalardan kaynaklı trafik kazalarında Allah'a hamdolsun büyük bir düşüş yaşandı."

Bölünmüş yollarla birlikte otoyol uzunluğunu da iki kattan fazla artırdıklarını dile getiren Erdoğan, 1714 kilometre olan otoyol uzunluğunu, 3 bin 796 kilometreye çıkardıklarını söyledi.

Dağları tünellerle, vadileri ve akarsuları köprüler ve viyadüklerle geçtiklerini kaydeden Erdoğan, "311 kilometre olan köprü-viyadük uzunluğumuzu 821 kilometreye, sadece 50 kilometre olan tünel uzunluğumuzu 856 kilometreye yükselttik." dedi.

"Hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı"

Demir yolunun önem ve öncelik verdikleri bir diğer alan olduğunu, Türkiye'nin, hızlı trenin konforuyla ilk defa kendi dönemlerinde tanıştığını dile getiren Erdoğan, "2 bin 251 kilometreye ulaşan hızlı tren hatlarımızı bayram boyunca 322 bin yolcumuz kullandı." diye konuştu.

"2002'de 26 havalimanımız varken, şimdi 58 havalimanımızla yıllık yaklaşık 250 milyon yolcuya hizmet veriyoruz. Bundan 13 sene evvel Gezici vandalların 'yapılmasın' diye ortalığı yakıp yıktığı İstanbul Havalimanımız bugün dünyanın en prestijli havalimanları arasında gösteriliyor. Gezicilerin 'Buraya uçak inmez' dedikleri havalimanımız dün 1730 uçak trafiğiyle rekor kırdı. Bayram tatili süresince Sabiha Gökçen Havalimanı'nda 8 bin 170 uçak trafiğiyle 1 milyon 402 bin yolcuya, Antalya Havalimanı'nda 8 bin 408 uçak trafiğiyle 1 milyon 456 bin yolcuya, Esenboğa Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiğiyle 382 bin yolcuya, Adnan Menderes Havalimanı'nda 2 bin 557 uçak trafiğiyle 398 bin yolcuya hizmet verilmiştir. Birileri sadece laf üretirken biz 23 yıl boyunca iş ürettik, hizmet ürettik, Türkiye'nin çehresini değiştirecek vizyon projelerini hayata geçirdik."

"Ulaştırma yatırımları hız kesmeden devam edecek"

Ulaştırma yatırımlarının üretime etkisinin 2 trilyon doları bulduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bu yatırımların yıllık ortalama istihdama etkisi ise 1 milyon 200 bin civarındadır. Ekonomideki katkılarının yanı sıra bu yatırımlar sayesinde vakit ve yakıt israfı önlenmiş, çevre kirliliği azaltılmış, turizmden tarıma birçok sektörde ilave katma değer üretilmesi sağlanmıştır." dedi.

"2025 yılında aralarında Aydın-Denizli Otoyolu, Konya ve Malatya Çevre Yolu ikinci etapları ile Antalya Havalimanı iç ve dış terminal binalarının olduğu 55 projemizi hizmete açmıştık. 2026 yılı için hedefimiz 144'ü kara yolu olmak üzere toplam 188 projeyi halkımızın istifadesine sunmaktır. Özellikle 42 şehrimizi birbirine bağlayacak olan Ankara-Kırıkkale-Delice yoluyla ilgili çalışmalarımızı hızlandırmış durumdayız. 7 kavşak, 4 tünel, 8 viyadük, 22 kavşak köprüsünün yer aldığı toplam 120 kilometre uzunluğundaki bu projeyi inşallah gelecek yıl hizmete alacağız."

"Ancak bu Osmanlı padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı?"

"Merhum Nurettin Topçu, İstanbul'un fethinin esas manasını bakınız nasıl ifade ediyor. İstanbul'un kahraman Fatih'i hakkında bugüne kadar çok güzel sözler söylendi. Hepsinden ziyade Hazreti Peygamber'in onu övmesi yeterdi. Ancak bu Osmanlı padişahının yaptığı yalnız bir şehrin alınması mıydı? Biz buna inanmıyoruz. Olayı bu kadar küçültmek istemiyoruz. Bir şehrin alınmasıyla tarihte yeni bir devir açılmaz. Gerçekte yapılan bir şehrin fethiyle beraber ruhların fethi, kalplerin fethidir."

"İstanbul kıyamete kadar Türk ve Müslüman kalacak"

"Minarelerinden ezan-ı Muhammediler yükselen Ayasofya, aynı zamanda feth-i mübinin de sembolü olmuştur. Ancak bu sembol uzun yıllar mahzun ve boynu bükük bırakılmıştır. 86 yıllık hicranın ardından Fatih'in emaneti Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kırarak fethin bağrında açılan bu yarayı, hamdolsun biz kapattık. Yıllarca gözü yaşlı ve gönlü yaslı olan Ayasofya, artık kubbesinde inleyen Kur'an-ı Kerim tilavetiyle, minarelerini süsleyen ezan-ı Muhammedilerle İstanbul'un bağrından yükselen kutlu bir sancak olarak medeniyetimizdeki mümtaz makamına tekrar kavuşmuştur. İstanbul'un duvarlarını 'Zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten Bizans artıkları halen kabullenmekte zorlansa da İstanbul Türk'tür, Müslüman'dır, Allah'ın izniyle kıyamete kadar da Türk ve Müslüman kalacaktır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un fetih ve Fatih ruhundan koparılmasına asla göz yummayacaklarını vurgulayarak, "Bu aziz şehri, iş bilmez, tarih bilmez, kadr-ü kıymet bilmez kifayetsizlerin insafına bırakmayacak, İstanbul'a hizmet etmeyi, bu güzel şehre yatırım yapmayı, İstanbul'a yakışan dev projelere imza atmayı sürdüreceğiz. Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih'i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle yad ediyorum. İlk fetih hareketinden günümüze kadar bu toprakları mübarek kanlarıyla şereflendiren tüm kahramanların aziz ruhları şad olsun diyorum." ifadelerini kullandı.

"Öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok"

Dünyada ve bölgede gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmaların yaşandığına dikkati çeken Erdoğan, "Coğrafyamızda sınırların yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek istendiğini görüyoruz. Gazze'den Lübnan'a, Yemen'den Sudan'a yönümüzü nereye çevirsek aynı oyunun farklı sahneleriyle karşılaşıyoruz. Türkiye olarak bir yandan bu oyunları bozmaya çalışırken diğer yandan da 23 yıllık kazanımlarımızı güçlendirmenin mücadelesini veriyoruz." diye konuştu.

"Savunma sanayisinde destan yazan bir Türkiye var. Ekonomide, enerjide, ticarette söz ve etki sahibi bir Türkiye vardır. Bölgesel gerilimlerin ortasında istikrar adası olan bir Türkiye vardır. Bunların gerisinde de milletimizin duası ve desteğinin yanı sıra tecrübeli, dirayetli, vizyoner kadroların Türkiye'de 23 yıldır iş başında olması vardır. Bunun kıymetini, sınırlarımızın hemen ötesinde her gün bir yenisi patlak veren krizlere baktığımızda hepimiz çok net anlayabiliyoruz.

Birileri kafalarını kuma gömmüş olsalar da takip eden her bir vatandaşımız Türkiye'nin hangi kritik eşiklerden geçtiğini görüyor. Şunun bilinmesinde fayda olduğuna inanıyorum. İktidar ve ittifak olarak tarihi değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihi bir sorumluluk üstlendiğimizin gayet idrakindeyiz. Dolayısıyla bizim öfkeye, kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok. Biz her sataşana cevap vermek gibi bir lükse de sahip değiliz. Bizim tek derdimiz vardır, o da Türkiye'dir, Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır."

"Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor"

"Sadece buna odaklanıyor, zihnimizi sadece bununla meşgul ediyoruz. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmaların hiçbiri bizi ilgilendirmiyor. Kurultay salonlarından mahkeme koridorlarına taşan bu siyasi ve hukuki mücadelenin hiçbir yerinde yokuz, olmadık ve olmayacağız. Siyasi ikballeri için huzursuzluk üretmeye çalışanlar unutmasınlar ki bu toprakların mayası şiddete, nümayişe, sokak terörüne, hukuk tanımazlığa prim vermez. Biz de hangi bahaneyle olursa olsun sokaklarımızın karıştırılmasına, milletimizin kutuplaştırılmasına, halkımızla güvenlik görevlilerimizin karşı karşıya getirilmesine müsaade etmeyiz. Böylesi hassas bir dönemde Türkiye'nin dikkatini dağıtmaya, milletimizin gönül ahengini bozmaya kimsenin hakkı yoktur ve olmaz.

Ülkemizin yeni sürüm kayıkçı kavgalarına değil, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere 86 milyonu ilgilendiren meselelerde ortak zeminde buluşmaya, mutabakata, güç birliği yapmaya ihtiyacı vardır. Terörsüz Türkiye sürecini her türlü polemikten uzak ele almak, çözüm çabalarına samimiyetle katkıda bulunmak siyaset kurumunun görevidir. Biz, iktidar ve ittifak olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı olmaya, kucaklayıcı olmaya, birleştirici olmaya özen göstereceğiz. Bunu yaparken milletimizin çıkarlarını önceleyecek, Türkiye'nin istikbalini her türlü siyasi mülahazanın üstünde tutmaya devam edeceğiz. Bunun için de bir olacağız, iri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız diyerek yolumuza devam edeceğiz."