Kıymetli bakanlar, enerji sektörünün değerli temsilcileri, değerli katılımcılar, saygıdeğer misafirler, sizleri en kalbi duygularımla saygıyla selamlıyorum. İstanbul'umuz enerji güvenliği, kaynak diplomasisi ve küresel iş birliğinin masaya yatırıldığı önemli bir buluşmaya ikinci kez ev sahipliği yapıyor. Zirve vesilesiyle Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'dan Orta Doğu'ya uzanan coğrafyanın seçkin temsilcilerini ülkemizde ağırlıyoruz. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nin ikincisinde sizleri güzel İstanbul'umuzda misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyduğumu evvel emirde belirtmek istiyorum.
Sayın bakanlarla birlikte tüm katılımcılara şimdiden teşekkür ediyorum. Enerji kalkınmanın ve bölgesel istikrarın merkezinde yer alan bir güç unsuru olma vasfını giderek perçinliyor. Bu kaynaklara ulaşmak devletler için daha fazla önemli hale geliyor. Bölgemizde son yıllarda yaşanan olaylar, bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Rusya-Ukrayna savaşında gündeme ilk gelen konu enerji tedariki, doğal gaz hatlarının güvenliğiydi. Aynı şekilde İran'a başlatılan saldırıların olumsuz etkilediği alanların en başında enerji tedariki geliyor. Enerji tedariki ile ilgili ciddi sıkıntılar baş gösterdi.
Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye'nin bu özelliğini teyit etmiştir. Ülkemiz tüm tahriplere rağmen sağduyulu siyasetiyle savaşın dışında kalmıştır. Türkiye hem enerji naklinde güvenilir bir ortak hem de barışın kilit aktörü olarak öne çıkmıştır. Bunun tesirini uzun vadede daha fazla göreceğimize inanıyorum. Enerji kaynaklarının güvenli ve düşüş maliyetlerle geçişini temin etmek en az bu kaynaklara sahip olmak kadar önemlidir.
Bölgemizde son yıllarda yaşanan olaylar bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koyarken, diğer taraftan ülkeler arasındaki bağımlılık ilişkisinin ulaştığı seviyeyi de göstermektedir.
Türkiye'nin vazgeçilmezliği bu süreçte bir kez daha anlaşılmıştır. Bunda son 23 yılda hükümetimizin çok büyük adımlarının payı vardı. Göreve geldiğimizde Türkiye'nin doğalgaz giriş kapasitesi 90 milyar metreküptü. Bugün 495 milyar metreküpe çıktı. Toplam 5 boru hattı ile doğalgaz tedarik ediyoruz. Türkiye 50'den fazla şirketten doğalgaz temin ediyor. LNG terminalleri FSRU tesisleri ve boru hatlarıyla Türkiye'nin en büyük enerji merkezlerinden biri haline getirdik. Günlük LNG saflaştırma kapasitemizi mevcut 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız.
Kuşkusuz bir diğer kayda değer başarımız, 2016 yılında ilan ettiğimiz milli enerji ve maden politikasıyla başlayan sondaj ve arama faaliyetlerimizdir. Burada kelimenin tam anlamıyla paradigmayı değiştirdik. “Bulanlar ancak arayanlardır” şiarıyla 10 yılda bu alana çok ciddi yatırım yaptık. Kendi mühendislerimizle, kendi gemilerimizle, kendi ekipmanlarımızla Mavi Vatan'da arama faaliyetleri yürüttük. Fatih sondaj gemimizle Cumhuriyet tarihimizin en büyük doğalgaz keşfini gerçekleştirdik. Muhalefetin küçümsediği Sakarya Gaz Sahası'nda günlük üretimimiz bugün 9,5 milyon metreküpe ulaştı. Bu üretim miktarıyla milyonlarca hanemizin enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Osman Gazi üretim platformumuzun devreye alınmasıyla birlikte 2026 yılında günlük üretimimizi 20 milyon metreküpe yükselteceğiz. Böylece inşallah 8 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz'den karşılamış olacağız. İkinci yüzer üretim platformumuzun inşası sürüyor. 2028'de onun da hizmete girmesiyle üretim üçüncü fazda günlük 45 milyon metreküpe çıkacak ve 16-17 milyon haneye yerli gazımız ulaşacak. Değerli dostlar, tabii sadece Karadeniz'de değil, Gabar'da da tarih yazdık. Şırnak Gabar'da gerçekleştirilen petrol keşfimiz, Cumhuriyet tarihimizin en büyük petrol keşfi olarak kayıtlara geçti. On yıllar boyunca terörle ve terör eylemleriyle anılan bölgeler bugün üretimle, yatırımla ve istihdamla anılıyor.