Alanında uzman akademisyenler, hukukçular, eğitim yöneticileri, öğretmenler, müftülük temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve farklı kurumlardan paydaşların katılım sağladığı çalıştayda erken çocuklukta din ve ahlak eğitimi hukuki, pedagojik, bilimsel ve toplumsal boyutlarıyla bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi.
Beş tematik masa çok disiplinli katılım
Çalıştay kapsamında oluşturulan beş ayrı masa çalışmasında şu başlıklar ele alındı:
Her masa, erken çocukluk döneminde din ve ahlak eğitiminin farklı bir boyutuna odaklanırken tartışmalar çocuk yararı, bilimsel dayanak, hukuki sınırlar ve uygulamaya rehberlik edecek ilkeler çerçevesinde yürütüldü.
Çalıştayda özellikle şu konular üzerinde duruldu:
- • Erken çocuklukta din ve ahlak eğitiminin anayasal ve hukuki sınırları,
- • Çocuk hakları ve “çocuğun yüksek yararı” ilkesi,
- • Program içeriklerinin gelişim özelliklerine uygunluğu,
- • Eğitimcinin pedagojik yeterlikleri ve etik sorumlulukları,
- • Akademik literatürün sahaya yansıması,
- • Aile katılımı ve kurumlar arası iş birliği modelleri.
Katılımcılar; erken çocukluk döneminde verilecek değerler eğitiminin çocuğun bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini destekleyecek nitelikte, pedagojik açıdan güvenli ve hukuki açıdan net bir çerçeveye kavuşturulması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı.
Akademi–Saha–Kurum iş birliği vurgusu
Çalıştayda; Millî Eğitim teşkilatı, üniversiteler, müftülükler, sivil toplum kuruluşları ve uygulayıcı eğitimciler arasında sürdürülebilir bir iş birliği modelinin oluşturulmasının önemine dikkat çekildi. Akademik bilginin sahaya aktarılması, öğretmenlerin hizmet içi desteklenmesi ve aile katılımının güçlendirilmesi öncelikli başlıklar arasında yer aldı.
Somut öneriler raporlaştırılacak
Masa çalışmaları sonucunda elde edilen değerlendirme ve öneriler, kapsamlı bir çalıştay raporu hâline getirilerek ilgili kurum ve karar vericilerle paylaşılacak. Hazırlanacak raporun; politika geliştirme, rehber doküman oluşturma ve uygulamaya yönelik yol haritası sunma açısından önemli bir referans metni olması hedefleniyor.
Erken çocukluk döneminin bireyin değer dünyasının temellerinin atıldığı kritik bir evre olduğuna dikkat çeken katılımcılar, bu alandaki çalışmaların bilimsel, hukuki ve pedagojik hassasiyetle sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.