Oyala ve Çin'le ilişkileri geliştir

Batılı liderler, ABD Başkanı Donald Trump’ı kısa vadede yatıştırmak için Arktik güvenliğini güçlendirme söylemini öne çıkarırken, uzun vadede Washington’a olan bağımlılıklarını azaltmanın yollarını arıyor.

Sernur Yassıkaya
Batılı ülke lideri Çin'i ziyaret etti.

Batı medyasında çıkan haberlere göre Avrupa Birliği ülkeleri, ticaret ortaklarını çeşitlendirmeye, savunma kapasitelerini artırmaya ve Amerikan teknolojisine olan bağımlılığı azaltmaya yönelik adımlar atıyor. Almanya ve İtalya’nın geçtiğimiz hafta yayımladığı ortak politika belgesi, Avrupa’nın stratejik bağımsızlık arzusunun arttığını ancak bu hedefe ulaşmanın önünde ciddi engeller bulunduğunu ortaya koydu. Belgede, yatırımları teşvik etmek ve tek bir Avrupa sermaye piyasası oluşturmak gibi uzun süredir tartışılan adımların hızlandırılması çağrısı yapıldı. Aralık ve Ocak aylarında ise altı Batılı ülke lideri Çin'i ziyaret etti.

PEKİN'İN KAPISINDALAR

Ziyaretlerin ortak teması ise ikili ekonomik ilişkileri geliştirmek olarak belirlenmiş durumda. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron aralık ayında Pekin'i ziyaret etti. 5 Ocak'ta Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung Pekin'de temaslarda bulundu. Ziyaret 8 yıl sonra iki ülke arasındaki en üst düzey görüşme oldu. Kanada Başbakanı Mark Carney de Ocak ayında Pekin'de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüştü. Görüşmede iki ülke arasında ticari iş birliğinin artırılması kararı alındı. İrlanda Başbakanı Michael Martin 14 yıl aradan sonra Pekin'i ziyaret eden ilk İrlandalı lider olarak kayıtlara geçti. 27 Ocak'ta Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo Pekin'in bir diğer misafir oldu. İngiltere Başbakanı Keir Starmer da ocak ayının sonunda Çin lideri Şi Cinping tarafından kabul edilen Batılı liderler arasında yer aldı. Alman medyasında çıkan haberlere göre Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in de şubat ayı sonunda Pekin'e bir ziyaret gerçekleştirmesi bekleniyor. Öte yandan Ocak ayında Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan yeni ticaret anlaşması, ABD dışındaki pazarlara açılma stratejisinin önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda yarı iletkenler, nadir toprak elementleri ve savunma sanayi ürünlerinde dışa bağımlılığı azaltmak, Avrupa’ya ABD ile ilişkilerinde daha fazla manevra alanı kazandırmayı amaçlıyor.