Sumud aktivisti İsrail işkencesini anlattı: Bağırdıklarını duyabiliyorduk

Küresel Sumud Filosu'nun Fransız aktivistlerinden Laetitia Merle, İsrail tarafından alıkonulduklarında cinsel saldırı dahil şiddet ve işkenceye maruz kaldıklarını belirtti. Merle, "Bazılarımızı soyundurdular, elle aradılar. Bizlerden bazılarını alarak dövmeye götürdüler. Bağırdıklarını duyabiliyorduk" dedi.

Fransız aktivistlerden Merle, İsrailli askerlerin 4 gün boyunca aktivistlere uyguladığı şiddetin detaylarını anlattı.

İsrail'in alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu'nun Fransız aktivistleri, farklı uçak seferleriyle geçen hafta Fransa'ya döndü.

Ülkesine 22 Mayıs'ta dönen filonun Fransız aktivistlerinden Merle, başkent Paris'te yaptığı açıklamada, İsrailli askerlerin 4 gün boyunca aktivistlere uyguladığı şiddetin detaylarını anlattı.

Merle, "Küresel Sumud Filosu'nda yolcuydum ve işgalci İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda kaçırıldım. 4 gün boyunca şiddete maruz kaldım, cinsiyetçi şiddet ve işkenceye." ifadelerini kullandı.

İsraillilerin kendisine "Hamas için çalışıp çalışmadığını" sorduklarını belirten Merle, kendisinin ise insani yardım hareketine katıldığını söyleyerek yanıt verdiğini aktardı.

Merle, İsraillilerin kadın ve erkek aktivistleri farklı gruplara ayırdığını ifade ederek, şunları kaydetti:

  • "Aşağılanmalara maruz kaldık, tedaviden, sudan, gıdadan yoksun bırakıldık. Arka arkaya bağlı bir şekilde dört ayak üzerinde yürütmek ve hapishanede tur attırmak için bizi gece uyandırıyorlardı. Bizleri dövdüler. (İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar) Ben-Gvir'in önünde bizlerden 'Yaşasın İsrail.' diye bağırmamızı istediler, reddettik. 'Özgür Filistin.' dedim, bir tokat yedim."

İsraillilerin hapishaneye çevrilen gemideyken her 6 saatte bir 160 kişi için yalnızca 20 su şişesi verdiklerini dile getiren Merle, su şişelerinin üzerlerine atıldığını, bir aktivistin bu yüzden bayılma tehlikesi geçirdiğini vurguladı.

Merle, İsraillilerin aktivistleri plastik mermi atmak ve elektroşok cihazı kullanmakla tehdit ederek konteynerlere girmeye zorladığını anlatarak, Aşdod Limanı'na geldiklerinde ifade verdiklerini kaydetti.

Aktivistlerin hangi pasaporta sahip olduklarına bakıldığına işaret eden Merle, "İki Türk adamı aldılar, dövüldüklerini ve çığlık attıklarını duydum. Çok korktum, ardından sıra bana geldi ve ifade vermeye geçtim. Benim pasaportum benden 3 kişi ötedeki arkadaşımdaydı." dedi.

Laetitia Merle, Fransa'nın güneyinden olduğunu belirterek, İsraillilerin ten rengi nedeniyle kendisinin Cezayirli olduğunu sandıklarını, bu nedenle dışlandığını söyledi.

"Bizlerden bazılarını alarak dövmeye götürdüler"

Ellerinin arkadan sıkı şekilde kelepçelendiğini anlatan Merle, "Çok ağrım vardı, plastik kelepçeyi çok sert sıktılar. 'Yardım.' diye bağırınca, 2 İsrailli asker gelip (kelepçeyi) daha fazla sıktı. Arkadaşlarım çığlık attı çünkü bilincimi kaybetmek üzereydim. Bir doktor geldi ancak manipülasyon olduğunu anladım çünkü beni videoya çekiyorlardı. (Doktor) Birdenbire nazikleşti ve plastik kelepçemi kesip başka bir tane taktı." diye konuştu.

Kendilerine sürekli İsrail ulusal marşının dinletildiğini, klimanın son ayarda çalıştırıldığını kaydeden Merle, "Bizlerden bazılarını alarak dövmeye götürdüler. Bağırdıklarını duyabiliyorduk." ifadelerini kullandı.

Merle, tansiyonu olmasına rağmen ilacını vermediklerini belirterek, "Bazılarımızı soyundurdular, elle aradılar. Dün bir avukatla görüştüm, bize bunun aslında cinsel saldırı olduğunu fark ettirdi. Çünkü kaçırıldık ve katılanların hiçbirini soyundurmak ya da elle aramak için hiçbir gerekçe yoktu." diye konuştu.

Kadın aktivistlerin köpeklerle korkutulduğunu söyleyen Merle, Alman çoban köpeklerinin kadınların üzerine havlatıldığını belirtti. Fransız aktivist, "Bunun 4 gün süren bir cehennem olduğunu söyleyebilirim." dedi.

Merle, Filistin halkının yaşadıklarını görünür kılmak istediklerinin altını çizerek, "Filistin halkını düşünüyorum ve benim bedenim Filistin'in erkeklerinin ve kadınlarının neler yaşadığına tanık oldu. Bu savaşı durdurmak gerekiyor. Faşizmi, ırkçılığı durdurmanın çaresi var elimizde." değerlendirmesinde bulundu.

İsrail tarafından alıkonulduklarında Fransızca konuşan gençlerle muhatap olduklarını, onlara bunları neden yaptıklarını sorduğunu aktaran Merle, "Bana Müslümanların Fransa'da bir gün uyanıp gelip tüm çocuklarını öldüreceklerini söylediler. Onlara, Müslüman arkadaşlarımın olduğunu ve yalnızca birlikte yaşamak istediğimizi söyledim." şeklinde konuştu.

"Başörtüsü takan kız kardeşlerin başörtüsünü çektiler"

Merle, sözleri nedeniyle kendisine tokat atıldığını ve dövüldüğünü belirterek, Fransa'ya dönmesine rağmen polislerden, köpeklerden hala korktuğunu anlattı.

İsrail'deyken ırkçılık ve cinsiyetçilik gördüğünü kaydeden Merle, "Başörtüsü takan kız kardeşlerin başörtüsünü çektiler. Kadınlar arasında kendi kendimizi korumaya çalıştık. Gücümüz, birliğimiz, hayatta kalmamızı ve direnmemizi sağladı." diye konuştu.