ABD'nin İran'a yönelik savaşı bir ayı geride bıraktı. Bu süreçte ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki sürece ilişkin açıklamalar, medya, uzmanlar ve resmi kurumlar tarafından çok sayıda kez hatalı, abartılı ya da kanıtsız bulunarak tartışma konusu oldu. 2025 saldırılarından 2026’daki savaş sürecine uzanan yalanlar, ABD Başkanı'nın ilk dönemdeki alışkanlığını İran savaşında da sürdürdüğünü gösteriyor. Trump'ın İran savaşı özelinde özellikle enerji fiyatlarını ve finansal piayasaları kontrol etmek amacıyla spekülatif söylemlere sığındığı da iddialar arasında. Ancak ABD Başkanı'nın söylemi artık çoğu kişi tarafından görmezden gelinirken, sahadaki gelişmelere odaklanılmış durumda. İlk başkanlık döneminde Trump, 30 binden fazla yanlış ya da yanıltıcı iddiada bulundu. Bu da günde ortalama 20’nin üzerinde bir oran anlamına geliyor. Trump'ın "yalanlar" üzerine kurduğu ve cephedeki gerçeklerle uyuşmayan stratejisi artık etkili olmuyor. Trump geçen hafta sonu da piyasaların kapanmasına saatler kala savaşın her an biteceğini söylemesine rağmen, piyasalar bu sefer istediği tepkiyi vermedi. İşte Trump'ın dünyayı krizin eşiğine taşıyan yanıltıcı iddialarından bazıları.
NÜKLEER PROGRAM TAMAMEN YOK EDİLDİ
ABD Başkanı Trump, Haziran 2025’te İran’ın nükleer kapasitesinin “tamamen yok edildiğini” söyledi. Ancak hem uluslararası gözlemciler hem de Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, programın ağır hasar aldığını fakat tamamen ortadan kaldırılmadığını belirtti. Daha sonra aynı programı yeniden hedef göstermesi ise çelişki olarak değerlendirildi.
İRAN'IN FÜZELERİNİ YOK ETTİK
Trump, yaşananları tanımlarken sanki farklı bir savaştan bahsediyor. Buna “savaş” demiyor, “operasyon”, “sınırlı görev” hatta “kısa bir müdahale” gibi ifadeler kullanıyor. Savaşı çoktan kazandığını ilan eden Trump'ın söylemine karşı sahada gerçeklik ise farklı bir tablo çiziyor. Binlerce asker konuşlandırılmış, uçak gemisi grupları yeniden konumlandırılmış, hava unsurları harekete geçirilmiş ve özel kuvvetler sahaya indirilmiş durumda, İran'ın füze ve İHA saldırıları ise kesintisiz devam ediyor. Sınırlı bir eylem olarak sunulan süreç, çok cepheli genişleyen bir çatışmaya dönüştü ve bölgeyi, hatta ötesini içine çekme riski taşıyor.
İSRAİL DEĞİL BEN KARAR VERDİM
ABD Başkanı, başka bir gücün etkisi altında kalmadan, İran'a yönelik saldırı emrini kendisinin verdiğini iddia etse de hem Amerikan medyası hem de İsrail medyasında çıkan haberlerde, soykırımcı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Trump'ı ikna eden kişi olduğunu ortaya koydu. Öyle ki Trump'ın, Netanyahu'nun Mossad tarafından oluşturulan "rejim değişikliği" senaryosuna, Amerikan istihbaratının aksi görüşüne rağmen daha çok güvendiği ve ikna olduğu ortaya çıktı. Öyle ki, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve eski Terörle Mücadele Direktörü Joe Kent, Trump'ı savaşa sürükleyen ülkenin İsrail olduğunu dile getirdi.
USS COLE SALDIRISI İDDİASI
Trump, yine savaş gerekçesini meşrulaştırmak amacıyla İran’ın, Yemen'in Aden Limanı'nda 2000 yılında gerçekleşen USS Cole saldırısını “bildiğini ve muhtemelen dahil olduğunu” öne sürdü. Oysa Federal Araştırma Bürosu (FBI) ve istihbarat kurumları saldırının El Kaide tarafından planlandığını ve gerçekleştirildiğini ortaya koymuştu.
BİR-İKİ HAFTADA NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLACAK
Trump, eğer İran'a savaş başlatmasa, Tahran'ın bir iki hafta içerisinde nükleer silah sahibi olabileceğini iddia etti. Ancak hem Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu hem de eldeki verilerde, İran yönetiminde böyle bir kapasitenin henüz olmadığı kaydedildi. Trump'ın ölüm emrini verdiği eski İran dini lideri Ali Hamaney'in de nükleer silah üretimini yasaklayan bir fetvası olduğu biliniyordu.
ABD’Yİ VURABİLECEK FÜZE TEHDİDİ
Trump, İran’ın yakında ABD ana karasını vurabilecek kıtalararası balistik füzelere sahip olacağını savundu. Ancak uzmanlar ve Amerikan istihbarat kuruluşları bu kapasitenin en erken 2035 civarında mümkün olabileceğini belirtti.
“İRAN ABD SEÇİMLERİNE MÜDAHALE ETTİ”
Trump, İran’ın 2020 ve 2024 ABD seçimlerine müdahale ettiğini iddiasını savaş sürecinde yine dile getirdi. Ancak ABD medyası bu iddiaların somut kanıtlara dayanmadığını ve iç politikada olağanüstü yetki zemini oluşturma amacı taşıyabileceğini öne sürdü.
“SINIRSIZ SİLAH STOKUMUZ VAR” SÖYLEMİ
Trump, ABD’nin savaş için “neredeyse sınırsız” silah kapasitesine sahip olduğunu iddia etti. Buna karşın savunma analistleri mühimmat üretiminin kullanım hızının gerisinde kaldığını ve stokların sınırlı olduğunu belirtti. ABD'nin son bir ayda başta seyir füzeleri ve hava savunma sistemleri olmak üzere stokları yenilemesinin en az birkaç yıl alabileceği çıkan haberlerde yer aldı.
MİNAB OKUL KATLİAMI
Trump, 28 Şubat 2026 günü 180'e yakın çocuğun ölmesiyle sonuçlanan Minab’daki okul saldırısından İran’ı sorumlu tuttu. Ancak eldeki güçlü kanıtlar saldırının ABD tarafından gerçekleştirildiğini gösterdi. Amerikan medyası, okula saldırının "çifte vuruş taktiğiyle ve Tomahawk seyir füzeleriyle yapıldığını delillendiren haberler yayınladı. Pentagon ilk analizde saldırının ABD güçleri tarafından yapılmış olabileceğini kabul etti ve soruşturma başlatıldığını belirtti.
“İRAN’IN MISILLEMESI BEKLENMIYORDU”
Trump, İran’ın Körfez ülkelerine saldırılarının öngörülmediğini söyledi. Sonradan bu senaryonun ABD yönetimine sunulan olası gelişmeler arasında olduğu ortaya çıktı. Tahran yönetiminin savaş başlamadan önce olası saldırı durumunda Körfez bölgesindeki ABD üslerinin ve şirketlerinin hedef alınabileceği uyarısında bulunduğu ortaya çıktı.
ESKI BAŞKANLARLA GÖRÜŞME İDDİASI
Trump, hayatta olan eski ABD başkanlarından birinin kendisine “İran’ı bombalamayı isterdim” dediğini aktardı. Ancak yaşayan tüm eski başkanların temsilcileri Amerikan medyasına yaptıkları açıklamalarda böyle bir görüşmenin gerçekleşmediğini kaydetti.
MÜTTEFİKLERE İHTİYAÇ YOK
Trump, savaşın iyi gittiğini ve ABD’nin müttefiklere ihtiyaç duymadığını savundu. Buna rağmen Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için diğer ülkelerden destek talep etti. NATO ülkelerini savaşa katılmaya çağıran ABD Başkanı, daha önce ittifak üyelerinin Washington'a hiç yardım etmediğini savundu. Ancak NATO'nun 11 Eylül saldırılarının ardından 5. maddeyi Washington'a yardım amacıyla harekete geçirdiği biliniyor. Yine Afganistan başta olmak üzere birçok bölgede NATO üyesi ülkeler ABD ile birlikte hareket etti.
GÜNEY PARS DOĞAL GAZ SAHASI SALDIRISI
ABD Başkanı, Güney Pars Doğal Gaz Sahası'na yönelik enerji fiyatlarını zirve yaptıran saldırıdan ABD’nin haberi olmadığını söyledi. Ancak İsrailli yetkililer bu açıklamayla çelişen bilgiler paylaştı. İşgalci güç Washington'ın saldırıdan haberdar edildiğini açıkladı.
"MÜZAKERE VAR" DEDI YALANLANDI
Geçtiğimiz hafta sonu Trump, 48 saat içinde İran’ın elektrik altyapısını yok etme tehdidinde bulundu. Bu açıklama piyasalar ve hükümetler üzerinde şok etkisi yarattı. Ardından ABD Başkanı neredeyse kesintisiz bir şekilde yön değiştirerek “iyi ve verimli” müzakerelerden söz etti. İran yönetimiyle ileri düzey görüşmeler yürüttüğünü iddia etti; ancak bu açıklamalar İran Meclis Başkanı, yardımcısı ve dışişleri bakanı tarafından kamuoyu önünde yalanlandı. Trump'ın açıklamasına paralel ABD piyasalarında gerçekleşen 3 trilyon dolarlık hareket ise kafalarda soru işareti bıraktı.
"KARA SAVAŞI YOK" DEDİ
ABD Başkanı, 28 Şubat'ta savaş ilanı yaptığında birkaç gün içinde sadırıların sona ereceğini ilan etti. Savaşın kısa sürede bitmeyeceği anlaşıldığında, Amerikan askerlerinin İran toprağına ayak basmayacağını savunan Trump, bölgedeki 50 bin Amerikan mevcudiyetine karşın yeni asker gönderme kararı aldı. Trump, kara saldırısı olmayacak açıklamasının ardından çoğu Amerikan deniz piyadesi 17 bin ek askeri gücün Ortadoğu'ya kaydırılma kararı Pentagon tarafından açıklandı.
İRAN PETROLÜE SÜRESİZ EL KOYACAĞIZ
- ABD Başkanı Donald Trump’ın İngiliz Financial Times’a verdiği röportaj, İran savaşının perde arkasındaki amacına işaret etti. Trump, açık bir ifadeyle İran’ın petrol kaynaklarını hedef aldığını belirterek, “Açıkçası en sevdiğim şey İran’daki petrolü almak” sözleriyle dikkat çekti. Trump’ın açıklamalarında en çarpıcı başlıklardan biri ise İran’ın en kritik enerji noktalarından biri olan Harg (Kharg) Adası oldu. Basra Körfezi’nde yer alan bu ada, İran petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirildiği ana merkez konumunda bulunuyor. ABD Başkanı, olası bir operasyonun sadece kısa süreli bir askeri hamleyle sınırlı kalmayacağını da kabul etti. “Bu, bir süre orada bulunmamız gerektiği anlamına gelir” diyen Trump, fiilen bir işgal senaryosuna kapı araladı. Aynı röportajda Venezuela örneğini hatırlatan Trump, ABD’nin petrol bölgelerinde “süresiz kontrol” sağlayabileceğini savundu.
"İRANLILAR MAKUL DAVRANIYOR"
- Dün ayrıca Washington'dan İran yönetimini öven açıklamalar yapıldı. Trump, ABD ve İsrail’in saldırıları sonucu ölen İranlı liderlerin yerine gelen yeni isimlerin “çok daha makul davrandığını” savunarak, İran’ın ABD ile çalışıp çalışmayacağını bir hafta içinde öğreneceklerini belirtti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise "Kamuoyu önündeki farklı söylemlere rağmen İran anlaşmaya daha istekli" denildi.
ABD'NİN TEKLİFLERİ MANTIKSIZ
- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin 15 maddelik teklifi hakkında, “Teklif çoğunlukla çok iddialı, gerçekçi olmayan ve mantıksız talepler içeriyor” dedi. Bekayi, ABD’nin sunduğu 15 maddelik teklif hakkında, “ABD tarafından gönderilen teklif çoğunlukla çok iddialı, gerçekçi olmayan ve mantıksız talepler içeriyor” dedi. Diğer taraftan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, ABD'nin Hark Adası'na çıkarma yapma hazırlıkları hakkında, "Trump yalnızca (Hark adasına) asker gönderme kararı alabilir ancak askerlerin geri dönüşleri ile ilgili karar ona ait olmaz" dedi.
TAHRAN'DA PATLAMALAR
- ABD-İsrail ile birinci ayını dolduran savaşta çatışmalar dün de devam etti. ABD-İsrail saldırılarının hedefindeki İran’ın başkenti Tahran’ın güney ve batısında yoğun nüfuslu bölgelerde art arda şiddetli patlamalar meydana geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'ye ait iki MQ-9 Reaper tipi insansız hava aracının (İHA) ülkenin hava savunma sistemi tarafından düşürüldüğünü bildirdi. İran'ın art arda düzenlediği iki misillemede ise İsrail'in merkezindeki birçok kentte sirenler çaldı.