Ankara’daki İskitler Bitpazarı'nda tesadüfen bulunan bir taş baskı Kâbe resminden etkilenen Ketancı, 10 bin parçalık hac koleksiyonu oluşturdu. Türkiye’den 1947-1995 yıllarında kutsal topraklara yapılan hac yolculuklarını araştıran Ketancı’nın koleksiyonunda, otobüs biletlerinden pasaportlara, zemzem takımlarından mektuplara, yolculuk fotoğraflarından hac hediyelerine kadar binlerce obje yer alıyor. Küratörlüğünü Numan Noyan Küçük’ün üstlendiği “Cumhuriyet Dönemi Hac Yolculukları ve Hatıraları sergisi, 31 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.
EN DİKKAT ÇEKİCİ PARÇA
Koleksiyonun en dikkat çekici parçalarından birinin Türkiye’de “Hacı Murat” adıyla bilinen otomobillerin bu ismi nasıl aldığına dair fotoğraf olduğunu vurgulayan Ketancı, “Yaklaşık iki yıl önce bir dia (slayt filmi) grubu satın aldım. Bir Türk işçinin fotoğraf makinesinden çıkma diaları incelerken Mescid-i Nebevi’nin önündeki boş alanda araba fotoğrafı gördüm. Sosyal medyada paylaştığımda koleksiyoner arkadaşım Eren Yeşilutlu, ‘Ağabey bu Hacı Murat’ dedi. Yakından bakınca anladık. Normalde bu efsane yıllardır anlatılır ama hiçbir fotoğrafla belgelenmemişti. 1974 yılında şahsi araçlarla hacca gitmeye müsaade edilince, bu yerli otomobiller sağlamlığı ve düşük yakıt tüketimi nedeniyle çok tercih edilmiş. İnsanlar hacdan dönünce ‘Bu araba hac gördü, hacı oldu’ diyerek satmışlar ve adı Hacı Murat kalmış. Bu dia sayesinde ilk kez bunun fotoğrafını görmüş olduk” diye konuştu.
PAZAR TEZGAHLARINDAN KURTARILDI
Yıllar boyunca büyük sabır ve titizlikle belge, fotoğraf ve objeleri bir araya getiren Ketancı, pazar tezgahlarında kaybolmak üzere olan pek çok hatırayı son anda kurtardığını belirterek, şunları kaydetti: “Kâbe’nin tarihi mimarisine ait belgeleri bulmam da ilginçti. Dolaşırken yerde 6 tane albüm gördüm. Bir tanesinin kenarında Kâbe’nin çevresindeki Osmanlı revakları olduğunu düşündüğüm bir parça fark ettim. Ben farkında olmadan birisi albümleri satın alıp gitti. 10-15 saniye bekledikten sonra peşinden gittim. Eğer içinden hacla ilgili bir şey çıkarsa satın almak istediğimi söyledim. Kabul etti ve içinden çok kıymetli iki albüm çıktı.”