Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) tarafından hayata geçirilen ArtıKÜME Sanat Destekleri Programı'nın 2025 seçkisi, Karaköy Palas'ta sanatseverlerle buluştu. KÜME tarafından yeniden işlevlendirilen Karaköy Palas, İstanbul'un kültür sanat hayatına kazandırılan yeni merkezlerden biri oldu. Beyoğlu Karaköy'de konumlanan yapı, sanat galerileri ve bağımsız üretim alanlarının yoğunlaştığı bölgede yer alıyor. Baykar’ın kültür sanat dünyasına kazandırdığı yapıda, "Fırsatınız olsaydı ne yapmak isterdiniz?" sorusunun cevabı olan 25 proje, “Mümkün” sergisi kapsamında ziyarete açıldı.
MÜMKÜN TEMASI BİR MEYDAN OKUMA
Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karaköy Palas gibi 106 yıllık bir kültür varlığının İstanbul'un kültür sanat hayatına kazandırılmış olmasından memnuniyet duyduğunu söyledi. ArtıKÜME 2025 seçkisi destek programının zengin bir koleksiyonu içerdiğine işaret eden Ersoy, şöyle devam etti: "Kısa filmden tiyatroya, geleneksel üretimlerden dijital sanat uygulamalarına yaklaşık 15 farklı disiplini kapsayan 25 projeyle sanatın farklı renkleri, çeşitliliği ortak zeminde buluşturulmuştur. Disiplin ve konu sınırlandırmasına gidilmemesi, ülkemizin her köşesinden katılımın sağlanmış olması ve üretimin önündeki engelleri kaldırarak ertelenmiş, ötelenmiş projelerin hayata geçirilmesine imkan sunulması, sanatçılarımızın özgürce üretmesine alan açmış, bunun da geri dönüşü çok güçlü olmuştur. Gelinen bu nokta gösteriyor ki 2025 için belirlenmiş olan 'Mümkün' teması bir meydan okuma, bir motivasyon olarak düşüncede ve üretimde en etkili şekilde karşılığını bulmuştur."
BİZİ İNSAN KILAN EN GÜÇLÜ SIĞINAK SANAT
KÜME Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da açılışta yaptığı konuşmada, Karaköy Palas'ı kültür ve sanat hayatına kazandırmaktan dolayı mutluluk duyduklarını belirtti. Bir mühendis olarak daha çok İHA, yazılım, yapay zeka ve yüksek teknolojiyle tanındığını anlatan Bayraktar, "Tüm bu sistemleri geliştirirken gördüğüm çok daha derin bir mesele var. Öyle bir çağa şahidiz ki insan ile makine arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor. Makinelerin, yapay zekanın insanı taklit ettiği, insanların da hızla makineleştiği karanlık bir çağa yol alıyoruz. Ruhsuz bir rasyonalizmin, kendisinden başka kimseye hayat ve hürriyet hakkı tanımayan materyalizmin ve makineleşmiş insanların istilasıyla karşı karşıyayız. Bu istilaya karşı bizi insan kılan en güçlü sığınaklardan birinin sanat olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
KÜLTÜR SANATIN ALMANAĞI
Yeni Şafak’a konuşan KÜME Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Sümeyye Erdoğan Bayraktar, küreselleşen dünyada hem kendi toplumumuzu hem dünyadaki farklı kültürleri kendi kimliklerini koruyarak ayakta kalabilmesini çok önemsediklerini belirti. KÜME Vakfı’nın bu vizyonla kurulduğunun altını çizen Bayraktar, “Ülkemizin zenginliklerinden olan Karaköy Palas’ı sanat dünyasına kazandırmanın heyecanı içindeyiz. Bugün de ArtıKÜME programı kapsamında destek verdiğimiz 25 farklı sanatçının eserlerinin ‘Mümkün’ isimli sergisini geziyorsunuz. Gerçekten çok güçlü, çok etkileyici eserler var. Bunun yanında da Türkiye'de yapılan bütün kültür sanat etkinliklerinin bir almanağını hazırladığımız ODAK isimli projemizin de lansmanını yapıyoruz. Sergimiz 45 gün açık olacak” dedi.