Ankara Emek Mahallesi’nde bulunan ve kamuoyunda “İsrail Evleri” olarak bilinen konutlar için açılan kültür varlığı tescil davasında karar çıktı. Mimarlar Odası tarafından yapılan başvuruyu değerlendiren mahkeme, yapıların korunması gereken taşınmaz kültür varlığı niteliği taşımadığına karar verdi. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkılması plananlanan evlere mahkemeden onay çıkmadı.
Modern mimarlık mirasıymış
Dava sürecinde, 1950’li yıllarda inşa edilen yapıların "modern mimarlık mirası" olduğu ve "kent belleğinin bir parçası" sayılması gerektiği savunuldu. Ancak mahkeme bu değerlendirmeyi yeterli bulmadı.
Kararda dikkat çeken vurgu şu oldu: Her eski yapı kültür varlığı değildir. Mahkemeye göre İsrail Evleri, dönemin konut mimarisini yansıtsa da özgün, nadir ya da güçlü bir simgesel değer taşımıyor. Bu nedenle korunması zorunlu yapılar arasında değerlendirilemez.
Your browser doesn't support HTML5 video.
"Kent belleği" vurgusu yeterli görülmedi
Dosyada, Ankara’nın kent imgesi üzerine hazırlanan 2018 tarihli bir akademik çalışma da yer aldı. Bu çalışma, yapıların kent belleğindeki yerini ortaya koymak için sunuldu. Ancak mahkeme, bu tür verilerin İsrail Evleri’nin toplum nezdinde güçlü ve ayırt edici bir simgesel değer taşımadığı kanaatine vardı.
Tescil yok, koruma da yok
Mahkeme kararıyla birlikte, İsrail Evleri’nin kültür varlığı olarak tescil edilmemesi hukuka uygun bulundu. Böylece yapıların koruma kapsamına alınmasının önü kapanmış oldu.