İftar sofralarının vazgeçilmez ve hafif tatlısı güllaç, serinletici lezzetiyle kalpleri fethetse de, doğru koşullarda saklanmadığında sinsi bir sağlık tehdidine dönüşebiliyor. Uzmanlar, sütlü tatlıların yapısı gereği bakteriler için mükemmel bir üreme ortamı sunduğu konusunda uyarılarda bulunuyor.
İşte masum görünen bu tatlının arkasındaki gizli tehlike ve korunma yolları...
SÜT VE ŞEKER BAHTERİLERİN EN SEVDİĞİ İKİLİ
Güllaç; temel olarak süt, şeker, gül suyu ve yufkadan oluşur. İşin içine hayvansal bir protein kaynağı olan "süt" girdiğinde, gıda güvenliği kuralları baştan yazılır. Süt, yapısı gereği mikroorganizmaların beslenmesi ve hızla çoğalması için ideal bir zemin hazırlar.
Özellikle oda sıcaklığında (tehlikeli bölge olarak adlandırılan 5°C ile 60°C arası) bekletildiğinde, sütteki bakteriler her 20 dakikada bir ikiye katlanarak hızla üreyebilir ve tehlikeli toksinler salgılayabilir.
GÖRÜNÜŞÜ DEĞİŞMEDEN BOZULABİLİR
Güllaçtaki en büyük risklerden biri, tatlının henüz gözle görülür bir şekilde bozulmamış (küflenmemiş veya tamamen kesilmemiş) olsa bile yüksek oranda bakteri barındırabilmesidir. Soğuk zinciri kırılmış veya dışarıda unutulmuş bir güllaç tüketildiğinde gıda zehirlenmesi kaçınılmaz olabilir. Tüketimden birkaç saat sonra ortaya çıkabilen belirtiler şunlardır:
- Mide bulantısı ve kusma
- Şiddetli karın ağrısı ve kramplar
- İshal
- Halsizlik ve baş dönmesi
GÜLLAÇ TÜKETİRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?
Bu eşsiz lezzetten mahrum kalmadan sağlığınızı korumak için alabileceğiniz basit ama hayati önlemler bulunuyor:
Buzdolabından çıkarmayın: Güllacı hazırladıktan veya dışarıdan satın aldıktan sonra mutlaka buzdolabında (0-4°C arası) muhafaza edin. Sofraya servis yapacağınız zaman çıkarın.
Taze tüketin: Sütlü tatlıların raf ömrü oldukça kısadır. Güllacı yapıldıktan sonra en fazla 1-2 gün içinde tüketmeye özen gösterin.
Kokusuna ve tadına bakın: Tüketmeden önce hafif ekşimsi bir koku, yufkalarda anormal bir yumuşama veya tatta bozulma hissederseniz kesinlikle tüketmeyin.
Güvenilir yerlerden alın: Hazır alıyorsanız, dışarıda tezgahta bekleyenleri değil, mutlaka soğutuculu dolaplarda sergilenen ürünleri tercih edin.
Güllacın o hafif ve enfes tadını çıkarırken, "sütlü tatlıların şakası olmaz" kuralını aklınızdan çıkarmayın. Doğru saklama koşullarıyla hem ağzınızın tadı bozulmaz hem de sağlığınız güvende kalır.