Yapay zekâ teknolojileri, son yıllarda hayatın hemen her alanında daha fazla kullanılmaya başladı. Eğitimden sağlığa, finanstan kamu hizmetlerine kadar birçok sektörde yaygınlaşan bu teknolojiler, artık hukuk süreçlerinde de kendine yer buluyor.
Gerek dilekçe yazımı gerekse delilerin analizi ve bilirkişi incelemelerinde de kullanılan yapay zeka, son olarak da mahkeme İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen bir davada emsal bir karara imza attı.
Kaza sonrası tazminat davası açtı
Sabah gazetesinde yer alan habere göre, Ağustos 2023'te İstanbul'da meydana gelen kazada, bir motosiklet sürücüsü, gurbetçi bir vatandaşa ait lüks otomobile arkadan çarptı ve olay yerini terk etti.
Aracının hasar gördüğünü belirten davacı, ülkesinde 4 bin 116 euroluk ekspertiz raporu hazırlatarak değer kaybı ve tamir süresince araç mahrumiyet bedelinin tahsili için tazminat davası açtı.
Mahkeme, kusur ve hasar durumunun tespiti için dosyayı bilirkişiye gönderdi. Bilirkişi de kazada motosiklet sürücüsünün yüzde 100 kusurlu olduğunu saptadı. Ancak bilirkişinin hasar tespiti aşamasında yapay zeka kullandığı öğrenildi.
Bilirkişi rapor hazırladı
Kaza anına ait fotoğrafları ve aracın hasarlı halini yapay zeka motorlarına inceleten bilirkişi bir rapor hazırladı. Hazırlanan raporda, otomobilin darbe alan arka kısmında gözle görülür bir hasar tespit edilemediği, fotoğrafları inceleyen yapay zekanın da hiçbir hasar bulamadığı bilgisine yer verildi.
Mahkeme yapay zekayı yeterli buldu
Kararını açıklayan mahkeme, bilirkişi raporunu karar vermeye yeterli buldu.
Her ne kadar davalı taraf kusurlu olsa da yapay zeka destekli raporla sabit olduğu üzere araçta somut bir hasar meydana gelmediğine ve bu yüzden de zarar doğmadığına karar verdi.
Mahkeme heyeti, davanın reddine karar verdi.
Türk hukukunda bir ilk
Bu kararla birlikte yapay zekanın mahkeme kararlarına delil gücü sağlayan bir bilirkişi enstrümanı olarak kullanılması açısından Türk hukukunda bir ilk oldu.
Bu karar, yapay zekanın mahkeme kararlarına dayanak oluşturan bir bilirkişi aracına yardımcı olarak kullanılmasıyla Türk hukukunda bir ilke imza attı.