
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TVNET canlı yayınında, küresel enerji krizlerinin nasıl kalıcı hale geldiğini anlattı. “Artık krizler dünyasında yaşıyoruz” vurgusu yapan Bayraktar, artan jeopolitik gerilimler, tedarik zinciri sorunları ve enerji piyasalarındaki belirsizliklerin uzun süre devam edebileceğine dikkat çekti. Türkiye’nin bu süreçte enerji arz güvenliğinde sorun yaşamadığını vurgulayan Bayraktar, buna karşın küresel fiyat dalgalanmalarının ülkeyi etkilediğini ifade etti. Enerjide dışa bağımlılığı bitirme hedefini yineleyen Bayraktar, 2016 sonrası strateji değişikliğiyle Türkiye’nin kendi gemileriyle arama yapan bir ülke haline geldiğini söyledi. Yurt dışı enerji hamlelerine de değinen Bayraktar, Somali açıklarında sondaj hazırlıklarının sürdüğünü, Libya’da ise yeni projeler planlandığını açıkladı. Bayraktar, yeni dönemde elektrikleşmenin merkezde olacağını belirtip nükleer enerjinin önemine ve muhalefetin suistimallerini de değindi..
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Serhat İbrahimoğlu’nun moderatörlüğünde TVNET'te canlı yayınlanan Net Bakış programında, gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Bayraktar, küresel enerji krizlerinden Türkiye’nin enerji politikalarına, yurt dışı arama faaliyetlerinden yapay zekâ ve madenciliğe kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yaptı.
"Belirsizlikler riskleri beraberinde getirir”

"Türkiye enerjide sıkıntı yaşamıyor"
Küresel ölçekte tedarik zincirlerinde sorunlar yaşandığını, emtia fiyatlarının arttığını dile getiren Bayraktar, İsrail’in Orta Doğu’daki saldırılarıyla başlayan sürecin bir “krizler manzumesi” oluşturduğunu söyledi.
Bayraktar, bazı küresel gelişmelerin belirli aktörlerin lehine işlediğini savunarak, “Bu kriz birilerinin işine yarıyor. ABD’nin ortaya koyduğu bir doktrin var. Bu enerji hakimiyetine dönük adımlar görüyoruz. Venezuela’daki darbe, oradaki petrol hamleleri var. Dünyanın en büyük petrol ihracatçılarının yaşadığı sıkıntılar...” dedi.
"ABD'nin 'enerji' saldırganlığı dünyayı negatif etkiliyor"
2026 yılı öncesinde ABD’de petrol fiyatlarının daha stabil seyredeceğini düşündüğünü ifade eden Bayraktar, “İç siyasi dinamiklerle değil, enerji hakimiyeti doktriniyle hareket ediyorlar. Dünyaya negatif bir etkisi var, gelecek dönemde göreceğiz” diye konuştu.
Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını bitirme hedefi olduğunu belirten Bayraktar, artan enerji talebine dikkat çekerek, “Cari açık meselemiz var. Enerji ve maden ithalatı başı çekiyor. Bunu yapmak zorundayız, Türkiye'de her gün 34 milyon aracın yakıt bulması lazım” ifadelerini kullandı.
2016 sonrası dönemde strateji değişikliğine gidildiğini belirten Bayraktar, “Kendi gemileriyle kendi denizlerinde petrol arayan bir Türkiye var. Türkiye'nin gitmediği, sondaj yapmadığı hiçbir yer kalmayacak stratejisi bizi Gabar’da keşfe ve 81 bin varillik üretime götürdü” dedi.
“Dışa bağımlılığı bitirme hedefini ortaya koyduk"
Türkiye’nin pandemi döneminde dahi arama faaliyetlerini sürdürdüğünü vurgulayan Bayraktar, “Kendi ekipmanınız olduğunda 2020'nin ağustos ayında dünyadaki bütün şirketler yatırımlarını durdurdular ya da ertelediler. Türkiye, kararlılıkla aramalarına devam etti ve pandeminin ortasında keşif yaptı” dedi.
Gelişen kabiliyetlerle Türkiye’nin bugün Somali’de petrol arayabilen bir ülke haline geldiğini belirtti.
Somali ve Libya'daki sismik çalışmalar

Libya’da da bir kara ve bir deniz bloğu için lisans aldıklarını ifade eden Bayraktar, bölgede daha güçlü yer almak istediklerini söyledi.
Bölgede güvenlik için iki fırkateynin görev yaptığını da sözlerine ekledi.
'Yapay zeka ve madenler' ilişkisi
Yapay zekâ çağının enerjiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Bayraktar, “Dünyada bir yapay zeka çağı geliyor. Bu çağ bilinen ezberleri değiştirecek bir konu. Her alanda etkileri büyük. Bu çağda öne çıkan yine en önemli konu enerji” dedi.
Nadir toprak elementlerinin önemine dikkat çeken Bayraktar, Beylikova’daki rezervin ekonomiye kazandırılması için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Bor atıklarından lityum üretimiyle ilgili projelere değinen Bayraktar, “600 milyon dolarlık üç yatırımla 1500 kişiye istihdam sağlayacağız” dedi.
Çin’in bu alanda açık ara önde olduğunu vurgulayan Bayraktar, dünya genelinde büyük ölçüde Çin’e bağımlılık bulunduğunu ifade etti.
Afrika’daki maden potansiyeline dikkat çeken Bayraktar, Nijer’deki altın çalışmalarının sonuç vermek üzere olduğunu belirterek daha hızlı adımlar atacaklarını söyledi.
Enerji politikalarını dönemlere ayıran Bayraktar, 2003-2016 dönemini serbestleşme ve hidrolik devrim olarak tanımlarken, 2016-2026 dönemini petrol, doğal gaz aramaları ve yenilenebilir enerji yatırımlarının öne çıktığı bir süreç olarak değerlendirdi.
2026 sonrası için “versiyon 2.0” vurgusu yapan Bayraktar, elektrikleşmenin merkezde olduğu yeni bir enerji mimarisi kurulacağını ifade etti.

Türkiye'de kaç elektrikli araç var? Şarj istasyonları yeterli mi?
Nükleer enerji konusunda Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk reaktörün 2026’da devreye alınmasının hedeflendiğini belirten Bayraktar, Sinop ve Trakya’da yeni santrallerin planlandığını, küçük modüler reaktörlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Türkiye’nin bu alanda artık geri kalmayacağını vurguladı.
Muhalefetin madenler üzerinden suistimalleri
Madencilikte Türkiye’nin dünyanın en zengin 10 ülkesi arasında yer aldığını ifade eden Bayraktar, buna rağmen net ithalatçı konumda olunduğunu belirtti. Madenciliğin istihdam açısından önemine dikkat çeken Bayraktar, sektörde 150 bin kişinin çalıştığını söyledi.
Muhalefetin madencilik politikalarını eleştiren Bayraktar, zeytin ağaçları üzerinden yapılan tartışmaların bazı maden sahalarının kapanmasına yol açtığını savundu.
Enerji sübvansiyonlarına da değinen Bayraktar, vatandaş için büyük bir mali yük üstlenildiğini belirterek, “Vatandaşımızın üzerinden sübvansiyonla sadece enerji üzerinden 1.5 trilyon liralık yükü üstlenmiş durumdayız. Buna bir finansman ve ürün bulmanız lazım. Ama muhalefetin böyle bir derdi yok. Yönettikleri belediyelerde durum ortada açıkçası” ifadelerini kullandı.
Sıfır Atık Forumu ve Festivali
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören Sıfır Atık Projesi’nin küresel ölçekte güçlü bir marka haline geldiğini belirterek, projenin 2017 yılında Emine Erdoğan tarafından başlatıldığını hatırlattı. Bayraktar, son yıllarda New York’ta düzenlenen BM etkinliklerinde projeye yönelik farkındalığın en üst seviyeye ulaştığını söyledi.
Sıfır Atık yaklaşımını enerji politikalarıyla birleştirmek istediklerini vurgulayan Bayraktar, enerji verimliliğini uluslararası gündemin önemli başlıklarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Bu kapsamda düzenlenen festival ve forumların farkındalığı artırmaya yönelik önemli bir adım olduğunu dile getirdi.
Enerji kullanımında yalnızca üretimin değil tüketim alışkanlıklarının da kritik olduğuna dikkat çeken Bayraktar, artan elektrik talebine işaret ederek, elektrik enerjisinin hem en ekonomik hem de en etkili kaynaklardan biri olduğunu belirtti. Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu enerji alanlarında verimliliğin önemine değinen Bayraktar, binalardan sanayiye kadar tüm sektörlerde yapılacak yatırımların kısa sürede geri dönüş sağladığını vurguladı.
Bayraktar ayrıca, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanlarında Türkiye’nin yeni hedeflerini uluslararası kamuoyuna duyuracaklarını açıkladı.









