
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye'nin gücüne güç katmaya inşallah devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Bugün Milli Güvenlik Konferansları'nın açılışını yapmak üzere bir aradayız. Bu gazi mekana hepiniz hoş geldiniz diyorum. Tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum.
Talimatlarımız doğrultusunda hazırlanan Milli Güvenlik Konferansları'nın başarılı geçmesini temenni ediyorum. Programa katkı verecek tüm katılımcılara şimdiden teşekkürlerimi iletiyorum.
Devlet yönetiminde millî irade ve sivil siyaset merkezli gerçekleşen sessiz devrimin sembollerinden biri, Millî Güvenlik Kurulumuzun görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişimdir. Yasal ve anayasal düzenlemeler, Kurulun ve Genel Sekreterliğimizin asli misyonlarını daha etkin, daha verimli ve demokratik standartlara uygun bir zeminde icra etmelerini mümkün hâle getirmiştir.
Bir zamanlar eğitim kurumlarında okutulacak yabancı dillerin tespitinden sinema ve müzik eserlerinin denetimine kadar geniş bir alanda mesai harcamak zorunda kalan Genel Sekreterliğimiz, artık bu yüklerinden kurtulmuştur. Genel Sekreterliğimizin dikkatini ve enerjisini dağıtan bu işlerden kurtulup asli görevlerine odaklanmasını sadece Türk demokrasisi açısından değil, Türkiye'nin ulusal güvenliği bakımından da çok kıymetli buluyorum.
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye'nin gücüne güç katmaya inşallah devam edeceğiz.
Milletçe stratejik önemi yüksek zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösteriyoruz. Avrupa'dan Orta Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada ecdadımız at koşturmuş devletler kurmuştur.
"Anka kuşu gibi her defasında küllerimizden doğduk"
Irak ve Suriye harekatlarımız, ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır.
Türkiye başkalarının senaryolarında rol biçilen bir ülke değil, kendi hikayesini yazan, bölgesinde oyun kurucu aktör haline geldiğini herkese göstermiştir.
Terörsüz Türkiye süreci
Terörsüz Türkiye süreci bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik devlet vizyonunun adıdır. Süreç hedeflerimizle uyumlu şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, milletin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır.
Gardımızı indirdiğimiz anda bize bu topraklarda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur.
Çağımızın güvenlik anlayışında enerji hatlarına yapılan saldırı da, bankacılık sistemini işlemez hale getiren siber tehdit de doğrudan milli güvenliğin alanına giriyor. Savaş meydanlarında tanklar ve füzeler kadar yazılımlar da belirleyici bir rol oynuyor.
"Yapay zeka riskler barındırıyor"
Veri güvenliğine çok önem veriyoruz. Doğru kullanıldığında yapay zeka karar alma sürecini hızlandırmaktadır. Yapay zeka ciddi riskler de barındırmaktadır. Yapay zekayı etik, hukuki, toplumsal boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak tercihten öte zorunluluktur.
"Türkiye harp sahalarını en iyi okuyan ülkelerden biri olmuştur"
Bizi biz yapan, varlığımızı borçlu olduğumuz değerlere sahip çıkacağız.









