
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Bölgesinde önemli bir güç, bölgesinde büyük bir gelişme potansiyeline sahip olan hatta artık yavaş yavaş küresel aktör olma yolunda ilerleyen Türkiye, Avrupa için asla bir yük değil, tam tersine Avrupa'nın geleceği için önemli bir teminattır ve Avrupa'nın geleceği için bir zenginliktir” dedi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya Parlamentosu (Eduskunta) Başkanı Jussi Halla-Aho ile Finlandiya-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu’nun ev sahipliğinde düzenlenen “Değişen Dünyada Türkiye: Bir Ortak, Bir Dengeleyici, Bir Stratejik Aktör” konulu konferansta milletvekillerine ve katılımcılara hitap etti.
Kurtulmuş, Finlandiya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında fevkalade yararlı toplantılar yaptıklarını belirterek, bu ziyaretin Türkiye-Finlandiya arasındaki ilişkilere olumlu katkı sağlaması temennisinde bulundu.
Dünyanın fevkalade önemli bir dönemden ve tarihi bir kırılma noktasından geçtiğini, eskiye ait dengelerin tamamının yok olduğu, yeni birtakım arayışların ortaya çıktığı bir dönemin yaşandığını aktaran Kurtulmuş, bu dönemde yaşanan göçmen meselesinden küresel ısınmaya, küresel kıtlığa kadar birçok krizin dünyanın her bölgesini yakından ilgilendirdiğini ifade etti.
Kurtulmuş, bu sorunların çözümüne ilişkin müşterek küresel bakış açılarını ortaya koymak gerektiğinin altını çizdi.
Çatışmaları önlemekle görevli Birleşmiş Milletler’in (BM) New York'ta bir ofisten, bir kafeden farksız hale geldiğini söyleyen Kurtulmuş, BM’nin hiçbir çatışmayı çözümleyemeyen, hiçbir agresyonu durduramayan, hiçbir suçluya sen suçlusun diyemeyen bir çaresizlik içerisinde bulunduğuna dikkati çekti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, şunları kaydetti:
Türkiye’deki NATO Zirvesi
Avrupa kıtasının da fevkalade büyük çalkantılarla karşı karşıya kaldığını belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
TBMM Başkanı Kurtulmuş, 7-8 Temmuz’da Ankara’da NATO Liderler Zirvesi’nde ve 28-29 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirilecek NATO Parlamenter Zirvesi’nde NATO'nun yeni bir perspektife, yeni anlayışlara, yeni tedbirlere kavuşması için gerekli fikirlerin gündeme gelmesini arzuladıklarını kaydetti.
Avrupa-Atlantik ekseninde ortaya çıkan farklılıkların Avrupa’nın güvenliği açısından bir başka önemli mesele olduğunu ifade eden Kurtulmuş, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde ABD ile Avrupa’nın güvenlik perspektiflerinde ciddi çelişkilerin ortaya çıktığına işaret etti.
Kurtulmuş, Amerika ve Avrupa eksenli farklı güvenlik anlayışlarının, hiç şüphesiz NATO'nun bünyesinde mezcedilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye-AB ilişkileri
NATO ile ele alınması gereken bir diğer konunun da Avrupa Birliği (AB) meselesi olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, Türkiye’nin AB ilişkilerini de her zaman stratejik bir ilişki şeklinde gördüğünü, samimiyetle ve açık yüreklilikle AB’ye tam üyelik perspektifine sahip olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin samimi yaklaşımlarına rağmen 1963'ten bu yana AB’de bir grup tarafından Türkiye'ye karşı ön yargılı, ayrımcılık ortaya koyan sayısız siyasetlerin geliştirildiğini, davranışlar içerisine girildiğini söyleyen Kurtulmuş, “Bugün açıkça söylüyoruz ki bölgesinde önemli bir güç, bölgesinde büyük bir gelişme potansiyeline sahip olan hatta artık yavaş yavaş küresel aktör olma yolunda ilerleyen Türkiye, Avrupa için asla bir yük değil, tam tersine Avrupa'nın geleceği için önemli bir teminattır ve Avrupa'nın geleceği için bir zenginliktir. Avrupalı dostlarımızın bunu artık anlamaları, bırakın Türkiye'ye bir iyilik yapmak için bu adımı atmayı kendi güvenlikleri için, kendi gelecekleri için de Türkiye'ye karşı olumlu bir tavır içerisinde olmalarını bekliyoruz ve tavsiye ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin, dünyanın en zor ve sıkıntılı coğrafyasında bulunduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Türkiye olarak, sorun ne kadar ağır olursa olsun, bölgemizde ve dünyada yaşanan sorunların tamamının diplomasi yoluyla, sağlıklı müzakerelerle, iyi niyetli, açık yürekli ve karşılıklı rızaya dayalı anlayışlarla çözülebileceğine inanıyoruz ve bu çerçevede hareket ediyoruz.” dedi.
Kurtulmuş, çatışma bölgelerinde Türkiye’nin üstlendiği arabuluculuk rolünü de anlattı.
“Azerbaycan ve Ermenistan belli bir anlaşma rotasına girdi”
Dünyadaki bir başka sorun alanının Kafkaslar olduğunu, Güney Kafkaslarda Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki anlaşmazlığın geride kaldığını dile getiren Kurtulmuş, “Azerbaycan ve Ermenistan belli bir anlaşma rotasına girmiş, Türkiye de bu anlaşmaya fevkalade ciddi bir destek veriyor. Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin en kısa sürede normalleşmesi ile ilgili haberleri ümit ediyorum ki dünya kamuoyuna kısa süre içerisinde vereceğiz. Böylece çatışmaların, gerilimlerin yaşanmış olduğu bölgemizdeki bu gergin durum, bundan sonra çözülmüş olacak ve her üç ülkenin de menfaatine olacak adımlar atılmaya devam edecektir.” diye konuştu.
Terörsüz Türkiye süreci
Türkiye’nin uluslararası alanda müzakerelere, barış anlaşmalarına, karşılıklı farklı görüşlerin yakınlaştırılmasına odaklandığı gibi kendi içerisinde de en önemli meselesi terör meselesini çözmek için büyük bir kararlılıkla inisiyatif aldığını aktaran Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda yürütülen faaliyetler ile TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
Terör meselesinin artık geride bırakılacağının altını çizen Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:
Dünyanın içinde bulunduğu yeni dönemde, hiçbir ülkenin, hiçbir bölgenin tek başına dünyayı yönetmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:









