“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! …”

04:006/01/2026, Salı
G: 6/01/2026, Salı
Ali Saydam

Başlıktaki ‘klişe’ sayılabilecek tespiti, benim gibi yaşı ‘müsait’ olanlar hayatlarında birkaç kez duymuş, dile getirmiş olmalılar… Mesela 1950… CHP tek başına yıllarca oturduğu iktidar koltuğundan çok dramatik bir seçimle düşürüldü. Öyle ki, ondan sonra geçen 75 yıl boyunca tek başına iktidar olma şansını bir daha elde edemedi… 27 Mayıs 1960 bir başka kırılmanın yaşandığı gün oldu… Askerî darbelerin gündemimizde yer almaya başladığı tarihti. 12 Mart 1970, 12 Eylül 1980, 15 Temmuz 2016 peş peşe

Başlıktaki ‘klişe’ sayılabilecek tespiti, benim gibi yaşı ‘müsait’ olanlar hayatlarında birkaç kez duymuş, dile getirmiş olmalılar…

Mesela 1950… CHP tek başına yıllarca oturduğu iktidar koltuğundan çok dramatik bir seçimle düşürüldü. Öyle ki, ondan sonra geçen 75 yıl boyunca tek başına iktidar olma şansını bir daha elde edemedi…

27 Mayıs 1960 bir başka kırılmanın yaşandığı gün oldu… Askerî darbelerin gündemimizde yer almaya başladığı tarihti. 12 Mart 1970, 12 Eylül 1980, 15 Temmuz 2016 peş peşe geldiler.

Dünyada da vardır bu kırılma noktaları… Örneğin 2’nci Dünya Savaşı sonrası komünist partilerin önderliğinde kendilerine “Halk Cumhuriyeti” ya da “Demokratik Halk Cumhuriyeti” adını yakıştıran devletler çıktı… Bunlara paralel bir de Castro ve Che Guevara’nın ideolojik liderliğinde bütün Latin Amerika’yı etkilemiş olan devrimler…

Sonraki kırılma ise sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçişle birlikte Glasnost-Perestroika’nın devreye girmesi ve sol sistemlerin birer ikişer çökmesi…

Daha önce Vietnam ve Afganistan’a göz koyan ABD’nin içindeki çıkar gruplarının oyuncağı olan ve onlara hizmet eden Trump’ın, Irak, Yemen, Somali, Suriye, İran, Grönland’dan sonra şimdi de 18 trilyonluk petrol rezerviyle Venezuela’ya el koyup; beğenirsiniz, beğenmezsiniz ancak yasal, seçilmiş olduğunu reddede-meyeceğiniz lideri Madura’yı sözümona ‘yargılamak’ üzere ABD’ye kaçırması, yepyeni bir kırılmaya işaret etmektedir.

Rusya’nın Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tanımamasına, Çin’in Tayvan’a (Formoza’ya), İsrail’in Suriye, Lübnan ve Batı Şeria’ya çökmesine kimse sesini çıkaramayacaktır… Bundan sonra haklı olanın değil gücü gücüne yetenin diğeri üzerinde hakimiyet kurmasının mübah sayılacağı bir dünyaya doğru gidiliyor…

Bu bağlamda, bizim önce Güney Kıbrıs’ı Narko-Terörist bir ülke ilan edip, güney illerimizdeki operasyonlarda tonlarca Güney Kıbrıs kökenli uyuşturucu yakalanıyormuş gibi davranmamızda, Mersin mahkemelerinde Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis hakkında uyuşturucu ticareti yapma suçlamasıyla dava açarak; sonra da bir gece operasyonuyla kendisini alıp Mersin’e getirmemizde, Güney Kıbrıs’a el koyarak bizim Kıbrıs’a bağlamamızda hiçbir mahsur yok artık…

Allah’tan gücümüz yerinde…

Acemoğlu, Trump aptallığını öngörmüş

Almanya ile birlikte Avrupa’nın tamamında en yüksekte tirajlara ve abone sayılarına ulaşan Der Spiegel dergisi 2026’nın ilk sayısında muhteşem bir röportaj yayınlamış. 2024 yılında Nobel Ödülü ile onurlandırılmış olan Prof. Dr. Daron Acemoğlu özellikle Yapay Zekâ konusuna odaklandığı söyleşide Trump’la ilgili görüşlerini, ABD Başkanı son Venezuela rezaletine damgasını vurmadan çok önce kendisiyle konuşan gazetecilerle şu şekilde paylaşmış:

SPIEGEL: Sayın Acemoğlu, yapay zekâ iş dünyasını değiştiriyor, Donald Trump Amerika Birleşik Devletleri’ni değiştiriyor, Çin ekonomik modelini değiştiriyor. 2026 yılı büyük altüst oluşların yılı mı olacak?

Acemoğlu: “Altüst oluş” doğru kelime mi bilmiyorum. Ben “çalkantılı” derdim. Daha önce hiç bu kadar yüksek bir belirsizlik seviyesi görmemiştim. Her şey bir şekilde sorgulanıyor, eski kesinliklerin artık bir hükmü kalmadı, yeni teknolojiler dünya sahnesine fırlatılıyor, jeopolitik denge tehlike altında. Demografik gelişimden bahsetmiyorum bile.

SPIEGEL: En acil sorun hangisi?

Acemoğlu: İnsanlığı hangisinin yok edeceğini merak ediyorum: Yapay zekânın sivri akıllığı mı yoksa Donald Trump’ın aptallığı mı?

SPIEGEL: İlle de birini seçmek zorunda kalsanız?

Acemoğlu: Trump…

Dev bir eser: Vizyon

Bizimkiler muhteşem bir iş yapmışlar… Yıllarca unutulmayacak, pek çok yayıncıya örnek olacak ve her yıl tekrarlanması beklenecek bir yıl değerlendirilmesi ve gelecek tasarımı Almanak hüviyetinde devasa bir ek hazırlayıp dün ana gazete ile birlikte dağıtıma vermişler…

Tam 3 x 48 = 144 gazete sayfası… İçinde yok yok… Birkaç ay boyunca zaman zaman dönüp okunabilecek türden… Adı Vizyon… Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzer pek çok Bakan ve Albayrak Medya yetkilileri yazdıkları makalelerle katılmışlar Vizyon’a.

Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü ve Genel Koordinatör Mustafa Kahraman’ın yönetiminde geniş bir kadro ile hazırlanan Vizyon’a internet ortamında da ulaşmak mümkün olacakmış.

Vizyon’u incelediğimde aklıma George Bernard Show’un o ünlü sözü geldi. Tercümesi yaklaşık şöyle:”Bazı insanlar şeyleri olduğu gibi görür ve onları açıklamaya çalışır; bazıları ise hiç var olmamış şeylerin hayalini kurar ve kendilerine ‘Neden olmasın?’ diye sorarlar.”

Ellerinize zihninize sağlık arkadaşlar…

#Siyaset
#Toplum
#Aktüel
#Ali Saydam