
Hani Cumhurbaşkanı son yaptığı konuşmalarından birinde 2023 seçimlerinden söz ederken, Cumhur İttifakı’nı tekrar iktidara getiren Anadolu İrfanı’ndan bahsetmişti ya… Biz de Pazartesi akşamı Serhat İbrahimoğlu’nun yönettiği haftalık TV programı Net Bakış’ta Mete Yarar ve Nedim Şener’le, Türkiye’nin dünyada ve özellikle dünyanın nabzının attığı bölgemizdeki dış politika, konumlandırma ve yönetme stratejilerini konuşurken o hayli basit soruyu da tartıştık: Allah korusun, ya CHP az bir farkla da olsa, büyük olasılıkla iktidarı paylaşacakları DEM Parti ile birlikte, o seçimleri almış olsaydı Türkiye’nin bölgede ve dünyada şu anda durumu nice olurdu?...
Bir kere mutlaka Beşşar Esad desteklenir, Şara’ya şiddetle karşı çıkılırdı… Tezkereye ‘Hayır!’ oyu vermiş bir CHP tabii ki, sınır ötesi askeri operasyonları derhal durdurur ya da orduyu ‘sınır güvenliği’nden ibaret, savunma odaklı bir hatta çekerdi… YPG/SDG varlığına bakış, ‘tehdit’ odağından ‘siyasi diyalog’ odağına kaydırılırdı…Türk Silahlı Kuvvetleri ve devlet bürokrasisi çelişkiler zinciri içinde bulurlardı kendilerini… Hamas’la aralarına mesafe koyarlarken, İsrail’le, çatışmadan çok ‘uzlaşma ve diyalog’ temelli bir ilişki tesis etmeye çalışılırdı… S400’lerden derhal, ABD’nin istemesi gerekmeden vazgeçilir, Brüksel (AB) ve Washington (ABD) odaklı bir yönelim savunulurdu…
Millî Enerji ve Maden Politikası, Millî Kültür Politikası gibi başında millî kavramı bulunan bütün siyasi – ekonomik – sosyal – kültürel politikalar, kimin/kimlerin empozesi olduğu belli olan ‘evrensel’ kavramı ve o anlayış doğrultusunda değiştirilerek hayata geçirilmeye çalışılırdı…
Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı, Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Yardımcısı olduğu bir ülkede ‘ödenekli TV’lerin kültürel hegemonyası altında ve sosyal medyadaki yine ödenekli unsurların destekleriyle gül gibi geçinir giderdik…
Siz bu minval üzre diğer alanlarda neler olabileceğini bir soyutlayıverin artık…
Ah şu ‘Anadolu İrfanı’na bakın… Nelere kadir…
Ben gidemedim. Allahtan müzikolog dostumuz Prof. Gülper Refiğ izlemiş, YouTube’da yayınlanan kaydı bulmuş, konserle ilgili Saray Bosna medyasında yayınlanmak üzere kaleme aldığı yazısını ve konser kaydını benimle paylaştı: https://tinyurl.com/s3ajecsh… Arzu edenler konserin Bosna Hersek’te icra edildiği etkinliğin video kaydına da ulaşabilirler. İki performansı duygusal boyutları açısından karşılaştırmak ilginç olabilir: https://tinyurl.com/yu7cppj9…
Aliya İzzet Begoviç’in doğumunun 100. yılında İlim Yayma Vakfı tarafından “Aliya 100 Yaşında” başlığıyla düzenlenen etkinlikler çerçevesinde, onun “Özgürlüğe Kaçışım” adlı eserinden esinlenerek Emir Mejremic tarafından bestelenen ve onun yönetiminde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası tarafından seslendirilen senfonik şiiri huşu içinde izledim… ‘İzledim’, çünkü arka plandaki perdede gösterilen olağanüstü duygusal fotoğraflar dizisiyle bezenmiş doyumsuz bir gösteri söz konusuydu… Ve salondaki pek çok kişi gibi ben de göz yaşlarımı tutamadım…
Burada sözü Gülper Refiğ’e bırakalım: “Yakın tarihteki en acı, ama en vakur, en onurlu toplumsal direnişi tekrar yaşatan Emir Mejremic’in eserine ve orkestraya yalnız teknik yönetim ustalığı değil, duygusal hakimiyeti öylesine güçlüydü ki, şehadetten, ölümün vecdine ve nihayet ölümsüzlüğe kavuşmaya kadar dalga dalga yükselen senfoni, salondaki insanları adeta tek ruhta birleştirdi.
İDSO, bu sıra dışı konser tecrübesinde, eserin büyüklüğüne yakışır kusursuz ve şiirsel yorumuyla büyülü atmosferi tamamladı. Örnek insanları, ölümsüz kahramanları, Saray Bosnalıların mucizevi destanlarını ancak kâinatın ritminin, sesinin yankısı olan müziğin ilahi güzelliği anlatabilirdi.”
Emeği geçen herkesi şükranla anıyoruz…
Peygamber Efendimiz (s.a.v.); “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın! Müjdeleyin, nefret ettirmeyin!” buyurmuş…
Peki bu Hadis-i Şerif’e nereden geldik? TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Cenk Çiğdemli, 2026’da hem dünyada hem de Türkiye’de öne çıkacak e-ticaret trendlerini sıralamış. Tahmin edileceği üzere yapay zekânın etkisini belirgin şekilde gösterdiği listede, bizim dikkatimizi çeken başka bir husus oldu: “Checkout savaşı…”
Biraz daha açalım… Onca yeniliğe, uygulamaya, kanallara rağmen internet alışverişleri son aşamada kilitleniyormuş… Çiğdemli, e-ticaret ve araştırma platformu Baymard’dın derlediği bilgileri de aktarmış. Buna göre sepet terk oranı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeymiş. Bir başka deyişle 2026’nın kazananları, “müşteriyi ikna etmekle” kalmayıp, onu ‘yormamayı’ da başaranların olacaklarmış.
Olaya bakın… 100 kişinin 70’si internette bir ürün ya da ürünü beğeniyor. Satın almaya karar veriyor. Sepete atıyor beğendiklerini… Sonra bir anda karar değiştirip vazgeçiyor satın almaktan… Acaba 100 kişiden kaçı girdiği mağazada bazı ürünleri beğenip sepetine attıktan sonra kasaya gelip orada vazgeçerek ürünü masaya bırakıp çekip gidiyor… Kesinlikle %70’den çok çok daha azdır…
Bu sorunun çözümü ancak 3İ süreçlerinin (İş - İlişki - İletişim) yeniden üretilmesi ve dijital akılla yeni çözüm yolları bulunmasıyla mümkündür…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.