
Bugün sosyal medya ve yapay zekâ çağında yaşadığımız kriz, aslında teknolojik değil; epistemolojik bir krizdir. Yani bilgiye nasıl ulaştığımız, doğruyu yanlıştan, gerçeği kopyasından nasıl ayırt ettiğimiz ve gerçeği nasıl algıladığımız meselesidir.
Önce PR girdi hayatımıza, daha sonra, reklam, imaj, algı, internet, sanal medya ve yapay zeka… Bir olayın yaşanmasından çok, nasıl sunulduğu, nasıl algılandığı önem kazandı. Gerçeğin yerini algı, hakikatin yerini imaj aldı. Artık “ne oluyor?” sorusundan önce “nasıl görünüyor?” sorusu soruluyor. ‘’Algı mı, olgu mu?’’ tartışması gündelik hayatta, sıradan insanların gündemi oldu.
Baudillard ile hemen hemen aynı dönemde yaşayan Erving Goffman’ın 1950’li yılların sonlarına doğru ortaya koyduğu “gündelik hayatın dramaturjisi” yaklaşımı sanal medya çağında yeni bir anlam kazanıyor. Goffman, sosyal hayatı bir tiyatro sahnesi, bireyler ise bu sahnede rol yapan aktörlere benzetir. İnsanlar sosyal hayatta roller oynarlar. Günümüzde sanal medya araçları ve yapay zeka ise bu rolleri olağanüstü büyüttü. Eskiden yalnızca kendi sosyal çevremize karşı oynadığımız roller artık milyonların önünde dijitalde sergilenen performanslara dönüştü.
Siyasetten ticarete, STK faaliyetlerinden, bir ev kadınının gündelik yaşamına kadar her alan bir tür sahneye dönüşmüş durumda. Sosyal medya hesapları kendine aşık insanların hayatlarını yaşamaktan çok sergiledikleri vitrinler…
Restoranda tadına vara vara yemek yemiyor, konserde keyifle müzik dinlemiyor, tatilin tadını çıkarmıyor artık insanlar… Anı paylaşmak, orada bulunmayı pazarlamak ile meşgul… Özel günler artık post atmak için hazırlanıyor. Seyirlik olmanın büyüsü, anı yaşamanın keyfinin yerini aldı.
Ne yazık ki bu enkazın altında en çok çocuklar ve gençler kalıyor. Bizim önemli bir sorumluluğumuz da çocukları yetişkinlikte yaşayacakları hayata hazırlamak değil mi? Gerçekliği tartışılır bir dünyada yaşayan gençler, yetişkinlikte içinde buldukları gerçek dünyayı nasıl yönetecekler, gerçek krizler ile nasıl baş edecekler?
Sadece çocuklar değil, sanal medyayı yoğun kullanan ve beklemediği bir hızda yapay zekaya maruz kalan 65+ yaş grubu da aynı simulakrların içinde gerçeklik algıları yitirmek üzere.
Kimse yazdıklarımızdan iletişim teknoloji karşıtlığını vs çıkarmasın. Bir iletişimci olarak, aldığım eğitim ve zihin dünyam buna müsaade etmez…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.