Doğu Akdeniz, son yıllarda sadece keşfedilen ve üretilen milyarlarca metreküp doğalgaz rezerviyle değil, ortaya çıkan güç siyaseti ve enerji denklemi ile dünyanın gündeminde yerini almaktadır. Şüphesiz ki, Doğu Akdeniz’ de güç siyaseti ve enerjide öne çıkan en sorunlu ve tartışmalı aktör ise İsrail’dir. İsrail; Lübnan ve Gazze›nin deniz kaynaklarını gasp ederek, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile tek taraflı ittifaklar kurarak ve askeri destek gücünü kullanarak Doğu Akdeniz’de hukuksuz
Doğu Akdeniz, son yıllarda sadece keşfedilen ve üretilen milyarlarca metreküp doğalgaz rezerviyle değil, ortaya çıkan
güç siyaseti ve enerji denklemi
ile dünyanın gündeminde yerini almaktadır.
Şüphesiz ki, Doğu Akdeniz’ de güç siyaseti ve enerjide öne çıkan en sorunlu ve tartışmalı aktör ise
İsrail; Lübnan ve Gazze›nin deniz kaynaklarını gasp ederek, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile tek taraflı ittifaklar kurarak ve askeri destek gücünü kullanarak Doğu Akdeniz’de hukuksuz bir egemenlik kurmaya çalışmaktadır.
İsrail’in bölgedeki zorbalığı, diğer Akdeniz ülkeleri açısından sadece hukuksuzluk oluşturmuyor aynı zamanda Ortadoğu’da istikrarsızlığı da sürekli hale getirmektedir.
GÜÇ, ULUSLARARASI HUKUKUN ÖNÜNE GEÇMİŞ
İsrail, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf olmamasının
da verdiği rahatlıkla, askeri destek üstünlüğünü deniz yetki alanlarını dikte etmek için bir araç olarak kullanmaktadır.
Gazze şeridinin hemen açıklarında yer alan doğalgaz sahası
, Filistin ekonomisini ayağa kaldırabilecek bir potansiyele sahipken, İsrail’in ablukası ve askeri müdahaleleri nedeniyle devre dışı kalmıştır.
İsrail’in Gazze katliamı ve soykırımı ve Filistin’i işgali
arkasındaki askeri-stratejik destekten ve hukuk tanımazlığından kaynaklanmaktadır.
İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile üçlü ittifaklar kurarak ve ABD başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin İsrail›e verdiği koşulsuz askeri ve diplomatik destek ile Doğu Akdeniz’de kendisinin merkezde olduğu tartışmalı ve hukuksuz bir enerji denklemi oluşturma çabasındadır.
Şimdi ise Sumud filosu ile Gazze’ye gidecek yardımlara
uluslararası sularda müdahalesi İsrail’in hukuk tanımazlığının en somut örneğidir.
İSRAİL ENERJİDEN DE GÜÇ DEVŞİRİYOR
İsrail’in Akdeniz’de kurduğu bu güç düzenini enerji alanına da uygulamaktadır.
Bölgesel istikrarsızlığı fırsat bilen İsrail, askeri ve diplomatik gücünü enerji sahalarının üzerinde bir koruma kalkanına ve diğer ülkeler için bir tehdit unsuruna dönüştürmektedir.
İsrail keşfettiği doğalgazı Mısır ve Ürdün ve Avrupa ülkelerine ihraç ederek bölgesel bir bağımlılık ilişkisi oluşturarak, sahip olduğu enerji kartını diplomatik baskı ve stratejik bir enstrüman aracına dönüştürmektedir.
Bu durum, İsrail’in Akdeniz’deki hukuksuz ve tek taraflı hamlelerine karşı bölge ülkelerinin sesini yükseltilmesini zorlaştırdığı gibi İsrail’i diğer ülkelerin egemenlik haklarını çiğneyen ve kural tanımayan bir ülke haline getirmektedir.
Ancak, şu bir gerçek ki Akdeniz
İsrail’in olmadığı gibi, İsrail’in de güvenlik bahanesiyle her şeye müdahale edebileceği bir operasyon sahası da olmayacaktır.
#Doğu Akdeniz
#politika
#İsrail