Hindistan-AB ticaret anlaşması ne anlama geliyor?

04:002/02/2026, Pazartesi
G: 2/02/2026, Pazartesi
Erdal Tanas Karagöl

Yine, Hindistan’ın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) 4 trilyon doların biraz üzerindeyken, AB’nin toplam GSYH’si 20 trilyon dolar civarındadır. Yani Hindistan ve AB toplamda 24 trilyon dolar GSYH ile ciddi bir ekonomik potansiyeli temsil etmektedir. Dolayısıyla, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması bir yandan ticareti artıracak bir adım olurken diğer yandan AB ülkelerinin Çin’e olan bağımlılığını azaltması, tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi ve Hindistan’ı

Yine, Hindistan’ın Gayri Safi Yurt İçi Hasılası (GSYH) 4 trilyon doların biraz üzerindeyken, AB’nin toplam GSYH’si 20 trilyon dolar civarındadır.

Yani Hindistan ve AB toplamda 24 trilyon dolar GSYH ile ciddi bir ekonomik potansiyeli temsil etmektedir.

Dolayısıyla, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması bir yandan ticareti artıracak bir adım olurken diğer yandan AB ülkelerinin Çin’e olan bağımlılığını azaltması, tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi ve Hindistan’ı küresel üretim ve ticaret ağlarına daha güçlü biçimde entegre edeceği beklenmektedir.

Bu anlaşma ve daha önce Güney Amerika ülkelerini içine alan ve Mercosur olarak bilinen Güney Ortak Pazarı ülkeleriyle (Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay) imzalanan serbest ticaret anlaşmasıyla AB tedarik zincirlerini ve pazarını daha da çeşitlendirmiş oldu.


ANLAŞMANIN TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ

AB, Türkiye’nin en önemli ticaret ortağıdır.

Gümrük Birliği anlaşması ile AB ile gerçekleşen ticaret, Türkiye’nin ekonomik büyümesinde, dönüşümünde, sanayi altyapısını ve küresel rekabetçiliği güçlendirmesinde önemli katkıları olduğu açıktır.

Türkiye 2025 yılında yaptığı ihracatın yüzde 43’ünü AB ile yaparken, AB ülkelerine toplam ihracatın 117 milyar dolar ve ithalatın 115 milyar dolar seviyesinde olması AB ülkeleriyle dengeli bir ticaretin söz konusu olduğu görülmektedir.

Ancak, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması ile beraber, Hindistan’ın rekabetçi yapısı nedeniyle Türkiye’nin ihracatında önemli oranda yer alan tekstil, hazır giyim, kimyevi ürünler gibi ürünlerde daha rekabetçi koşullar ortaya çıkacağı beklenmektedir.

Diğer yandan, AB üzerinden Hindistan menşeli ürünlerin Türkiye’ye ithalatı şeklinde gerçekleşebilecek olası bir riskin gerçekleşmesi durumda gerekli önlemler alınmalıdır.

Her ne kadar tedarik zincirlerinin çeşitlenmesi Türkiye için sınırlı fırsatlar sunsa da ortaya çıkabilecek böyle bir ticaret sapmasının Türkiye’nin ihracatını ve sanayi üretimini olumsuz etkileme olasılığı bulunmaktadır.


GÜMRÜK BİRLİĞİNİN GÜNCELLENMESİ ZORUNLU HALE GELDİ

Türkiye, AB ile Gümrük Birliği içinde olmasına rağmen AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarına otomatik olarak taraf olamıyor.

Yani Türkiye menşeli ürünler Hindistan pazarında benzer bir erişime sahip olamıyor.

Bu durum, Türkiye’nin üçüncü ülkelerle eş zamanlı ticaret anlaşmaları yapabilmesi gereğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

Dolayısıyla AB ülkelerinin diğer ülkeler ile yapacağı ticaret anlaşmasının Türkiye’yi kapsamaması nedeniyle 1996 yılında yürürlüğe giren ve aradan 30 yıl geçen Gümrük Birliği’nin artık güncellenmesini zorunlu hale getirmektedir.

#Avrupa Birliği
#Hindistan
#Erdal Tanas Karagöl