İsrail’in saldırarak kullanılamaz hale getirdiği Sumud Filosu teknelerinden birine ait parçalar, Gazze’nin Han Yunus kıyılarına ulaştı. Görüntülerde Filistinli çocuklar, dalgaların getirdiği parçaları denizden çıkarıp sahile taşıyordu. Sevinçleri gerçekten görülmeye değerdi. Akşama doğru, küçük geminin ambarlarındaki ambalajlı gıdalardan bir kısmının da Gazze sahillerine ulaştığına dair fotoğraflar yansıdı sosyal medyaya. Türkiye menşeili hazır gıda paketinin üzerinde pilav yazıyordu. Hani şu pişmiş,
İsrail’in saldırarak kullanılamaz hale getirdiği Sumud Filosu teknelerinden birine ait parçalar, Gazze’nin Han Yunus kıyılarına ulaştı. Görüntülerde Filistinli çocuklar, dalgaların getirdiği parçaları denizden çıkarıp sahile taşıyordu.
Sevinçleri gerçekten görülmeye değerdi.
Akşama doğru, küçük geminin ambarlarındaki ambalajlı gıdalardan bir kısmının da Gazze sahillerine ulaştığına dair fotoğraflar yansıdı sosyal medyaya.
hazır gıda paketinin üzerinde pilav yazıyordu. Hani şu pişmiş, sadece ısıtılması gereken hazır yiyeceklerden...
Kaldım öylece. Durup düşündüm. Yüzlerce mil öteden dalgaları aşarak gelen bir tabak pilavın paketi... Belki de g
ünler sonra hemen oracıkta tadacakları ilk lokmaydı.
Ama Gazze’nin onurlu çocukları paketi dahi açmamışlar. Fotoğraflayıp dünyaya
dercesine müjdelemişler.
Ya teknenin kıyıya sürüklenen o kırık parçaları… Gazzeliler, günlerce ufka bakarak bekledikleri sivil yardım filosu fiziken kendilerine ulaşamasa da kalıntılarını bile sevinçle karşılıyorlardı. Dışarıdaki dünyanın kendilerini unutmadığının, insanlığın hâlâ bir iz bıraktığının
nişanesi gibiydi onlar için.
Bizler, içinse durum vahim. Sahile vuran o pilav paketi de o birkaç tahta parçası da aslında; çaresizlikten, bir şey yapamamaktan, o büyük utançtan kurtarılması gereken insanlığın enkazından kopup gelmişti.
Kıyıya vuran mesaj aslında çok netti:
AVRUPA SOKAKLARINDAN ADAM DA ALACAKLAR MI?
İsrail’in müdahale alanı artık Gazze’den ve işgal altındaki Filistin topraklarından
Avrupa’ya, hatta Birleşik Krallık’a kadar uzanıyor.
Bunu ilk kez sivil direnişin sembolü olan Global Sumud Filosu’na yönelik hukuksuz müdahalelerde gördük. İsrail, Gazze’den yüzlerce mil uzakta, Girit açıklarında ve Avrupa ülkelerinin sorumluluğundaki arama-kurtarma sahalarında aktivistleri alıkoydu, kaçırdı. Böylece yalnızca Filistin’i değil, Akdeniz’in önemli bir bölümünü de kendi güvenlik etki alanı gibi gördüğünü dünyaya ilan etmiş oldu.
Şimdi benzer zorbalık havaalanlarında ortaya çıkıyor. Amerika’da yaşayan
gazeteciler Cenk Uygur ve Hasan Piker,
İsrail’e yönelik sert eleştirileri nedeniyle
Londra’ya uçmalarının engellendiğini
açıkladılar. Daha önce de çok sayıda eylemci, akademisyen ve gazeteci Amerika dahil farklı ülkelerde benzer uygulamalarla karşılaşmıştı. Bu şu demek: Soykırımcı İsrail karşıtlarının, uluslararası
seyahat özgürlüğünün kısıtladığı
bir döneme giriyoruz. İngiltere'ye seyahat yasağı, “
” oluşturulduğu ve ülkeler arasında paylaşıldığını da gösteriyor.
Şimdi önümüzde Dünya Kupası var; dünyanın her bir noktasından milyonlarca insan Amerika ve Kanada’ya uçacak. Filistin konusunda net tavır alan bazı taraftarların, eylemcilerin ve kanaat önderlerinin daha sık sorgulanacağı hatta
ev sahibi ülkelere girişlerin engellenmesi söz konusu.
Sayılı günler kaldı, bekleyip göreceğiz.
Şimdiden tarihe not düşelim:
Girit ve Kıbrıs açıklarında alıkoyduğu teknelerdeki sivil gönüllüleri hapishane gemilerinde tutan ve işkenceler yaparak Aşdot’a kaçıran İsrail’in bu zorbalığı;
Almanya, Fransa ve İngiltere sokaklarında kullanmasının önünde kurumsal bir engel görünmüyor.
Gidişat böyle devam ederse, misal Hyde Park yakınlarında Filistin’e destek için toplanan sivillerden bazılarını Londra polisinin sudan sebeplerle
tutuklayıp İsrail’e teslim ettiği ve bu insanların Tel Aviv’de sorgulandığı bir skandala şahitlik edebiliriz.
“Nasıl olur, ülkelerin egemenlik hukuku var, mümkün değil”
diyenler olacaktır.
Sumud Filosu gönüllüleri Girit açıklarında kaçırılmadan önce bizler de İsrail’in, Avrupa ülkelerinin deniz sınırlarında, uluslararası hukuku hiçe sayarak
böyle bir korsanlık yapamayacağını
düşünüyorduk. Yaptı!
O halde
Avrupa’dan İsrail’e olası insan kaçırmalara da şimdiden zihnen hazırlıklı olalım.
Zira kural ve kanun tanımazlığın önündeki hukuk duvarı 7 Ekim’den sonra bütünüyle yerle bir edildi. Adaleti tesis etmesi gereken küresel kurumlar ise
dolaşıyor.
#Gazze
#Filistin
#Ersin Çelik