Türkiye-İsrail savaşı çoktan başladı. Afrika, D. Akdeniz, Ege’den sonra Adriyatik ve Orta Asya’da. Arnavutluk’ta “İsrail darbesi” mi? Türk askeri üssü ne olacak? İsrail’in bir sonraki hedefi Türk Devletler Teşkilatı’dır. Türkistan bizi üzecek mi?

04:005/06/2026, الجمعة
G: 5/06/2026, الجمعة
İbrahim Karagül

Türkiye bizim canımız. Sadece bizim değil, büyük coğrafyanın da vatanı. Ona yönelik dostluklardan büyük sevinç duyarız . Ona yönelik düşmanlıklara korkunç öfke duyarız. Dostlarımızı başımızın üstünde tutarız. Düşmanlığımız da sınırsızdır. Bu temel eksenimiz hiçbir zaman esnemez , değişmez. Tarih buna tanıktır. İnsan tarihinin en keskin güç kırılmaları nın yaşandığı, dostlukların ve düşmanlıkların birbirine karıştığı bu dönemde, kimler Türkiye’nin yanında kimler değil , çok ince detaylara kadar sorgulayacağız.

Türkiye bizim canımız.
Sadece bizim değil,
büyük coğrafyanın da vatanı.
Ona yönelik
dostluklardan büyük sevinç duyarız
. Ona yönelik
düşmanlıklara korkunç öfke duyarız.
Dostlarımızı
başımızın üstünde
tutarız.
Düşmanlığımız da sınırsızdır.
Bu temel
eksenimiz
hiçbir zaman
esnemez
, değişmez.
Tarih buna tanıktır.
İnsan tarihinin en keskin güç kırılmaları
nın yaşandığı, dostlukların ve düşmanlıkların birbirine karıştığı bu dönemde,
kimler Türkiye’nin yanında kimler değil
, çok ince detaylara kadar sorgulayacağız. Çünkü
yeni bir tarih yolculuğu başlarken
, biz yeniden yola çıkmışken,
kimlerle yol yürüyeceğimize
çok dikkatli bakacağız.

BİZ ÇOK AĞIR TRAVMALAR YAŞADIK. DOST-DÜŞMAN ÇİZGİMİZ KALINDIR.

Biz son yüzyılda çok ağır travmalar yaşadık. O kadar da büyük dersler çıkardık. “Bir milletin imhası”, bir vatanın yok edilmesi, suskunlukla içimize gömdüğümüz milyonların soykırımı, büyük coğrafyanın her yerinde ödediğimiz bedeller, ihanetler ve içeriden saldırılar, yüz yıl boyunca kontrol altında tutulma hali, Anadolu’ya hapsedilmeler gibi…

Altı asır sonra bu yaşadıklarımız dost ve düşman tanımlarımızı kalın çizgilerle belirledi. Söylemedik, konuşmadık, ağlamadık ama kendi içimizde o tanım hep oldu. Yeniden tarih yürüyüşüne çıkarken dostlarımızı tek tek aramıza katıyoruz. Düşmanlarımızı da tek tek belirliyoruz, tedbirlerimizi alıyoruz.


DOĞRU CÜMLELERLE KONUŞMA ZAMANI

Doğu Afrika’dan Ortadoğu’nun her bölgesine kadar bu böyle. Balkanlar’dan Orta ve Güney Asya’ya kadar bu böyle. Türkiye’yi “doğru cümlelerle konuşmak” için, belki de siyasi tarihimizin en önemli zamanlarını yaşıyoruz.

Türkiye’yi takdir etmek, bu ülkeye ait olmaktan gurur duyabilmek, son yüz yılda yaşananlardan sonra yeniden başı dik yürümenin hazzını almak, “felaketler coğrafyası” haline getirdikleri bölgemizde “yeni/doğru söz ve iddialar”ı öne çıkarmanın tarih değiştiren gücünü keşfetmek hepimizin boynunun borcudur.


“SOYKIRIMCI CEPHE”YE KARŞI İNSANİ ORTAKLIKLAR KURDUK.

Son yirmi yılda, Güney Asya’dan Doğu Afrika’ya kadar büyük dostluklar ortaklıklar kurduk. Yüzyılların Batı sömürgeciliğine karşı, mazlum milletlerle gönül birliğine gittik. “Soykırımcı” cepheye karşı “insani ortaklıklar”ın öncüsü olduk.

Askeri teknolojide baş dön dürücü bir güç ve hıza ulaştık. Bu teknolojiyi dostlarımızla paylaştık. Onların yaralarını sardık, güçlerini artırdık. Bu bir tahakküm arayışı değil, bir ortaklıktı. “Gelin birlikte yürüyelim” dedik. Soykırım tarihinin korkunç acılarını yaşayan milletler için bir yol önerdik.

Onlarca ülke koşarak geldi. Güzel dostluklar, ortaklıklar kuruldu. Ülkelerin kaynaklarını korumak için askeri varlıkları güçlendirildi. Ve bu devam ediyor, edecek. Yeryüzünün Orta Kuşağı kendine gelecek güçlenecek, büyüyecek, zenginleşecek.


İSRAİL’İN “TÜRKİYE’Yİ DURDURMA” PLANI: KAÇ ÜLKE BÖLÜNDÜ!

Ama son on yıldır “Türkiye’yi durdurma” diye bir söylem küreselleştiriliyor. Bunun başını İsrail çekiyor. Türkiye’nin arka kapılarında dolaşıyor, sınırlarının sıfır noktalarına geliyor, hareket alanına ulaşıyor, Türkiye kimlerle dostluk kurmuşsa oraları karıştırıyor.

Bunu Libya’da yaptı. Ülkeyi böldüler, iç savaşa sürüklediler. Bunu Sudan’da yaptı. Ülkeyi böldüler iç savaşa sürüklediler. Bunu Somali’de denedi, Somaliland üzerinden ülkeyi böldüler. Bunu Suriye’de denedi, ülkeyi korkunç bir felakete sürüklediler.


TÜRKİYE BU ÜLKELERİ TOPARLADI. İSRAİL-PKK HARİTASINI ÇÖP ETTİ.

Türkiye bütün bu ülkeleri yeniden toparladı, bütünleştirdi, birçok cephede bu çaba devam ediyor. Libya’da tarafları bir araya getirmeye çalışıyor. Somali güçlendiriliyor, Doğu Afrika’nın en önemli ülkesi haline getiriliyor. Sudan iç savaşını bitirmek için çok yoğun çaba harcanıyor. Türkiye bütün bu cephelerde inanılmaz başarılar sağlıyor.

İsrail Suriye’de Türkiye sınırının sıfır noktasına yerleşmişti. PKK ile birlikte İran sınırından Akdeniz’e haritalar çiziyordu. Türkiye ile coğrafyanın arasına kalın duvarlar örüyordu.

O harita ellerinde patladı. Terör Türkiye’de de Suriye’de de bitti. Suriye haritası tamamlandı. O proje çöktü. Türkiye tek başına o planı bozdu, İsrail sınırdan uzaklaştırıldı.


ADALAR ÇATIŞMA ALANINA DÖNER!

İsrail bunlarla yetinmedi: Yunanistan ile askeri anlaşmalar yaptı. Adalar Denizi’ndeki (Ege) adaları silah deposuna, füze deposuna dönüştürdü. Girit çevresinde seri tatbikatlara, Türkiye’ye karşı ortak askeri meydan okumalara girişti.

Yunanistan İsrail tarafından rehin alındı, İsrail cephesine dönüştürüldü. Türk-Yunan gerilimi önümüzdeki günlerde patlama noktasına gelebilir. Ege’deki adalar çatışma alanlarına dönüşebilir. Bunun tek sebebi İsrail’dir. Atina’daki siyasi karar vericiler, ülkeyi İsrail’in oyuncağı haline getiriştir.


ÖYLEYSE KKTC DEĞİL KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ OLMALI.

İsrail Kıbrıs Rum Kesimi’ni tam bir askeri üsse dönüştürdü. Suriye’de kaybettikten sonra buraya yöneldi. Rum Kesimi artık AB üyeliğinden çok İsrail ortağı olarak öne çıkıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için doğrudan tehdit inşa ediliyor, Doğu Akdeniz’de İsrail-Yunanistan-Rum Kesimi ile Türkiye’ye karşı bir “çevreleme haritası” uygulanıyor. Tam da bu arada, KKTC ismi acilen değiştirilmeli. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yapılmalı.


ARNAVUTLUK’TA NE OLUYOR? “ÇEVRELEME” ADRİYATİK’TE. TÜRKİYE BU İŞE NE DİYECEK?

Bu planların son aşaması Arnavutluk’ta patladı. Trump’ın damadı Jared Kushner ve kızı İvanka’ya verilen Sazan Adası, Soğuk Savaş döneminin savunma hattı olarak kullanılıyordu ve boş tutuluyordu.

Türkiye’nin Arnavutluk’ta askeri üssü var ve bu ada çevresinde tatbikatlar yapılıyordu. Şimdi ada Trump’ın damadına, yani İsrail’e verildi. Turizm yatırımı olarak pazarlanan bu iş tamamen güvenlikle ilgiliydi.

İsrail Türkiye ile yakın ilişkileri olan Arnavutluk’u hedef alıyor, Türkiye-Arnavutluk ilişkilerini koparmaya çalışıyor, Türk askeri üssünün boşaltılmasının alt yapısını oluşturuyor.

Doğu Akdeniz’de Rum kesimi ile başlattığı, Doğu Akdeniz ve Ege’de Yunanistan ile devam ettirdiği “çevreleme” planlarını Adriyatik’e taşıyor.


ARNAVUTLUK İSRAİL CEPHESİ, YA DA TAŞERONU OLMAMALI.

Arnavutluk halkı günlerdir ayakta, “Arnavutluk satılık değil” sloganları ile bu projeye karşı çıkıyor. Ancak Edi Rama, İsrail ile ilişkileri çoktan pişirmiş görünüyor. Eğer “Arnavutluk düşerse”, bir İsrail Cephesi’ne dönüşürse, İsrail bu ülkeyi de kendi çıkarları için hoyratça kullanacak, bunun acısını da Arnavut halkı çekecektir.

Arnavutluk asla soykırım cephesinin bir parçası olmamalı. Amerikan paraları ile kandırılıp İsrail’in taşeronu olmamalı. Türkiye-Arnavutluk dostluğu asla bozulmamalı. Türkiye, İsrail’in bu planlamasını birinci derecede tehdit kategorisine almalı.


İSRAİL TÜRKİYE’NİN ÇEVRESİNDE DOLAŞIYOR. “İRAN’DAN SONRA HEDEFİMİZ ÜRKİYE”NİN CEVABI TARİHTİR.

Ne tuhaftır ki İsrail Türkiye’nin arka kapılarında dolaşıyor. Dostlarını avlıyor, böylece Türkiye’yi kuşatacağını, durduracağını sanıyor. Türkiye’yi Akdeniz’den, Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan, Orta Asya’dan kuşatacağını sanıyor. Bunun mümkün olmadığını görecektir.

“İran’dan sonra hedefimiz Türkiye” diye ilan ettikleri bu savaşı çoktan başlattılar. Biz şu an İsrail’in Türkiye ile, “ortaklarını kandırarak” yürüttüğü bir savaşı izliyoruz.

Ama İsrail’i bu anlamda hedef almadık henüz. Alabiliriz de. Ve tahminen alacağız da. Son kırk yıldır coğrafyadaki bütün savaşları İsrail çıkardı. Türkiye ile final yapmalarına izin verilmeyeceğini göreceklerdir. Tarih dönüştürücü gücün bin yıldır bu bölgede neler yaptığını hatırlamak zorunda kalabilirler.

Bu ülke Türkiye’nin önünde diz çökmek zorunda kalacaktır. Bunun hamaset olmadığına tarih tanık olacaktır.


İSRAİL TÜRKİSTAN’DA TÜRİYE KARŞITI “CEPHE” KURABİLİR Mİ?
HEDEF TÜRK DEVLETLER TEŞKİLATI’NI BİTİRMEK!

Son dönemde Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin İsrail ve Rum Kesimi’ne yönelik yakınlaşmaları da oldukça dikkat çekici. En son Kazakistan’ın Rum Kesimi lideri Christodoulides’e Dostluk Nişanı vermesi dikkat çekici.

Türk Cumhuriyetleri’nin İbrahim Anlaşmaları’nı imzalama yönündeki ilgileri dikkat çekici. Azerbaycan-İsrail yakınlığından sonra bu göstergeler de eklenince Türkistan’da, Türkiye’ye karşı bir İsrail arayışı, planlaması dikkat çekici.

Hemen söyleyelim: İsrail’in bir sonraki amacı Türk Devletleri Teşkilatı’nı bitirmek olacaktır. Kendisinin doğrudan giremediği yerlere “Avrupa Birliği” kılıfı ile Rum Kesimi’ne sokuyor. Türkistan coğrafyası, Türkiye’yi bu kadar zor durumlarda bırakırsa bu ortak tarihimizin acı bir hatırası olacaktır.


ADRİYATİK’TEN ÇİN SEDDİ’NE…

Hemen şunu söyleyelim: Türkiye kendisine karşı kurulan bütün cepheleri dağıtmayı bilen bir devlettir. Bunu bu coğrafyada bin yıldır zaten yapıyor, yapmaya da devam edecek.

Dostlarına duygusal bir sahiplenme ile bakan bu devleti gücendirmek doğru sonuçlar vermeyecektir. Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar herkes bunu aslında bilir.

#Türkiye
#İsrail
#Afrika
#Doğu Akdeniz
#Ege
#Adriyatik
#Orta Asya
#Arnavutluk