Yeni “Terör Koridoru” İran topraklarında mı kuruluyor? Güneydeki projeyi parçaladık, şimdi doğu sınırında deniyorlar! Türk ordusu İran’a girer mi? “İntihar anlamına gelse” bile “tereddüt” edilemez. Peki neden?

04:0026/02/2026, Perşembe
G: 26/02/2026, Perşembe
İbrahim Karagül

Türkiye’nin güneyinde, 900 kilometre boyunca Türkiye-Suriye sınırında bir Terör Haritası çizildi. Adına Terör Koridoru dedik. Türkiye ile güneyimizdeki Arap-İslam dünyası arasında kalın duvarlar ören son derece sinsice hazırlanmış bir plandı bu. On beş yıl bu harita ile mücadele ettik. Ve daha yeni kurtulduk. ABD ve İsrail, PKK/YPG ile DAEŞ üzerinden bu haritayı uygulamaya çalıştı. 15 Temmuz saldırısı ile harita tamamlanacaktı. Ancak 15 Temmuz büyük bir milli direnişle boşa çıkarıldı. İsrail’in

Türkiye’nin güneyinde, 900 kilometre boyunca Türkiye-Suriye sınırında bir Terör Haritası çizildi. Adına Terör Koridoru dedik. Türkiye ile güneyimizdeki Arap-İslam dünyası arasında kalın duvarlar ören son derece sinsice hazırlanmış bir plandı bu.

On beş yıl bu harita ile mücadele ettik. Ve daha yeni kurtulduk. ABD ve İsrail, PKK/YPG ile DAEŞ üzerinden bu haritayı uygulamaya çalıştı. 15 Temmuz saldırısı ile harita tamamlanacaktı. Ancak 15 Temmuz büyük bir milli direnişle boşa çıkarıldı. İsrail’in en büyük bölgesel tezi elinde patladı.


TERÖR ORDULARI İLE “YENİ İSRAİL” KURACAKLARDI! TÜRKİYE O PLANI ÇÖP ETTİ.

Hemen ardından Türkiye, Fırat Kalkanı ile bu kuşağa müdahalelere başladı. Terör Kuşağı’nı savunma kalkanına dönüştürdü.

İran sınırından Akdeniz’e uzanan koridor, Türkiye’yi parçalama niyeti ile hazırlanmıştı. Ancak Türkiye’nin darbeleri ile Türkiye’nin bölgeye yönelik en önemli müdahale kuşağı haline geldi.

İsrail, bu koridorda, Türkiye’nin sınırının sıfır noktasında PKK/YPG üzerinden cephe kurmuş, Türkiye’yi tehdit eder hale gelmişti. Terör orduları kuruyor, Türkiye’ye meydan okuyor, İran-Akdeniz arasında bir tür “Yeni İsrail” kuruyordu!

İşte o harita dağıldı. YPG, PKK Suriye’de tasfiye edildi. Suriye haritası bütünleşti. ABD, YPG ile Suriye’de artık işi olmadığını söyleyip onları yalnız bıraktı. Türkiye’de tasfiye edilen PKK Suriye’de de tasfiye edilmişti.


O SESSİZLİK ÇARESİZLİK MİYDİ? YOKSA YENİ BİR PLAN MI VARDI?
HEPSİ İRAN CEPHESİ'NE GÖNDERİLDİ

Çok tuhaf bir şey oldu. On binlerce kişilik orduyu donatacak askeri malzeme tedariki ile beslenen terör güçleri, buna hiç itiraz, isyan etmedi, edemedi. Kullanılmışlar, bir kenara atılmışlardı.

Ama bu sessizlik hep dikkat çekti. Bir çaresizlik miydi yoksa başka bir plan mı vardı bilinmiyor.

Sessizliğin kaynağı İran’dı. ABD ve İsrail İran’a saldırıya hazırlanıyor, bu örgütler de İran savaşından kendilerine pay çıkarmayı düşünüyordu.

İsrail’in aşırı ısrarları ile ABD İran çevresine büyük yığınak yapıyordu. Hava ve deniz gücünün yarısı İran çevresinde toplandı. Hiçbir sebep yoktu, sadece İsrail’in ısrarları vardı ve ABD buna göre savaşa hazırlanıyordu.

Bölge ülkelerinin tamamı bu saldırıya karşıydı. Gizli ortaklar dışında, açıktan ortak olan ülke neredeyse yoktu. Türkiye dahil her ülke, İran’a saldırmaması için ABD’yi ikna etmeye çalışıyordu.

Ama bölgedeki hazırlığa bakılırsa İsrail daha baskındı ve Trup yönetimini istediği gibi kullanabiliyordu.


İSRAİL O BEŞ ÖRGÜTÜ BİRLEŞTİRDİ. BÜTÜN PKK’LILAR BÖLGEYE TAŞINDI. SESSİZLİĞİN SEBEBİ BU HAZIRLIK…

24 Şubat’ta beş İranlı örgüt, ABD’nin İran’a saldırısına hazırlık kapsamında birleştiklerini açıkladı. İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ), Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) ve Kürdistan Emekçiler Topluluğu, İran Kürdistanı Mücadele Örgütü…

Bu örgütlerin önemli bir bölümü Irak’ın kuzeyinde üslenmişti. Suriye’deki PKK/YPG’liler de bu bölgeye taşınmıştı. Sessizlik bundandı. Bütün örgütlere yeni hedef gösterilmiş ve hepsi o cepheye yönlendirilmişti.


BÜTÜN TERÖR ÖRGÜTLERİ İRAN CEPHESİ’NE TAŞINIYOR... “SİZE ORADAN BİR HARİTA VERECEĞİZ…”

Elbette bu örgütleri birleştiren İsrail’di. Onları İran’a yönlendiren İsrail’di. İran’a saldırıyı isteyen ve hazırlayan da İsrail’di.

Dikkat ederseniz Suriye’deki DAEŞ’liler de Irak’a taşınmıştı. Bir büyük cephe hazırlanıyor, bütün terör örgütleri bu cephede toplanıyordu.

“ABD İran’a saldıracak mı, ne zaman saldıracak” tartışmaları yapılırken bu gelişmelere pek kimse dikkat etmiyordu. Ama bütün örgütler ve güçler, Irak-İran sınırı boyunca toplanıyor, mevzi alıyordu.

Muhtemelen PKK’lılara şunu söylediler: Türkiye’de olmadı, Suriye’de olmadı ama İran’da olacak! İran’da size bir “harita” vereceğiz!


ETNİK KİMLİK DEĞİL, SAVAŞ İHALELERİ

On yıllardır İsrail-ABD güçlerinin bütün bölgede taşeronluğunu yapan bu örgütler buna zaten razıydı.

Onlar etnik kimlikten çok, terör ve savaş ihaleleri alan silahlı güçlere dönüştürülmüştü. Ve İran cephesinde de kullanılacaklardı. Bu anlattıklarımız, hiç yabancı olmadığımız, ezbere bildiğimiz rol, misyon, ihale dağıtma işlediydi.


İBRETLİK DURUM: İRAN İŞGALLERİ KOLAYLAŞTIRDI.
ŞİMDİ AYNI İŞGAL İRAN’I VURUYOR.

Çok garip: ABD ve İsrail, Irak’ı işgal ederken İran yardım etti. Sünni yönetimin devrilip Şii yönetim kurulması için tarihin en aşağılık işgallerinden biri olan Irak işgaline destek verdi.

Saddam’ı astırdı. O zaman Kürtlerle de dayanışma içindeydi.

Şimdi aynı ABD ve İsrail ile bu örgütler İran’ı vuracak. Hem de İran’ın hakimiyet kurduğu Irak üzerinden. Böyle ibretlik bir durum yakın zamanda görülmemiştir.

İran kimlerle dostluk kurduysa şimdi onlar tarafından vuruluyor. Lübnan’ı, Suriye’yi kaybetti; şimdi Irak’ı da kaybediyor.


ARAP-İRAN SINIRI ESKİ YERİNDE. BU SEFER İRAN TEHLİKEYE GİRDİ. İRAN’IN YAPTIĞI HER ŞEY YALAN OLDU
.

Irak işgal edildiğinde Arap-İran hattı, Irak-İran sınırıydı. Daha sonra bu sınır Suriye sınırına kaydı. Sonra da Ürdün sınırına dayandı.

İran, Arap topraklarında yayılıyor, Arap-İran sınırı Akdeniz’e dayanıyordu. Ne gariptir ki, Arap-İran sınırı yeniden Irak-İran sınırına geri çekildi.

Bunca zaman içinde İran’ın bu bölgede yapıp ettiklerinin tamamı yalan oldu. İran çok büyük hata yaptı. Şii Hilali kuracağım diye bölgedeki bütün dostlarını kaybetti. Bu konuda kendisine yönelen dostça telkinleri büyük bir kibirle reddetti.


REJİM DEĞİŞİMİ DEĞİL, İRAN’I PARÇALAMAK İSTİYORLAR.

Şimdi cephe İran içlerinde kuruluyor. ABD ve İsrail’in saldırı yığınağı, beş örgütün bu amaçla birleştirilip cepheye sürülmesi, İran’da sadece “rejim devirme”nin de ötesinde planların yapıldığına işaret ediliyor.

Bu da İran’ın parçalanmasıdır. Çok vahim etnik sorunları bulunan İran, bu fırtınaya direnemezse paramparça olabilir.


“TERÖR KORİDORU” İRAN’DA KURULACAK. PEKİ TÜRKİYE BU İŞE NE DİYECEK?

İşte tam burada, Suriye’deki gibi bir plan işliyor. İran topraklarında bir “Terör Haritası” çizilmiş. Bir Terör Koridoru oluşturulacak.

Tıpkı Suriye’de olduğu gibi. Bu da rejimi düşürürken doğacak boşluktan bu beş örgüt üzerinden yapılacak. “İran’ın YPG’si” işte burada rol üslenecek.

Türkiye, Güney’deki “Terör Koridoru”nu parçaladı. Şimdi doğusunda bir terör haritası uygulanıyor. Bu koridor, Doğu Kapısı’na çok ağır darbe vurabilir.

Oluşabilecek otorite boşluğunda fiili haritalara engel olmak imkansızlaşabilir. İran’ın buna zaten takati kalmayabilir. Peki o zaman ne olacak?


TÜRKİYE’NİN DOĞUSUNDA BİR İSRAİL CEPHESİ Mİ KURULUR! O KORİDOR OLUŞMADAN MÜDAHALE ŞART!

Karabağ savaşı ile Orta Asya yolu açıldı. Ama şimdi daha güneyde, Türkiye’nin Doğu ile arasında başka bir harita, tampon bölge oluşturulacak, yeni bir duvar inşa edilecek.

İsrail, Türkiye’nin doğusunda bir cephe kuracak. Bunun yol açacağı tehditleri şimdiden hesaplamak bir zorunluluktur.

Öyleyse, o “Koridor” oluşmadan müdahale şarttır. Yeni Terör Haritası çizilmeden müdahale şarttır.

Türkiye, doğu sınırında; en güneyden en kuzeye kadar, İran içlerinde yabancı bir varlığın, bir örgüt devletinin oluşmaması için, derinlemesine bir güvenlik hattı oluşturmak zorunda kalabilir.

Bütün bu kuşak, kimsenin eline geçemeyecek şekilde denetim altına alınmalı.


İRAN DİRENMELİ. TÜRKİYE O HARİTAYA MÜDAHALE ETMELİ.BİR GÜN GECİKMEDEN, TEREDDÜT ETMEDEN...

Suriye’deki Terör Koridoru için “İntihar anlamına gelse bile müdahale edilmeli. Bir günlük gecikme büyük bedeller ödetecek” diye yazıyordum. Aynısı bu bölge için de gerekiyor. İntihar anlamına gelse bile, Türkiye’nin doğusunda, İran topraklarında böyle bir haritaya asla izin verilemez.

Umarız bu saldırı gerçekleşmez. Umarız İran, ABD-İsrail saldırısına direnebilir, direnmeli de. Türkiye, İran’ın parçalanmasının önüne geçmek için her ihtimali değerlendirmeli, her türlü desteği vermeli.

Ancak, İran direnemez, “içeriden iş birliği” ile rejim devrilirse, oluşacak boşluk için Türkiye asla tereddüt etmemeli.

Türkiye’nin doğu sınırında bir terör kuşağına asla izin vermemeli. Onlar bu boşluk için şimdiden hazırlık yapıyor. Türkiye bir gün bile geç kalmamalı, onlardan önce harekete geçmeli.


TÜRK ORDUSU İRAN’A GİRER Mİ?

Türkiye-Asya arasında o duvar inşa edilmeden pozisyon alınmalı. Gerekirse İran Azerbaycan’ının tamamına askeri destek verilmeli, bu destek fiili olmalı, Türkiye’nin bütün doğu sınırı Türkiye-İran Azerbaycan’ı sınırı olmalı.

Peki Türkiye; Sudan, Somali, Akdeniz, Libya ile uğraşırken yönünü doğuya mı dönecek? Böylece İsrail’in o bölgelerde eli mi rahatlayacak? Bu planların İsrail’in bu düşünceleri ile bir alakası var mı?


BU İŞ GÖÇ VEYA MÜLTECİ MESELESİ DEĞİL. TEREDDÜT VE YAVAŞTAN ALMA ÖLDÜRÜR…
“GÖÇ”E GÖRE DEĞİL, “HARİTA”YA GÖRE…

Türkiye Doğu Akdeniz’de, Kızıldeniz’de, Hint Okyanusu’nda, Basra Körfezi’nde, Doğu Afrika’da bu kadar yoğunken sadece bir yüzünü doğuya çevirse yetecektir. Buna gücü de yeter, aklı da, hazırlıkları da.

Sadece şu: Suriye’de olduğu gibi tereddüt edilmemeli, yavaş davranmamalı. Her tereddüt fiili durum yaratıyor ev sonrasında çok daha zor zamanlar başlıyor. Kararalı ve zamanında müdahale… Tek öncelik budur.

Ve şunu ekleyeyim: Bu iş ”göç”, “mülteci” meselesi değil. “Harita” meselesidir. “Göç”e göre değil “harita”ya göre müdahale yapılmalı.

Yüzyıla damgasını vuracak adımlarda asla tereddüt edilememeli. Tarih hep böyle şekillenmiştir. Bu, aynı zamanda İran’ı, yabancı unsurlardan “koruma” meselesidir.

#Terör
#Politika
#İbrahim Karagül