
Ocak ve Şubat enflasyon verileri ile merakla beklemeye başladığımız ve savaşın etkileri ile daha fazla odaklandığımız yılın ikinci Enflasyon Raporu’nu Perşembe günü gördük. Rapor her zamanki gibi oldukça iyi hazırlanmış ve içerik itibariyle de çok güçlü. Elbette detaylarda çok önemli başlıklar ve veriler var ancak itiraf etmeliyim ki herkesin odaklandığı tek konu ara hedef ile tahminler. Çünkü yılın ilk 2 ayındaki beklenti üstü enflasyon verisi ile endişelenmeye başlayan piyasalar savaş ile beraber tedirginliğe yöneldi.
İşte açıklanan son Enflasyon Raporu da tüm bu tedirginliği ve endişeleri yansıtır nitelikte. Zira 2026 yıl sonu için %16 olan ara hedef %24’e yükseltilmiş ve yine 2027 yıl sonu için %9 olan ara hedef %15 olarak revize edilmiş. Dahası ve belki de en önemlisi artık bir tahmin aralığı yok. Bunun yerine %26’lık bir noktasal tahmin var.
Bana göre Enflasyon Raporu’nun en can alıcı kısmı burası. Çünkü savaşın ekonomideki etkilerinin beklentileri ve tahminleri nasıl etkilediğini görmek açısından son derece önemli bir örnek. Raporu sunumunda konuşan Fatih Karahan “İçinden geçtiğimiz savaş ve yüksek belirsizlik ortamı, ara hedeflerdeki güncellemelerin yanı sıra “tahmin belirsizliğinin iletişimine” dair yeniden gözden geçirmeleri de beraberinde getiriyor.”
Bana göre atılan bu adım son derece yerinde. Çünkü geçmiş dönemde bozulduğunu gördüğümüz fiyatlama davranışları, beklentilerdeki yüksek bozulma ve beklentiler için baz alınan değişkenler enflasyon beklentilerinin oluşmasında genellikle tahmin aralığının üst bandını baz alma eğilimine neden oluyor. Yani eğer daha önceki rapor dönemlerinde olduğu gibi ara hedefin alt ve üst bandını belirlerken 5-6 puanlık fark kullanılmış olsaydı tahmin herkes tahmin aralığının üst bandına odaklanacaktı. Sonuç olarak da referans beklentiler tahmin aralığının üst bandına yakın şekillenecekti. Ancak böylesi bir savaş ve belirsizlik ortamında tahmin aralığını daha önceki raporlardaki haliyle daha küçük bir bantta tutmak da imkânsız olduğu için bu kez üst bant çok daha yukarıda bir noktada oluşacaktı. PPK üyeleri algıyı ve beklentileri bozması kuvvetle muhtemel bir adımı atmamak için tahmin aralığı uygulamasına ara vermiş oldu.
Peki %24 olan ara hedef ve yıl sonu için %26’lık tahmin gerçekçi mi? Açıkçası ben bugüne kadarki gelişmeleri ve içinde bulunduğumuz konjonktürü dikkate alarak yıl sonu için %26 gibi bana göre iyimser bir tahminin gerçeklemesi senaryosuna hemen evet derim. Zira benim gelişmelerden çıkarımım bu yıl sonunda %30’un altında bir enflasyon verisi “büyük başarı” olarak kabul edilebilir. Çünkü enerji ve emtialardaki negatif arz şokuna ilave olarak içeride yaşanacak olan enerji fiyat geçişkenliği ve döviz kuru geçişkenliği risklerini de göz önüne aldığımızda ve buna fiyatlama davranışlarında devam eden bozulmayı ilave ettiğimizde daha kötü bir veri oluşacağını öngörüyorum.
Son olarak ilave etmem gereken bir tespitim daha var. Her ne kadar ben aksi bir duruş sergilesem de Merkez Bankası izlediği politika, geçmiş dönem vaadleri ve reel olarak değerli TL stratejisi kapsamında önümüzdeki dönemde bir noktada faiz artırabilir. Bu savımı destekleyen sözlü yönlendirme ise Başkan Karahan’ın soru cevap bölümünde sorulan sorulara cevap verirken iki kez tekrar ettiği: “Tüm seçenekler masada” cümlesi…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.