
Ocak 2026’da %30,7’ye gerileyen enflasyon, faiz indirimi adımları ve orta vadeli projeksiyonlar ışığında Merkez Bankası’nın önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası dün Başkan Karahan tarafından İstanbul Finans Merkezi’nde paylaşıldı.
Ocak 2026 itibarıyla yıllık TÜFE %30,7 seviyesine gerilemiştir. 2024 Haziran’dan bu yana süren düşüş eğilimi korunmaktadır. Çekirdek göstergelerde aşağı yönlü seyir devam etmektedir.
Talep koşullarının dezenflasyonist seviyelerde olduğu vurgulanmakta, sıkı para politikasının gecikmeli etkilerinin belirginleştiği ifade edilmektedir.
Kira ve eğitim kalemlerinde geçmiş enflasyona endeksleme davranışı sürmektedir. Yıl sonu kira enflasyonu için %30–36aralığı işaret edilmektedir.
Mal fiyatlarında daha hızlı bir normalleşme görülürken, hizmet grubunda daha yavaş bir uyum süreci yaşanmaktadır.
Politika faizi Aralık 2025’te %39,5’ten %38’e, Ocak 2026’da ise %37’ye indirilmiştir.
Merkez Bankası para politikasının yeterli sıkılıkta olduğunu vurgulamış, temkinli duruşun sürdürüleceğini belirtmiştir.
Bu noktada önümüzdeki dönem faiz indirimlerinde yine muhafazakâr olunacağı sinyali verilmiş.
2026 yılına dair belirsizlikler nedeniyle olsa gerek, TCMB hedeflenen enflasyon aralığında revizeye gitti.
Daha önce yüzde 13-19 olan 2026 yıl sonu enflasyon tahmin aralığı yüzde 15-21 aralığına yükseltildi.
2027 yıl sonu tahmini: %6 – %12
2028 seviyesi: %8
2026 için ara hedef %16 seviyesinde korunmuş.
* Gıda fiyatlarında oynaklık
* Hizmet enflasyonunda atalet
* Küresel emtia fiyatları
* Jeopolitik gelişmeler
* Talep koşullarının beklenenden güçlü seyretmesi
Enflasyon %30,7’ye gerilemiştir. Ancak sunumdan anladığımız haliyle %30’dan tek haneye iniş daha zor bir süreç olacaktır ki bu çok açık ve beklenen bir durumdu.
Hedef koymak kolaydır. Asıl mesele, o hedefin gerçekleşebilir olmasıdır.
Elbette hedefler belirli ölçüde iddialı olabilir. Ancak gerçekleşme ihtimali zayıf hedeflerin kesinlik ifade eden bir dille topluma sunulması, ekonomi yönetimi açısından ciddi bir risk üretir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) özelinde bakıldığında, yönetimlerden bağımsız olarak uzun yıllardır tutturulmuş bir enflasyon hedefini hatırlamak güçtür. Sorun tam da burada başlamaktadır.
Enflasyondaki yapışkanlık teknik bir mesele olduğu kadar psikolojik bir meseledir.
Bu yapışkanlığı kırmanın yolu kredibiliteden geçer.
Kredibilite ise söz ile sonucun örtüşmesiyle inşa edilir. Hedef açıklanır, hedef gerçekleşir ve zamanla güven oluşur.
Ancak hedef açıklanır, gerçekleşmez ve yeniden revize edilirse; güven değil, mesafe büyür.
Bugün şirketler iş sözleşmelerini, fiyatlamalarını ve bütçelerini TCMB hedeflerine göre yapmamaktadır.
Hane halkı kira belirlerken ya da tasarruf planı oluştururken resmi projeksiyonları referans almamaktadır. Çünkü hedefler ekonomik kararların çıpası olmaktan çıkmıştır.
İş dünyası yüksek sesle itiraz etmeyebilir; fakat unutmaz ve kullanmaz. Hane halkı ise güvenmez. TCMB’nin beklenti anketlerinde görülen tablo da bunu teyit etmektedir: Beklentiler ile resmi hedefler arasında önemli bir kopukluk vardır.
Açık konuşmak gerekirse -umarım yanılırım- revize edilmiş haliyle dahi, sapma sınırlı kalsa bile (örneğin 200 baz puan düzeyinde olsa dahi) 2026 yılı enflasyon hedefinin tutma olasılığı düşüktür. Mevcut görünüm altında 2027 yılı enflasyonunun da TCMB’nin 2027 hedeflerine yaklaşması zor görünmektedir.
Oysa daha mütevazı ama gerçekçi hedefler konulsa, hedeflerin tutması sağlansa ve güven adım adım yeniden inşa edilse;
Beklentiler ile resmi projeksiyonlar arasındaki makas daralabilir. Enflasyondaki yapışkanlık daha kolay kırılabilir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.