
Cenevre son evre midir, belli değil.
ABD ile İran arasında müzakereler devam ederken Tramp’ın saldırı kararı alıp almayacağı bilinmiyor.
Her tür sürprize açık, merakla bekliyor ahali.
Daha önce yaptığı gibi, süren müzakereye aldırmadan bodoslama saldırır diyenler emin görünmüyor.
Saldırmaz görüşünü dillendirenlerin hiç garantisi yok.
Öyle de olabilir, böyle de olabilir.
Saldırırsa saldırır, saldırmazsa saldırmaz.
Kemal Sunal’a rahmet.
ABD askerleri, topyekûn saldırmak yerine, nokta atışı yaparak Hamaney’i vurabilir mi?
Vurabilir.
Maduro örneğinde olduğu gibi kaçırabilir mi?
Zor ama belli olmaz, kaçırabilir.
Gençliğinde Saray’dan Kız Kaçırma Operasını seyretmeseydi, bugünkü vaziyet başka türlü olabilirdi.
Maduro’nun durumu bile farklı sonuçlanırdı.
O operayı seyrettiğini ve etkisinde kaldığını, son dönemdeki hareketlerine bakarak tahmin ediyoruz.
Belki hiç gitmedi, görmedi. Ama en azından adını duymuştur. O kadarı yetmiş.
*
Yalnız Hamaney’i değil, oğlunu da tehdit ediyorlar.
Torunlarının şansı nedir? Onlar için de bir operasyon planlıyorlar mı?
İran’a saldırı gündemdeyken, ABD’nin yanı başında çıban patladı.
Olay Meksika’da geçiyor ve çok büyük çaplı.
Kartelin yönettiği para 30 milyar dolar.
Uyuşturucu karteline yapılan operasyonda Meksika ordusu ile ABD’nin ortak hareket ettikleri açıklandı.
Kartel liderinin öldürüldüğü, oğlunun yakalandığı sırada, beraber ıslanmışlar yağan yağmurda.
Meksika sokakları savaş alanına döndü.
Kaos sebebiyle bütün uçuşlar iptal.
Oteller müşterilerini içeride tutuyor.
Kimya öğretmeni Valtır Vayt gerçekmiş yahu! Bu gelişmeler üzerine en iyisi avukat Soul’u arayıp sormak: “İster misin şimdi İran’a gönderilen uçak gemileri geri çağrılsın?”
Olmaz ya, olursa İran’da herkes şükür namazı kılar.
ABD’nin İsrail elçisine göre, Nil ile Fırat arası vadedilmiş topraklar olarak İsrail’in hakkı imiş.
Elçi ya rüya görmüş ya serap.
Gerçekte İsrail’in hakkı nedir, kaç metrelik toprak vadedilmiştir, soran olursa söyleriz.
Yahut sorulmasını beklemeden açıklayalım; her biri için yaklaşık ikişer metre kare.
Ne güzel günlerdi. Kıymetini bilemedik.
Bir zamanlar ekmeğin kokusu, memleketin dokusu başka türlüydü.
“Uçak inmeyen yere havalimanı yapıyorlar” diyen…
“Çok büyük hastane yapmanın anlamı var mı? O kadar hasta yok!” diyen…
“Hangi sözüm yanlış, hangi sözüm?” diyen…
“Suriye’de ne işimiz var, Akdeniz’de ne işimiz var?” diyen bir muhalefet lideri vardı.
Bugün yok.
Ayağının altına gizlice muz kabuğu koydular, kaydırdılar. Ara ki bulasın.
*
Şimdiki onun yerini tutar mı?
Elle tutulur bir cümlesine bile rastlanmıyor.
Cımbızla yakalayacak türden bir cümlesini arasak, o kadar zahmete değmez ve çabamız boşa çıkar.
*
Önceki, o anlamlı ifadelerle, bir açıdan ülkeye hizmet ediyordu.
Şimdikinin hizmeti nedir?
Bilen varsa söylesin, sevabına.
Akılda kalan en büyük numarası, mezar başında kadeh kaldırmaktı.
Onu savunmayı da beceremedi, karşı çıkmayı bile ağzına yüzüne bulaştırdı.
Doğru yaptığını mı düşünüyor, yanlışlığı kabul mü ediyor, akılda kalan bir tavır yok. Tortusuz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.