‘Randevu’…

04:009/05/2026, Cumartesi
G: 9/05/2026, Cumartesi
Nedret Ersanel

Geçtiğimiz Perşembe, Başkan Trump’ın ilan ettiği Hürmüz’e yönelik “Özgürlük Operasyonu”nu üzerinden 24 saat geçmeden durdurmasına gülerek geçti. Aynı gece İran’ın kıyı şeridinde kimi çatışma haberleri, hatta Tahran’da patlamalar duyulduğu haberleri gelmeye başladı. Buna, S.Arabistan’ın Özgürlük Operasyonu’na kapattığı üslerini ABD’ye yeniden açması, BAE’nin İran’a yönelik askeri hareketliliğe fiilen katıldığı, hatta BAE’nin, kendine yönelik tehditlere karşı Mısır savaş uçaklarını topraklarında ilk

Geçtiğimiz Perşembe, Başkan Trump’ın ilan ettiği Hürmüz’e yönelik “Özgürlük Operasyonu”nu üzerinden 24 saat geçmeden durdurmasına gülerek geçti. Aynı gece İran’ın kıyı şeridinde kimi çatışma haberleri, hatta Tahran’da patlamalar duyulduğu haberleri gelmeye başladı. Buna, S.Arabistan’ın Özgürlük Operasyonu’na kapattığı üslerini ABD’ye yeniden açması, BAE’nin İran’a yönelik askeri hareketliliğe fiilen katıldığı, hatta BAE’nin, kendine yönelik tehditlere karşı Mısır savaş uçaklarını topraklarında ilk kez konuşlandırdığı haberleri eşlik etti…

İlerleyen saatlerde de bir Amerikalı yetkilinin ağzından, “İran’da yaşanan çatışmalar ateşkesin bittiği anlamına gelmediği” cümleleri yayıldı…

Bir an için bunların hiçbirini yaşanmamış kabul edip-ki, zaten bir kısmının gerçekliği hâlâ şüpheli-
önceki sahneye
dönelim. Çünkü ‘
kripto senaryo
’ orada yazıldı ve-dahi, çatışmalar ister büyüsün ya da Trump’ın dediği gibi “mini savaş” boyutunda kalsın,
savaşın vardığı yeri
değiştirmiyor…

***

Malûm, ABD Başkanı’nın 14-15 Mayıs tarihlerinde Çin’e ziyarette bulunması ve Devlet Başkanı Xi Jinping ile buluşması planlanıyor. Bu Trump için çok önemli. Gündemindeki en kritik konulardan belki de birincisi…

Ve
Pekin ilk kez Amerika’ya bu ziyaretin gerçekleşmesini İran’a doğrudan bağlayan bir mesaj gönderdi.
Bu, Körfez’de, İran Savaşı’nda ve petrol-dolar hesaplaşmalarında belirleyici bir andır…

Olay, Mayıs’tan itibaren BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı’nı devralacak Çin heyetinin basın toplantısı esnasında, Çin’in BM Büyükelçisi’nin açıklamalarıyla ortaya çıktı…

Büyükelçi önce, ABD’nin İran’a uyguladığı ablukanın kaldırılması gerektiğini, ABD ve ortaklarının İran’a saldırısının haksız olduğunu söyledi. Ardından da baklayı ağzından çıkardı;
“ABD Başkanı’nın uçağı Pekin’e indiğinde Hürmüz Boğazı’nda hâlâ kriz varsa, Çin-ABD ilişkilerindeki konular mevcut krizin çok üstünde olmasına rağmen, gündemin ilk sırasında bu mesele olacaktır”…

Bu ikazın diplomatik dilden tercümesi, “Çin-ABD zirvesi için hazırlanan kritik konular, hatta belki ziyaretin kendisi çöpe gider”…

***

Trump’ın Çin ziyaretini riske atan bu çıkışın işaretleri aslında daha evvelden gelmeye başlamıştı. İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin Pekin ziyareti ve ondan önemlisi 28 Nisan’da yapılan Trump-Putin görüşmesi bunlardan ikisiydi…

Putin telefon görüşmesinde şunları söylemişti; “Eğer ABD-İsrail askeri harekâtı yeniden başlarsa, bu kaçınılmaz olarak sadece bölgeyi değil
tüm uluslararası toplumu
etkileyecek son derece olumsuz sonuçlara yol açacaktır”…

Trump sonradan kendisine “Putin’le ne konuştunuz” diye sorulduğunda, “Ukrayna’ya odaklanın dedim” diyecekti. Trump’ın sözleri, “siz İran’a çok karışmayın” anlamına geliyordu ama gerçekçi olmaması bir yana, Çin Büyükelçisi’nin sözleri duyulduğunda ABD Dışişleri gelen derdin büyüklüğünü hızla kavramış oldu…

***

Büyükelçi’nin konuşmasının devamı da var ve bir “
ortak aklı
” belirginleştiriyor…
“ …. Çin ile ABD arasındaki konular/ilişkiler,
Hürmüz’ün çok ötesine uzanıyor.
Bu iki ülkenin istikrarlı ilişkiler geliştirmesini istemek ‘
tüm dünya halklarının
’ çıkarınadır”…
Putin’in yukarıdaki sözlerinde yer alan, “
tüm uluslararası toplumu etkiler
” ifadesiyle benzerliği ilginç bulmalıyız…

İran Dışişleri Bakanı Arakçi’nin Çin’e gitmesinin ardında da bu organize tavır bulunuyor ama anladığımız kadarı ile Pekin, İran’a da özellikle nükleer dosya konusunda “nasihatlerde” bulunmuş.

***

Türkiye’nin de dahil olduğu bir çok dünya ülkesi gibi, Çin ve Rusya bölgesel ve küresel istikrarsızlığın menşei olarak ABD’yi işaretliyorlar ve farklı olarak bunu politikalarının uzantısı haline getiriyorlar…

Pratikte de şaşırtıcı, şimdiye değin pek rastlanmayan ‘kafa tutma’ eylemleri yaşanıyor; ABD’nin Çin şirket ve rafinerilerine İran petrolüyle ilişkileri yüzünden getirdiği yaptırımlar da aynı günlerde yaşandı ve Çin bu şirketlere “kesinlikle bu yaptırımlara uymayacaksınız” talimatı verdi…

Haliyle Trump’ın Çin’e yapacağı ziyaret
dünyanın takip edeceği stratejik bir etkinliğe
dönüşmüş bulunuyor. Diğer taraftan, bir hafta kala hâlâ kesinleşmemiş olduğunu da tespit lazım. Pekin’e sorulduğunda, “bizi izlemeye devam edin” diyorlar. Washington’a sorulduğunda da, “takvim işliyor” yanıtını alıyorsunuz ama zirvenin ertelenmesi ihtimaline, hatta ertelendiğine dair söylenceler de devam ediyor…

***

İran Savaşı’nda yaşanan günlük, anlık gelişmeler ve bunların üzerine aşırı odaklanılması kör noktalar yaratıyor. Oysa
ABD’nin elinde fazla seçenek yok
; ablukayı sürdürmek, savaşa dönmek, masaya oturmak. Sorun, her üçünün de Trump’ın arzu ettiği ve pazarlayabileceği çıktıları üretmeme ihtimali. Bildiğiniz, ‘kırk katır mı kırk satır mı’ durumu…
Savaşa dönerseniz
, “bir medeniyeti silseniz” dahi küresel kabullerin “yenildiğiniz” yönünde olması ve bunun içerideki bedeliyle,
masaya oturursanız
İran ve ortaklarının müzakere stilinin size hayatı zindan etme olasılığıyla,
ablukaya devam ederseniz
hayati ihtiyacınız “zamanın” sizi yiyip bitirmesiyle yüzleşmek zorunda kalacağınız bir tablo…

Üstüne, geleneksel müttefikleri, bölge ülkeleri ve diğer süper güçler Amerika’nın istediği eli oynamasını çok zorlaştırıyor.

***

Bu ziyaretin önemine dair üç tarihli bir ‘stratejik takvim’ paylaşmıştım…

I.
Mayısta gerçekleşmesi beklenen Trump-Xi Jinping zirvesi.
II.
Temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi.
III.
Kasım ayındaki ABD ara seçimleri.
Bunların sonuç ve toplamı, yeni dünya düzeninin rotasına dair ilk kez bir şey söyleyecek.
Oraya kadar diğerleri uvertür
”. (18/04)

Her biri yaklaştıkça yerküre üzerindeki stres artıyor. Bunlara bağlı ‘tehlikeli eylem’ ihtimalleri de artıyor…

#Donald Trump
#ABD
#İran