Türkiye, İsrail’i kuşatırken…

04:0014/02/2026, Cumartesi
G: 14/02/2026, Cumartesi
Nedret Ersanel

İbrahim Anlaşmaları için İsrail’in ‘terbiye edilmesi’ gerekiyor… İlk bakışta çelişkili görünse de, yaşanan odur… ‘İsrail’in ıslah olur mu’ ayrı tartışma konusu ama en azından Netanyahu’nun tasfiyesi “işleri hızlandıracak”. İhtiyaç yani. Çünkü Netanyahu İsrail’i, “İbrahim Anlaşmaları’nı bozuyor”, Trump’ın “master planını” engelliyor… Soruları farlı kurmak da mümkün; ABD/Trump, Netanyahu’yu düşürmeye mi çalışıyor, Türkiye-ABD Netanyahu’yu düşürmeye mi çalışıyor ve nihayet bölge ülkelerinden oluşan

İbrahim Anlaşmaları için İsrail’in ‘terbiye edilmesi’ gerekiyor…

İlk bakışta çelişkili görünse de, yaşanan odur…

‘İsrail’in ıslah olur mu’ ayrı tartışma konusu ama en azından Netanyahu’nun tasfiyesi “işleri hızlandıracak”. İhtiyaç yani. Çünkü Netanyahu İsrail’i, “İbrahim Anlaşmaları’nı bozuyor”, Trump’ın “master planını” engelliyor…

Soruları farlı kurmak da mümkün; ABD/Trump, Netanyahu’yu düşürmeye mi çalışıyor, Türkiye-ABD Netanyahu’yu düşürmeye mi çalışıyor ve nihayet bölge ülkelerinden oluşan gölge bir koalisyon, Netanyahu’nun sonunu mu hazırlıyor?

Esasen, Filistin-Gazze soykırımından sonra İsrail Başbakanı’nın koltuğunda kalması teknik olarak mümkün ise de bölgenin düzenlendiği süreçte siyaseten yaşaması zor…

***

Elbette Ankara’nın derdi ‘İbrahim Anlaşmaları’ değil. Şimdiye kadar da mesafeli/dikkatli davrandı. Ama iki yılı aşkın zamandır Ankara-Tel Aviv ilişkileri açık düşmanlığa dönüştü ve bir şekilde halledilmesi gerekiyor. Son İran krizinin ardında da Ankara, Amerika’dan çok İsrail’i tespit etti ve fail olarak alenen işaretledi…

Nihayet bölge ülkelerinin, hem son ABD-İran gerilimi en çok da Filistin soykırımı nedeniyle İbrahim Anlaşmaları’nı terslemesi, Trump ABD’sinin politikalarında önem verdiği Türkiye ve S.Arabistan’ın “oralı bile olmaması”, yarım düzine Arap-Müslüman ülkenin siyaseten hizalanmasına neden oldu…

***

Başka alametler de var; Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgede Yemen’den başlayarak itilip-kakılmaya başlanması, Riyad’ın hışmını çekmesi, her zaman coşkuyla karşılandığı Amerikan Kongresi’nde defalarca ayakta alkışlanan Netanyahu’nın son ziyaretinde ancak “arka kapıdan” içeri alınması, Batı Şeria konusunda daha Washington’a gelmeden bizzat Trump tarafından reddedilmesi, ‘Gazze Barış Kurulu’na Trump’ın şaşalı imzasıyla değil Dışişleri Bakanı’nın yanında poz vererek üye yazılması…

Sonuçta İran üzerinde de anlaşamadıkları ortada. Trump, “Netanyahu konuyu anladı” dedi. Doğrudur. Ama kabul de etmedi. Etmemesi de Beyaz Saray tarafından ihsas edildi ama “karar bizim” denilerek, müzakerelere devam kararı duyuruldu. Bu da İsrail yenilgisidir…

***

PKK/YPG’nin tasfiyesini, Suriye’den atılmasını da listeye ekleyebiliriz. Bu faslın hakkını çok vermeden, kolay geçtik; Trump ABD’si, Suriye’de terör örgütünün “eritilmesini” kolaylaştırdı ve şimdi kendi varlığını da azaltıyor. Irak’ta da öyle olacağı bağırıyor. ABD’nin PKK’yı bir kalemde satacağı sanılmıyordu ama bunu İsrail’i de yaralayarak yaptığı da herhalde görülüyordur…

Bu ve benzer gelişmeler Washington’un bölgeye yönelik Amerikan master planını ne kadar önemsendiğini, zorluk çıkaran/direnen köhne varlıkların kolayca gözden çıkarabileceğini gösteriyor. “Pax-Trumpa/Trump Barışı” denilen, kabaca; Ortadoğu’nun büyük ekonomik işbirlikleri/bağları üzerinden ama siyaseten de yeniden düzenlenmesidir…

Ankara buna destek veriyor. Kendisine göre haklı sebep ve çıkarları var. Ama iş Netanyahu’ya geldiğinde, “Pax Trumpa”nın, bir tasfiye/temizlik aracı olarak işleyebi-leceğinin de farkında Türkiye!

Bu yüzden, bir yandan bölge ülkeleriyle yeni sürecin potansiyel/vaad ettiği işbirliklerini geliştirirken bir yandan da İsrail’i, daha çok da Netanyahu’yu kuşatıyor. İşin doğrusu, bu tam da böyle yapılır…

İsrail’le açık ittifakı bulunan, stratejik işbirliği kuran, bunu Türkiye’ye karşı cephe olarak inşa etmeye çalışan Yunanistan’ı bile, Başbakan Miçotakis’in son ziyaretinde sigaya çekti, haritayı bir daha anlattı!

***

Tekrar yazalım; İran, MAGA’yı iyi anlayan bir ülke ve müzakere dinamiklerinde bu kartın avantajlarını kullanıyor. MAGA tabanının, İsrail’e yaklaşımı, bakışı çok farklı. Trump yönetimi üzerinde kurduğu baskı ezici. Türkiye’nin de bu bilgiye sahip olmadığı düşünülemez…

Böylece ortaya bir tür zımnî koalisyon çıkıyor…

Trump, Türkiye, MAGA, S. Arabistan, artı bir seri Arap-Müslüman ülke. Zamanla bu gölge işbirliği ‘resmi ortaklıklara’ da dönüşebilir. Mesela, S. Arabistan-Pakistan anlaşması bunun türeviydi. Kimi Müslüman ülkelerin Filistin komisyonlarında görev üstlenmesi de fonksiyonlarındandır…

Geniş katılımlı, bölge ülkeleri kadar yakın coğrafyalardan katılımlarla oluşacak, Türkiye’nin açıktan teşvik ettiği, içinde güvenlik ve istihbarat mekanizmaları bulunan, bölgeye ağırlık koyan bir organizasyonun somutlaşması, “İbrahim Anlaşmaları”nın kimi pürüzlerinin düzeltilmesini, pazarlıklarını da kolaylaştıracaktır!

***

ABD’nin, Avrupa ve NATO’daki sorumluluk/görevlerini azaltan süreç Ortadoğu’da da işleyecek. Pentagon hafta içi, “NATO 3.0’a geçmeli. O da NATO 1.0’dır. Soğuk Savaş dönemine benzer şekilde yapılandırılmalı” duyurusu yaptı. Avrupa’nın sorumluluk almasını isteyen malûm duruşu formüle etti. Bölgemizdeki karşılığı nasıl olmak lazımdır?

Bir yandan da Avrupa ve İngiltere’nin bölgedeki toksik ağırlığının seyreltilmesi anlamına geliyor. Zaten bugünkü Avrupa’da herhangi ülkenin ABD’yi ikame etmesi de mümkün değil…

Islah edilmiş İsrail, ihya edilmiş “Ortadoğu 1.0”ın Türkiye’ye alan açtığı açık. (Tabii her zaman dikkatle!) ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Azerbaycan ve Ermenistan ziyaretleri, ABD’nin Zengezur Koridoru’undaki güçlendirilmiş yeni rolü de aynı haritanın uzantısı…

Sadece yeni bir “harita” ortaya çıkarmıyor; cephe de kuruyor. “Karşı”yı da tarif ediyor; Rusya ve Çin’i kesiyor…

Türkiye’nin rolü, sadece Doğu ve Kuzey Afrika ile Ortadoğu’da değil, Balkanlar’ı Kafkasya’yı da kapsayarak Orta Asya ve Türk Cumhuriyetleri’ne göre pozisyonlanıyor. Türkiye’nin özgün planı ise, Avrupa-Çin rotasının “bağlantısallığı” noktasında da “dengeleri koruyan”, belirleyici aktör olmak üzerinedir.

#israil
#politika
#Nedret Ersanel