Evsiz çatılar kumpanyası

04:0031/01/2026, Cumartesi
G: 31/01/2026, Cumartesi
Serdar Tuncer

İran karışıyor. Arkadaşın haritada İran’ı tak diye gösterebilecek kadar coğrafya bilgisi, Şah ve Humeyni’yi yerli yerine koyabilecek kadar tarih bilgisi, petrol, dolar ve altından üç dakika konuşacak kadar ekonomi bilgisi, ABD, İsrail, İran üçgenini kabaca izah edebilecek kadar jeopolitik bilgisi yok ama İran ve ABD gerilimine dair bir ton fikri var. Ekonomide sıkıntı var. Arkadaşın enflasyonun ne olduğuna, faizin ne olmadığına, üretim ve istihdamın nereden gelip nereye gittiğine, câri açığın nereden

İran karışıyor. Arkadaşın haritada İran’ı tak diye gösterebilecek kadar coğrafya bilgisi, Şah ve Humeyni’yi yerli yerine koyabilecek kadar tarih bilgisi, petrol, dolar ve altından üç dakika konuşacak kadar ekonomi bilgisi, ABD, İsrail, İran üçgenini kabaca izah edebilecek kadar jeopolitik bilgisi yok ama İran ve ABD gerilimine dair bir ton fikri var.

Ekonomide sıkıntı var. Arkadaşın enflasyonun ne olduğuna, faizin ne olmadığına, üretim ve istihdamın nereden gelip nereye gittiğine, câri açığın nereden doğup nereden battığına, ithalatın ihracattan farkına, altı kere dokuzun niçin yetmiş beş etmediğine dair anaokulu seviyesinde bilgisi yok ama ne yapılırsa ekonominin düzeleceğine dair sağlam fikri var.

Galatasaray Manchester City’e yeniliyor. Arkadaşın taktikten, performanstan, bütçeden, sakatlıktan, transferden, imkandan, futbolun ‘F’sinden, insafın ‘O’sundan, Türkçenin ‘S’ sinden kahvehane muhabbeti seviyesinde bir parça malumat kırıntısı var ama bu işin Okan Buruk’la niçin olmayacağına dair fikri var.

İmam Efendi minberde hutbe okuyor. Arkadaşın fıkıhla, kelamla, akaitle, tefsirle, Kitapla, sünnetle ‘geçiyordum uğradım’ kabilinden dahi tanışıklığı yok; imanla, İslam’la, ihsanla teşehhüd miktarı merhabası yok ama o hutbenin öyle değil de aslında nasıl olması gerektiğine dair Diyanet İşleri Başkanına akıl verecek kadar fikri var.

Doktor hastaya teşhis koyuyor. Arkadaşın herşeyolog fenomenlerin hazırladığı reels’ten ve shorts’tan müteşekkil derin müktesebatından öte tıp bilgisi yok ama doktorun teşhisinin niçin yanlış olduğuna, doğru tedavinin aslında nasıl olması gerektiğine dair fikri var.

Türkiye Suriye’de bir şey yapıyor. Hakan Fidan’ın aslında Abdullah Çatlı olduğunu, Eminönü’nde simit satarak istihbaratçılığı öğrendiğini İnstagram delilleriyle aslanlar gibi ortaya koyabilecek kadar bu işlerin otoritesi olan arkadaşın, İbrahim Kalın’ın aslında Polat Alemdar olduğuna dair fikri var.

Bu arkadaştan çok var. Her yerdeler. Her an tetikte bekliyorlar. Bir mevzu açılsa da ona dair engin kanaatlerimizi paylaşıp insanlığı aydınlatsak diyorlar, çok düşünceliler. Bazen televizyonda görüyoruz bu arkadaşları, bazen sosyal medyada, bazen metrobüste, bazen bir kafede yan masada, bazen bir akraba oturmasında, bazen aynada! Aynada… İşte bu çok acı!

Ekrana çıkmalarına, youtube’larda fink atmalarına, toplu taşıma araçlarına binmelerine, Kafelerde oturmalarına engel olma şansımız yok. Ama bu arkadaşı hiç olmazsa aynada görmemek için bir şeyler yapmalıyız.

İşin matematiği basit aslında. Bir insanın bir konuda fikrinin olması için öncelikle o konuya dair bilgisi olması icap eder. Bilgi malumattan başka bir şeydir. Sosyal medya bilgisi malumat bile değildir. Üstelik her bilgiden fikir doğacak diye bir kaide yoktur. Nice bilgi sahibi insan vardır ki bildikleri konuya dair özgün bir fikirleri yoktur. Papağan misali. Her insanın her konuda bilgi sahibi olmasına hacet de imkan da yoktur. Bir başkasının bir konudaki fikrini benimseyebilirsiniz, bu caizdir. Ama bunun için de bilgi icap eder. O fikri kendininmiş gibi satmak, bu zinhar caiz değildir. Bilmiyorum demek ayıp değildir. Biliyorum sanmak ahmaklıktır. Bilgi olmadan fikir sahibi oldum sanmak cinayettir. Bu cinayette katil de maktul de aynı kişidir.

Şöyle düşünelim. Bir arsaya tek katlı bir ev yapacağız. Önce hafriyat, sonra temel, sonra duvarlar, en son çatı.

Malumat, hafriyat öncesi gelip arsayı şöyle bir kolaçan etmek. Bilgi, durumdan ziyade bir süreç, devam halinde. Hafriyatla başlıyor bilme süreci, temel ve duvarla devam ediyor. Fikir, çatı! Hatta çatıyı da bilme sürecine dahil edip fikir için evin içinin ve dışının tezyini ve tefrişi bile diyebiliriz.

Canına yandığımın ortalığı temelsiz çatılardan geçilmiyor. Toprağın üstüne yalandan birkaç tahta ve bir iki kırık kiremitle konduruluveren, temelsiz, duvarsız, anlamsız çatıcıklarımıza devâsâ köşkler, eşi bulunmaz fikirler muamelesi yapıyor ve daha kötüsü yapılmasını bekliyoruz. Komik oluyoruz, ayıp ediyoruz.

Bu işin en hazin taraflarından birisi de kendi saçmalığımıza köşk muamelesi yaptığımız anda muazzam konaklara da çöp muamelesi yapmaya başlamamız. Bilgisizliğimiz ve fikirsizliğimiz gerçekten bilmemize ve taklit ile olsa bile hakiki bir fikir sahibi olmamıza mâni oluyor.

Yapmayın! Canım yanıyor!

#aktüel
#toplum
#Serdar Tuncer