
Gönlüme itminan düştü. Cuma vakti. Buhara’dayız. Şah-ı Nakşibend k.s. Hazretlerinin huzurunda. Hafız Efendinin okuduğu Kur’an-ı Kerim külliyenin dört bir yanına yayılıyor. Kuşlar ilahi kelama ihtiram ve eşlik edercesine hem mütevazı hem cıvıl cıvıl. Nispete tâkâti yetmeyenlerin imdadına envai çeşit çiçekler yetişiyor. Güneş en latif haliyle inceden mütebessim. Onlarca farklı beldeden yüzlerce mümin akın akın Camiye doluşuyorlar. Erkek, kadın, ihtiyar, çocuk; hepsinin yüzünde bir ışıltı, halinde gönüllerindeki feyzi aşikar eden bir sükûnet. Merkad-i şerifin eşiğinden hürmetle geçiyor, huzur-u Pir’de hicap ile el bağlayıp niyaza duruyorlar. Bu belde zamanı ve mekanı aşan kadim bir dergah gibi. Bayram vaktinde Buhara cennetten bir köşe sanki.
Bu güzel beldede, bu güzel vakitte gönlüme itminan düştü. Gönlüm itminan buldu, demiyorum dikkat buyrunuz gönlüme itminan düştü. Hani bir dostu ararsınız ‘gönlüme düştün sesini duymak istedim’, dersiniz ya, aynı o hesap. Mevla nasip eder de bir gün belki gönlümüz de itminana düşer. Ne büyük lütuftur o. Rabbin senden razı olur, sen Rabbinden razı olursun, kullarımın arasına gir ve cennetime diye bir nida erişir, sen artık mutmainne kalesinin sakinlerinden olursun. O ne muazzam bir ihsandır. Belki bir gün…
Hasan Kamil Yılmaz Hocanın Altınoluk dergisi için kaleme aldığı ‘İtmi’nân veya gönül huzuru’ başlıklı yazısında etraflı ve pek güzel bir şekilde bu kavram ele alınmış. Hoca orada diyor ki: “İtmi’nan kelimesinin sözlük anlamı, sıkıntıdan sonra sükunete ermek, karışıklıktan sonra düzelmek şeklinde ifade edilebilir. Hadislerde “itminan” Kur’andaki anlamıyla kullanılmakla birlikte, bedenî ve zâhirî sükunet olarak da kullanılmıştır. Nitekim rükudan doğrulduktan sonra secdeye varmadan, ayakta bir süre bekleyerek yapılan ta’dil-i erkanın sıfatı da İtminâ, ya da tume’ninedir. Kur’anda geçen “Onlar inanmışlar, kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşmuştur. Dikkat edin, kalpler ancak Allah’ı anmakla itminana ere. (Ra’d 28) ayeti ile “Ey itminana ermiş nefs, dön Rabbine, sen O’ndani o da senden razı olarak!” (Feci, 27) ayet-i kerimeleri, kalp ve nefsin itminan özelliğinden bahsetmekte, nefsin üzüntü ve sıkıntıdan kurtularak sükunete erdiğini, daralmadan sonra huzur bulduğunu ifade etmektedir.”
Ne diyorduk biz…
Buhara’da gönlüme itminan düştü. İnsanız; aciziz, zayıfız, nefsimiz var, heva hevesimiz var. Dünya bir imtihan yeri. Rahat cennete saklanmış, dünyada yok. İnsanız ve dünyadayız. Huzursuzluklarımız, endişelerimiz, bin türlü kaygı ve tasamız var. O itminana ermeyene de anlaşılan huzur yok. Peki ne yapacağız da o dinginlik ve sükunet iklimine kavuşacağız, ne edeceğiz de o geçmeyen huzur gelip bizi de bulacak? Sorumuz budur.
Bilmiş bir üslup ile değil, bulmuş bir eda ile asla değil; mütemâdiyen arayan ve şu güzel bayram vaktinde Buhara’da bir parça hisseden bir gönül sahibi olarak kendime ve size bu sorunun cevabına dair diyebileceklerim şunlardır:
Gönlümüzün huzur bulduğu beldelere varacağız. Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Kudüs-ü Şerif, Buhara-i Şerif başta olmak üzere yaşadığımız şehirdeki Camiler, türbeler, dergahlar ve zikir meclisleri; huzur için varılması, müdavimi olunması gereken yerlerdir. Ayağımızı imkan nispetince alıştıracağız, vakit ayıracağız, öyle ki gün içinde böylesi bir mecliste bulunmazsak nefes alamayacak hale geleceğiz. Yeter mi? Yetmez! Tam aksi istikamette gönlümüzün daraldığı, huzurumuza kast eden, bizi kalbimizden ayrı düşüren yerlerden de uzak duracağız.
Gönlümüzün yanında teselli bulduğu, bize dünyanın faniliğini halleriyle ihtar eden, bâki olana muhabbetimizin artmasına vesile olan zevat-ı kiramın huzuruna varacağız. Bu cümleye alimler ve mürşid-i kâmiller de dahildir ilim talebeleri, dervişler, cami ehli kimseler, nur yüzlü pir-i faniler, salih dostlar da. Haydi âriflerin sohbet ve menâkıbını düzenli okumayı da ilave edelim. Mekan ve insanın itminan hususunda bize kattığı ve bizden alıp götürdükleri birbirine benziyor. Bize Allah’ı unutturan ve Allah’ın gayrını hatırlatan insanlardan, kitaplardan, videolardan ve dijital mecralardan da elimizden geldiğince uzak duracağız.
Kur’anı Kerim ile tilavet başta olmak üzere iştigalimizin sürekliliği ve artması gönlümüzü itminana eriştirecek en önemli vesilelerden birisi. Onda bir şey var huzura dair ehil olanların ancak bildiği. Tesbihat, evrad-u ezkardan ayrıca bahsetmeye dahi gerek yok, zikirsiz itminan ele geçmez.
Mekan ve insandan sonra zamana ayrı bir başlık açmalı bu bahiste gel gör ki yazımız sona geldi. Ben seher vakti diyeyim gerisini siz devam ettirin.
Kalbimin diyarından dua ve muhabbetle..
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.