Bataklık

04:0021/05/2026, الخميس
G: 21/05/2026, الخميس
Süleyman Seyfi Öğün

Trump’ın nâfile Çin seyâhati sona erdi. Kapalı kapılar arkasında neler konuşulduğunu elbette bilemeyiz. Ama medyalara yansıdığı kadarıyla Pekin’den, bâzılarının beklediği üzere dünyâyı rahatlatacak, kamuoylarına nefes aldıracak bir netice çıkmadı. Şimdi ortada bir belirsizlik hüküm sürüyor. ABD ve İsrâil ateşkesi bozup yeniden İran’a saldıracak mı? Herkes bu sualin cevâbını bekliyor. Trump ise her zamân olduğu üzere yalpalayıp duruyor. Bir gün değil, bir saat evvelinde söylediklerini bir tweet atarak

Trump’ın nâfile Çin seyâhati sona erdi. Kapalı kapılar arkasında neler konuşulduğunu elbette bilemeyiz. Ama medyalara yansıdığı kadarıyla Pekin’den, bâzılarının beklediği üzere dünyâyı rahatlatacak, kamuoylarına nefes aldıracak bir netice çıkmadı. Şimdi ortada bir belirsizlik hüküm sürüyor. ABD ve İsrâil ateşkesi bozup yeniden İran’a saldıracak mı? Herkes bu sualin cevâbını bekliyor. Trump ise her zamân olduğu üzere yalpalayıp duruyor. Bir gün değil, bir saat evvelinde söylediklerini bir tweet atarak bozuyor.

Bu arada muazzam paralar borsalarda el değiştiriyor. Birileri her şeylerini kaybediyor. Küçük bir grup oyuncu ise parsayı topluyor. Varlıkları hamuduyla yutuyor.
Trump’ın kadrolarına âit hesaplarda şaşırtıcı hareketlilikler meydana geliyor. Ne âlâ... İnsanlık üzerinde acımasızca oynanıyor. Gıda fiyatları yükseliyormuş, kitlesel işten çıkarmalar yaşanıyormuş; ne gam… Bildiklerini okuyorlar… Her neyse, biz bahsimize dönelim…
Trump-Cinping zirvesinde gündem maddelerinden birisinin de Tayvan meselesi olduğu anlaşılıyor. Bunu, Trump ABD’ye döndükten sonra
Pasifik’te yaşanan hareketliliklerden
çıkarıyoruz. Japonya’nın Demir Lady’si Başbakan Sanae Takaiçi derhâl ABD’yi arayarak, ABD’nin Japonya’ya vaad etmiş olduğu himâye sisteminin teyidini istedi. Benzer bir hareketliliğe Güney Kore’de de şâhit olduk. Takaiçi, Beyaz Saray ile görüştükten hemen sonra soluğu Güney Kore’de aldı.
Pekin zirvesinin Pasifik’te büyük bir telâş doğurmuş olduğunu tâkip edebiliyoruz. Kuzey Pasifik’teki devletler, başta Japonya ve Güney Kore olmak üzere vaziyetten nem kapmış hâldeler. Bunu anlamak zor değil. Pasifik coğrafyasını iki yarım küre olarak ele almak daha doğru olur. Kuzey Pasifik ve Güney Pasifik olarak ayrılan dev bir su kütlesinden bahsediyoruz. Bu su yolu, kıt’asal Asya’yı doğu ve Batı istikâmetlerinde küreye açıyor. Buna ilâveten sayısız adadan müteşekkil bir Adalar Pasifik’inin varlığından haberdârız. İşte
Tayvan, Kuzey ve Güney Pasifik’i ortalayan çok kritik bir coğrafî konumu
işgâl ediyor. Kuzeyde Japonya, güneyde ise Filipinler Pasifik’i dikey olarak kesiyor. Bu adalarda ABD’nin son derecede baskın bir kontrolü olduğunu biliyoruz. Hâsılı, Japonya-Tayvan ve Filipinler Çin’in açılımları için bir kapı vazifesi görüyor. Üç parçalı bu setten bir parça eksilirse diğerlerinin de çökeceği âşikâr. Bilhassa bu kapının kilit taşını meydana getiren Tayvan düşecek olursa kapının tamâmen çökmesi mukadder olacaktır.
Tayvan’ın siyâsî/hukûkî konumu da son derecede kırılgan bir mâhiyet taşıyor. Çin, Tayvan’ı düşerse uluslararası hukuk itibârıyla buna itirâz etmek için elde pek az sebep, mâzeret kalır. Çünkü pek çok uluslararası kabûl görmüş vesikada Çin’in Tayvan’ın sâhib-i aslîsi olduğu teyid ediliyor. Buna rağmen Tayvan hâlâ Batı tarafından stratejik sebepler ileri sürülerek himâye ediliyor. ABD donanması Pasifik’te ağırlığını koyuyor. Tayvan silâhlandırılyor. Yukarıda Japonya ve Güney Kore, aşağıda ise Filipinler Tayvan’a yoğun bir şekilde destek veriyor. Bunu da Tayvan’ın kara kaşı, kara gözü için yapmıyorlar.
Mesele vahşi bir büyüme dinamiği yakalayan Çin’i durdurmak…
Ama bilhassa Japonya’nın vaziyeti daha hassas seyrediyor. Eğer Tayvan düşerse, bu defâ başta Japonya’nın, daha sonra da Güney Kore’nin ticârî açılımları tehlikeye düşecektir. Hâsılı, bugün Tayvan nasıl Çin’i kısıtlıyorsa; düşmüş bir Tayvan onları kısıtlayacaktır.
Başka bir gelişmeye daha dikkat çekmek yerinde olur.
Arktik yeni bir ticârî yol olarak açılıyor.
Ama burada Rusya’nın ezici bir kontrolünün mevzubahis olduğunu biliyoruz. Japonya-Rusya ve Güney Kore-Rusya ilişkileri hayli sorunlu seyrediyor. Buna mukâbil, Çin-Rusya ve Rusya-Kuzey Kore ittifâkları derinleşiyor. Hâl böyle olunca Japonya için Tayvan’ın; ABD için taşıdığı hayâtî ehemmiyetten daha fazla ehemmiyet taşıdığını anlayabiliriz. Takaiçi’nin telâşlanmasını buradan çıkarabiliriz.
Japonların,Trump’ın Tayvan için yaptığı açıklamaları dehşet içinde tâkip ettiğini ve uykularının açtığını tahmin edebiliriz.
Trump’ın nihâî kertede Tayvan için Çin ile savaşmayacağını imâ eden ifâdelerinin, Japonlar ve Güney Koreliler için soğuk duş tesiri doğurduğunu görüyoruz.
Japon ekonomisi on senelerdir ağır bir durgunluk yaşıyor.
Buna mukâbil, 1970-2000 arasındaki altın zamanlarından kalma olağanüstü bir birikimleri mevcût.
Çıkış yolları bu birikimi, tıpkı Almanya gibi askerî ekonomilere kaydırmak. Bu yola da girdiler.
Zannederim ki kısa zamanda her ikisi de çetin ceviz ordularla sahneye çıkacaklardır. Çünkü bu iş târihî genetiklerinde mevcut. Sâhip oldukları kaynaklar; teknoloji ve mühendislikler buna elveriyor. Güney Kore ise zâten dünyânın en kuvvetli ordularından birisine elyevm sâhip durumda. Japonya ile bir araya gelip Çin’in karşısına çıkabilirler.
Anlayabildiğim kadarıyla,
ABD yavaş yavaş aradan çekilerek, Rusya’yı Almanya, Çin’i ise Japonya ‘ya ihâle ediyor.
Çin’in dünyâ yayılmacılığı son derecede sabırlı ve barışçıl bir eksende yürüyor. Ne Orta, ne Batı, ne de Avrasya’da Çin’in bu çizginin hâricine çıkmasını kimse beklememelidir. Asya, iş Pasifik’e geldiğinde elini silâha atmaktan bir an tereddüt etmeyecektir. Pek çok çevre Pasifik’de bir ABD-Çin savaşı bekliyor. Trump’ın son ziyâreti ABD’nin bundan vazgeçmiş olduğuna işâret ediyor. Bugüne kadar hep
vesâyet savaşları gördük. Büyük güçler asla kendi aralarında savaşmadılar. Daha çok yarı merkez ve çeper dünyâları savaştırdılar.
Bu zincir ilk defâ Ukrayna’da kırıldı. Bir büyük güç olarak Rusya, bir yarı büyük güç olan Ukrayna’ya saldırdı. Binlerce Ukrayna dronunun Moskova semâlarına girmesi bu savaşın asimetrik bir savaşa dönüştüğünü ve Rusya’nın Ukrayna’da çok büyük kazanımlar sağlasa da bir bataklığa düştüğünü gösteriyor. ABD’de aynı şeyi yaşadı. Bir yarı büyük güç olan İran’a saldırdı. Kendisini bir asimetrik savaşın içinde buldu. Şimdilerde nasıl çıkacağını bilemiyor. Acaba sıra Çin’de mi? Tayvan Çin’in bataklığına mı dönüşecek? …
Savaş târihi itibârıyla vesâyet savaşları bitiyor, merkez kuvvetler ile yarı-merkez kuvvetler arasında cereyan eden çok yıpratıcı başka bir savaşlar târihini mi idrâk ediyoruz?...
#ABD
#Çin
#Donald Trump