
Savaşın ilk haftasına dâir umûmî bir değerlendirme yaparak başlayalım. Sapık bir zihniyete sâhip , gırtlağına kadar günaha ve suça batmış bir kara alıcılar zümresi, yaşamakta oldukları küresel ve bölgesel sıkışmışlıktan çıkabilmek adına hesapsızca İran’a saldırdılar. Bu savaş onların aleyhine seyrediyor.
Çoğumuz farkında değilizdir ama Türkçede sayısız Farsça kelime kullanılır. Buna mukâbil Fars lisânına da, başta kaf ile başlayan kelimeler olmak üzere bir o kadar Türkçe kelime girmiştir. Tabiî ki zamânında bu dağarcık daha da zengindi. Unutmamak lâzım gelir ki bir İndoeropen lisân olduğunun iddia edilmesine rağmen Farsçanın cümle yapısı ,benzerlerinin aksine Türkçe ile son derecede uyumludur. Hâsılı, meselâ 20.Asır başlarına kadar bir Türk çok kısa bir zamân zarfında Farsçayı öğrenebilirdi. Muhtemelen tersi de onlar için geçerliydi.
Çok daha mühim bir husus ise Türklerin Müslümânlaşması süreçlerinde de Fars tesiri iyi bilinir. Biz Türkler hâlâ ,Peygamber, abdest, namaz gibi kilit kelimeleri kullanırız. Bunlar Frsçadır. Onların daha orijinal olan Arapçalarını ise ikinci derecede biliriz.
Osmanlı-İran savaşları,tıpkı Roma-Sâsânî savaşlarında olduğu üzere her iki tarafa da kaybettirmiştir. Kasr-ı Şirin anlaşmasından sonra bile İran hızını alamamış ,her fırsatta Osmanlı’ya saldırmıştır. Ama , 19. Asrın sonlarına doğru bu faydasız savaşlardan o da yılmış ve bugünlere kadar devâm eden bir sükûneti kabûl etmiştir. Bu sâkin vasata bakıp ,Ir-Tur barışının ebedîleştiğini kimse düşünmemelidir. Komşumuzun târihî refleksleri zamânını ve zeminini bulduğunda elbette nüksedebilecektir.
Unutmamamız gereken çok hayâtî bir husûs var. İranlılar Şiîlik üzerinden radikalleşip bunu Türkiye ile olan ilişkilerine yansıttıkça bizim de Mürciye akortlu ayarlarımızı bozduklarını kabûl etmek gerekiyor. İşte her zamân dikkat edilmesi gereken budur. İsrâil bunu çok iyi görüyor. Elbette kullanmak isteyecektir. İran’ın başında onca dert varken Âzerbaycan ve Türkiye’yi de işin içine çekecek kadar basiretsiz olacağına ihtimâl vermek basiretsizliği satın almaktır. Türkiye’nin hâriciyesi muhtemel bir Türk-İran savaşının , Epstein cephesinin hesapsız başlattıkları ve kaybetmekte oldukları savaştan kendilerini kurtarmak için tezgâhlandığını görecek kadar mâhirdir.
Sel gider, kum kalır. ABD’nin ortaklarına nasıl kolay ihânet ettiğini unutmayalım. Çin ve ikinci derecede Rusya İran’ı bırakmayacak. Bu çok açık. Neticede ABD er geç , İsrâil’i de bırakıp kirli savaşını birilerine ihale edip. buradan çıkıp gidecek. Aman oralarda olmayalım. Bâkî kalan , acısı tatlısı ile komşuluktur.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.