İnsanımla hasbihal

04:0029/11/2025, Cumartesi
G: 29/11/2025, Cumartesi
Taha Kılınç

“Her yere konferansa gidiyorsun, ama daha kendi memleketine gelmedin!” sitemlerini uzun süre işittikten sonra, hafta içi nihayet hemşerilerimle hasbihal etmek üzere memleketimde, Mersin’in Anamur ilçesindeydim. 25 Kasım Salı sabahı, günümüz, uçağımın indiği Gazipaşa’da Müftü Hocamız Fahri Başar’ın da katıldığı bir hasbihalle başladı. Fahri Hoca, anne tarafından memleketim Ermenek’in Sarıvadi köyünden olunca, samimiyeti tesis etmemiz fazla zaman almadı. Sarıvadi, Torosların zirvesinde, bilhassa âlim

“Her yere konferansa gidiyorsun, ama daha kendi memleketine gelmedin!” sitemlerini uzun süre işittikten sonra, hafta içi nihayet hemşerilerimle hasbihal etmek üzere memleketimde, Mersin’in Anamur ilçesindeydim.

25 Kasım Salı sabahı, günümüz, uçağımın indiği Gazipaşa’da Müftü Hocamız Fahri Başar’ın da katıldığı bir hasbihalle başladı. Fahri Hoca, anne tarafından memleketim Ermenek’in Sarıvadi köyünden olunca, samimiyeti tesis etmemiz fazla zaman almadı. Sarıvadi, Torosların zirvesinde, bilhassa âlim ve fâzıl insanlar yetiştirmesiyle maruf bir belde. Anamur müftüsü olarak da görev yapan, annemin babası Mustafa Şâkir Dedem, ilk İslâmî eğitimini Sarıvadi’deki Feyziye Medresesi’nde almış. Medresenin haziresinde, bugün tâ Osmanlı döneminde burada vazife yapan müderrislerin kabirlerini görmek hâlâ mümkün.

Gazipaşa’dan sonra yaklaşık bir buçuk saatlik rahat bir yolculukla Anamur’a geçtik. Kısıtlı bir zaman zarfında mümkün olduğunca çok ziyaret yapmak prensibiyle, benim için epey yoğun bir program hazırlanmıştı. Anamur Anadolu Lisesi, İmam Hatip Ortaokulu ve İmam Hatip Lisesi’nde öğrenci kardeşlerimle buluştum evvela. Her okulda, Anamur’da geçen çocukluk yıllarımdan hatıralar aktararak küçük girişler yaptım, sonrasında sözü öğrencilere bırakarak onların sorduğu içten soruları cevapladım. İslâm coğrafyasından, seyahatten, okumaktan, yazmaktan ve merak ettikleri diğer bütün meselelerden oluşan, keyifli sohbetler yaptık. Küçücük yaşlarına rağmen, bilhassa İmam Hatip Ortaokulu’ndaki öğrencilerin sorularında gördüğüm derinlik beni şaşırttı ve sevindirdi.

Gün içindeki yüksek tempolu akış arasında vakit bulup, ilkokul öğretmenim Ayşe Körhasanoğulları’nı evinde ziyaret ettim. 1987-1991 arasında beni beş sene okuttu Ayşe Hocam. Okuma-yazmayı bana o öğretti. Şefkatiyle ve ilgisiyle, anne sıcaklığını aratmadı. Kapıdan içeri girerken, beni -her zamanki gibi bana ilk ismimle hitap ederek- “Nazmiciğim, hoş geldin!” diye karşıladı. Oturduk, bana yeniden ve uzun uzun “çocuk Taha”yı anlattı.

İkindi vaktinde, Emrah Karaca kardeşimin ufku ve vizyonuyla Anamur gibi sosyolojik açıdan zor bir coğrafyada önemli hizmetler yapan Mahal İlmî Araştırmalar Derneği’ni ziyaret ettim. Burada Yunus Emre Aslan kardeşim ve arkadaşlarının da katıldığı, güzel bir hasbihal yaptık, esasen Doğu Türkistan’ı konuştuk. Mahal, yeni kurulmasına rağmen, Anamur’da Gazze ve Filistin konusunda kayda değer çalışmalar yürütmüş. Aynı zamanda İslâmî ilimlere dair sohbet halkaları oluşturarak, Anamurlu gençlerin gönlünde şimdiden yer edinmiş. Çalışmaları bereketli ve kalıcı olsun.

Akşamki ana konferansa hemşerilerimin ilgisi ve teveccühü çok yoğundu. Anamur Kaymakamı Kemal Duru, Belediye Başkanı Durmuş Deniz, İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Kaplan, İlçe Emniyet Müdürü Mehmet D. Özer, İlçe Jandarma Komutanı Hüseyin Özdoğan, siyasî parti temsilcileri ve STK temsilcilerinden oluşan kalabalık bir protokol de programda hazır bulundu. Memleketimin sevdiğim özelliklerinden biri, siyasî ayrışmaların düşmanlık boyutuna vardırılmaması, günün sonunda herkesin selamı-sabahı sürdürmesi ve belli ortak paydalarda buluşulabilmesidir.

Konferans sırasında kürsüden salonu kolaçan ederken, dinleyiciler arasında anne ve babamın çok sayıda arkadaşını seçtim. Onları böyle karşımda, beni dikkatle ve ilgiyle dinlerken görünce, çocukluk hatıralarım da gözlerimin önünden geçti akşam boyunca. Küçücük bir taşra kasabasında, İslâm dünyasının her köşesini takip etmek gibi önemli bir gündemleri bulunan, bizleri de aynı atmosferin içinde büyütüp İslâm kardeşliği hedefine odaklayan güzel insanlardı hepsi. Bana bugün “İslâm coğrafyasına olan ilgin ve merakın nasıl başladı?” diye sorulduğunda, çocukluğumun Anamur’unda şahit olduğum o hasbî atmosfere atıf yapıyorum.

Konferanstan sonra, Musab bin Umeyr Hafızlık Kur’an Kursu’nu ziyaret ettik topluca. Kursun İstanbul’dan gelen hocaları Ahmet Emin Uğurlu ve Ebubekir Sert kardeşlerimin içtenliği ve azmi, genç talebelerine de başarı olarak yansımış. Kurstaki hasbihalle, günün yedinci toplantısını tamamlamış olduk. Gece yarısına doğru evlerimize dağılırken yorgun ama keyifli ve huzurluyduk.

Her ikisi de Anamur’da güzel çalışmalara imza atan İbrahim Sağır ve Abdullah Uysal hocalarım beni çarşamba sabahı İstanbul uçağım için yeniden Gazipaşa’ya bıraktılar. Yolda hem hasbihal ettik hem de Anamur’da yeni buluşmalar yapmak üzere sözleştik. Ya nasip…

#aktüel
#toplum
#Taha Kılınç