Yol ayrımı senaryoları ve CHP’nin geleceği

04:004/06/2026, jeudi
G: 4/06/2026, jeudi
Turgay Yerlikaya

24Mayıs 2023 seçimleri sonrasında CHP içinde ortaya çıkan fiili bölünme, itirazlar sonrasında mahkemeye taşınmış ve içerideki tartışmalar harareti değişse de bugüne kadar devam edegelmiştir. Karar sonrası ortaya çıkan tablo ise CHP’nin bu krizi bir bütün olarak yönetemeyeceği ve yeni bir parti ile yola devam edilebileceği yönünde. Her ne kadar yeni bir parti için yeşil ışık yakılsa da CHP kurumsal kimliği içinde kalma ve bu süreci siyaset ya da hukuki yollarla yöneterek yeniden CHP’ye vaziyet etme

24Mayıs 2023 seçimleri sonrasında CHP içinde ortaya çıkan fiili bölünme, itirazlar sonrasında mahkemeye taşınmış ve içerideki tartışmalar harareti değişse de bugüne kadar devam edegelmiştir. Karar sonrası ortaya çıkan tablo ise CHP’nin bu krizi bir bütün olarak yönetemeyeceği ve yeni bir parti ile yola devam edilebileceği yönünde. Her ne kadar yeni bir parti için yeşil ışık yakılsa da CHP kurumsal kimliği içinde kalma ve bu süreci siyaset ya da hukuki yollarla yöneterek yeniden CHP’ye vaziyet etme gibi bir çaba da söz konusu. Bir müddet daha ikinci seçenek olan parti içi mücadele koşullarının devam edeceği ve buradan sonuç alınamadığı takdirde yeni bir parti ile yola devam edileceği kanaatindeyim.

Türk siyasi hayatı, parti içindeki ayrışmaların, ya parti içi mücadele (bir grubun kazanması) ile ya da yeni bir partinin kurulması ile sonuçlanması açısından oldukça zengin bir repertuvara sahip. DP’nin, CHP’nin tek parti politikalarına itiraz yolu ile ortaya çıkması, DP içi muhalefetin parti içinde başarılı olamaması sonucunda, Millet Partisi ve Hürriyet Partisi deneyimleri, Adalet Partisi’nden ayrılanların Demokratik Parti’yi kurması ve yakın tarihli bir örnek olarak DSP’den ayrılanların Yeni Türkiye Partisi ile yola devam etmeleri. Parti içi mücadelenin partiye nüfuzu imkansız hale getirdiği ve yeni bir parti arayışının kaçınılmaz olduğu bu deneyimlerin en somut örneklerinden biri de AK Parti hiç kuşkusuz.

Bir diğer yönelim olan parti içi mücadele örneği ise kurultay marifetiyle siyaseten yaşanan aktörel ve siyasi değişimdir. Ecevit-İnönü arasında 1960’ların sonu ile belirgin hale gelen ve ortanın solu ile ideolojik formasyonu şekillenen ayrışma, 1972’de Ecevit’in zaferi ile sonuçlanmış ve partide hem aktör düzeyinde hem de ideolojik çerçeve açısından önemli bir değişim söz konusu olmuştur. Benzer parti içi mücadeleler sağdan sola yelpazenin farklı noktalarındaki partiler için de söz konusu olmuş ve harareti yüksek kurultaylar yoluyla parti içi değişiklikler olmuştur. Bugünkü CHP’nin durumu, konunun hukuki ve siyasi boyutları üzerinden düşünüldüğünde bu tarihi örnekler ile mukayese edilmesi zor bir süreç ortaya koymaktadır. Nitekim konunun hem mahkemeye intikal eden kısmı hem de tarafların birbirlerini tefrik etmek için kullandıkları söylemlerin ideolojik bir çerçeveye oturmaması bugünkü CHP’yi ayrıştırıyor. Peki halihazırda devam eden taraflar arasındaki tartışma yakın gelecekte nasıl sonuçlanır? Yeni bir parti hangi koşullarda kurulabilir?

Kılıçdaroğlu ve değişimciler arasındaki çatışmanın bir süre daha parti içinde devam edeceği ve arınma söyleminin hem örgüt hem de kamusal alandaki karşılığı üzerinden bu sürecin şekilleneceğini düşünüyorum. Arınma söylemi başarılı ve hedef gözetimi net bir biçimde ortaya koyulur ve parti içi süreçler işletilerek kesin ve ikna edici bir sonuç üretilebilir ise mevcut yönetimin eli güçlenebilir. Bu açıdan Kılıçdaroğlu ve ekibinin önündeki en büyük meydan okuma, parti içindeki elitleri ve parti örgütünü arınma söylemi üzerinden konsolide etmek ve en önemlisi de bu süreci CHP seçmenine anlatabilmek. İki aşamalı bu planın orta-uzun vadeye yayılması kaçınılmaz. Arınma söyleminin etkisi üzerinden yaşanacak bu tartışmanın seyri, parti içi mücadele ya da yeni bir partinin kurulm ası ihtimallerinin de temel belirleyeni olacak.

Değişimcilerin bu süre içindeki tutumu ise CHP’nin mevcut yönetimini hem parti siyaseti hem de sokaktaki karşılıkları üzerinden dengeleme/baskılama arayışı olarak karşımıza çıkıyor. Buradaki yöntemleri, arınma söyleminin içeriği ve biçimi üzerinden bir tartışma yaparak konuyu salt siyaset alanına taşımak ve bütün bir süreci siyaset mühendisliği olarak izah etmek. Bu izahın bir diğer veçhesi de CHP içindeki krizin taraflarını iktidarın adamları olarak tavsif ederek onları elitler ve halk düzeyinde mahkum etmek. Son günlerde medya ve kısmen de akademik tartışmalarda sıklıkla Kılıçdaroğlu hakkında tedavüle sokulan kavram setlerine bakılır ise konunun bir de psikolojik bir yönünün olduğu rahatlıkla görülür.

Değişimcilerin arınma söylemini etkisiz hale getirmek için oluşturdukları çabanın karşılıksız kalması ve parti içinde hem hukuki hem de siyasi manevra alanının kalmaması durumunda ise yeni bir yönteme başvurulması kaçınılmaz hale gelecektir. Bu da ancak ve ancak ya yeni bir parti kurmak ya da var olan bir partiye eklemlenmek suretiyle olacaktır. Fakat yeni bir parti hem örgütlenme hem de finansal zorluklar gibi nedenlerle değişimcilerin bir süre daha ötelemek isteği bir tavır olarak göze çarpıyor. Mevcut krizin seyrinde sadece siyaset ve hukuk değil çok ciddi bir psikolojik mücadele de olacaktır. Bu mücadelenin çok yönlü ve orta-uzun vadedeki kazananı, CHP’nin hem kurumsal kimliğinin oluşturduğu kazanımları hem de seçmen kitlesini yanında tutabilecektir.

#siyaset
#politika
#Turgay Yerlikaya