Dar kapı: Ankara o ihtimali yokluyor

04:0024/03/2026, Salı
G: 24/03/2026, Salı
Yahya Bostan

Savaş derinleşecek mi yoksa kimsenin beklemediği bir anda masa mı kurulacak? Sahadaki hareketlilik derinleşen çatışmayı işaret ediyor. Trump, Hürmüz’e sıkıştı. O kilidi açmadan “zafer” ilan edemez. Senaryolar Harg Adası’nı işgale odaklanıyor. Ancak bazı uzmanlar “adanın ötesini” gösteriyor. Körfez öfkeli, İran’a “son uyarılarını” yapıyor. ABD/İsrail, İran’ı güçlü bir şekilde vururken, Tahran asimetrik yanıtlarını derinleştiriyor. Konjonktür buyken… Dışişleri Bakanı Fidan Pazar günü yoğun bir diplomasi

Savaş derinleşecek mi yoksa kimsenin beklemediği bir anda masa mı kurulacak? Sahadaki hareketlilik derinleşen çatışmayı işaret ediyor. Trump, Hürmüz’e sıkıştı. O kilidi açmadan “zafer” ilan edemez. Senaryolar Harg Adası’nı işgale odaklanıyor. Ancak bazı uzmanlar “adanın ötesini” gösteriyor. Körfez öfkeli, İran’a “son uyarılarını” yapıyor. ABD/İsrail, İran’ı güçlü bir şekilde vururken, Tahran asimetrik yanıtlarını derinleştiriyor. Konjonktür buyken… Dışişleri Bakanı Fidan Pazar günü yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Neden şimdi? Amaç ne? Trump’ın 180 derece zıt çıkışı bu resimde nereye oturuyor? Anlatacağım, ancak önce bazı hususları vurgulamam gerekiyor.

Tarih 4 Mart 2026. Hamaney öldürülmüş… İran sendelerken, Amerikalılar “Bu iş çabuk biter” diye düşünürken askeri gelişmelere vakıf bir kaynağım şöyle bir analiz yapmıştı:

“İran füze varlığının ülkede dağınık olarak konuşlanması.. İran’ın büyük yüzölçümü.. Devrim Muhafızları’nın şartlara göre esneyebilen yapısı.. İran’ın elindeki füze stoğuyla ilgili bilinmezlik.. Tahran’ın “yer altı kapasitesi”.. İranlıların “ulusal bilinci”.. CIA-Mossad’ın yatırım yapmak istediği ayrılıkçı örgütlerin Irak ve Suriye’deki yapılanmalara göre daha zayıf olması gibi sebeplerle ABD’nin işi sandığı kadar kolay olmayacak.” Ankara’dan görülenin Washington’dan okunamaması büyük bir zaafiyettir. İran ve ABD zaafiyette yarışıyor.

ÖNEMLİ SAHA NOTLARI

Ankara’da yapılan ilk okumayı haklı çıkaran, başka yerlerde rastlayamayacağınız bazı bilgiler vereyim.

Bir. ABD/İsrail, ilk gün lider kadroya ve Devrim Muhafızları’nın omurgasına yapılan yoğun ve etkili saldırılarla İran’ın düşeceğini hesaplamıştı. Ama Devrim Muhafızları, savaşı 5 bölgesel komuta merkezi üzerinden yönetmeye başladı. CIA ve Mossad, şu an savaşla ilgili kararları kim ya da kimlerin aldığını netleştirmeye çalışıyor.

İki. Devrim Muhafızları’nın nasıl bir yapılanmaya gittiğine ilişkin bilgiler sınırlı. Hizbullah’ın yeni formu fikir veriyor. Hizbullah, 50-60 kişilik küçük, dağınık ve birbirlerinin faaliyetini sınırlı şekilde bilen 150’den fazla hücre hâlinde yeniden düzenlendi.

Üç. ABD/İsrail, İran’ın füze kapasitesini hızlı bir şekilde ortadan kaldırabileceğini hesaplıyordu. İran, füze ve mühimmat depolarını 30’dan fazla yeraltı tesisine gömdü. Füze kapasitesinin yüzde 80’i ilk vuruştan sağ çıktı. (Dimano, Arad saldırıları gösterge.)

Dört. Savaş hileleri sahada ilginç sonuçlara yol açıyor. İran’ın kullandığı yüzlerce sahte füze rampası ABD’nin hedef tespit süresini yüzde 40 oranında uzattı.

TRUMP KÖTÜNÜN İYİSİNİ SEÇECEK

Beş. İran, on iki deniz mayını ve elliden fazla hızlı saldırı botuyla savaşı Hürmüz’e kilitledi. Trump, Mart sonu için planladığı “muzaffer çıkışı” yapamıyor. Savaşı olduğu gibi sürdürmek, kara operasyonuna başlamak, krizi başka ülkelere delege etmek, zafer ilan ederek çekilmek ya da müzakereye dönmek… Hepsi ABD Başkanı için birbirinden kötü senaryolar. Kötünün iyisini tercih edecek. Ama henüz karar veremedi.

Trump, Hürmüz krizini çözmek zorunda. NATO’dan yardım istemesi, Hürmüz petrolünü alan Çin gibi ülkeleri sorunun çözümü için davet etmesi, yaşadığı gel-gitler bu arayışın tezahürleri. Koalisyon çabası sonuçsuz kalmışa benziyor. Bu yüzden İran’a Hürmüz’ün açılması için 48 saat süre verdi. Aksi takdirde elektrik altyapısını güçlü bir şekilde vuracağını söyledi. Dün ise -maliyetin altında ezilme tehlikesi doğunca- fikir değiştirdi. 180 derece farklı pozisyon aldı: İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıları beş günlüğüne erteledi.

Buna paralel olarak sahada bir kara operasyonu için askeri sevkiyat da var. Harg Adası’nı mı işgal edecek? Yoksa konuyu yakından izleyen uzmanların “Basra Körfezi’nin kuzey kıyısındaki İran petrol yataklarına yönelebilir” endişesi gerçek mi olacak? Bunlar çok maliyetli, ABD askerlerini açık hedef haline getirecek senaryolar. Trump yüksek risk nedeniyle bu senaryoları hayata geçiremiyor.

DİPLOMASİ TRAFİĞİ NEDEN ŞİMDİ?

Peki, bu konjonktürde Dışişleri Bakanı Fidan’ın yoğun diplomasi trafiğini nasıl yorumlamalı? Yapılan bilgilendirmeye göre pazar günü İran, Katar, S. Arabistan, Mısır dışişleri bakanları ve AB temsilcisi Kallas ile görüştü. İsmi açıklanmayan ABD’li ve Pakistanlı yetkililer de trafiğin bir parçasıydı (ABD’li yetkililerin Trump’ın temsilcileri Kushner ve Witkoff olduğunu düşünüyorum.) Görüşmelerde, savaşı sona erdirmek üzere yürütülen çalışmalar değerlendirildi.

Kanaatimce Ankara’yı bu trafiğe -bugün- iten bazı sebepler var: Bir. Müzakerelerin başlayabilmesi için şartların olgunlaşması gerekir. Ankara bu görüşmelerle şartların olgunlaşıp olgunlaşmadığını tartıyor. Saha gerçeği ortadayken bu girişim sonuçsuz kalabilir. Ama anladığım kadarıyla diplomasi kapısında manevra imkanı sağlayan bir aralığın oluştuğu gözleniyor.

İki. Şu haber bir işaret fişeği… Axios yazdı… Mısır ve Katar, ABD’yi ve İsrail’i, İran’ın müzakereye açık olduğu konusunda bilgilendirdi. Trump yönetimi, (Kushner ve Witkoff’un da katılımıyla) müzakerelerin nasıl şekillenebileceğini tartışmaya başladı. Ankara bu gelişmeyi önemsemiş olmalı. (Trump’ın dün yaptığı “ABD ile İran arasında son iki gün boyunca Orta Doğu’daki düşmanlıklarımızın tam ve kesin çözümüne yönelik çok iyi ve verimli görüşmeler yaptık” sürpriz açıklaması bunun devamıdır. Bu arada ABD ve İran’ın müzakere şartları arasında uçurum var.)

Üç. Bana göre Ankara’daki bu hareketliliğin bir sebebi de savaşın yayılma emaresi göstermesi. Çatışmanın Arap-İran gerilimine dönüşmesi ihtimali Ankara’yı endişelendiriyor. Geçtiğimiz hafta Riyad’da yapılan zirvede, Körfez ülkelerinin İran’a “son uyarıları” yaptığı söyleniyor. Müzakere kartı, Arap-İran savaşını engelleyebilir mi? Zor bir denklem. Ama denemekte yarar var.

#Politika
#Diplomasi
#Yahya Bostan